Apple iPhone - efsaneden gerçeğe 10 Ocak 2007
Nokia N800‘ün veya Nokia N76‘nın bozamadığı sessizliğimi, ki onlar için de söyleyeceklerim var, bozmaya değecek bir cihaz nihayet dün MacWorld’de tanıtıldı. Tanıtım sırasında söz alanlar, onların anlatımları, birbirleriyle paslaşmaları falan çok hoş ancak burada tanıttıkları cihazdan, Apple iPhone‘dan bahsetmek istiyorum.
Uzunca bir süredir, hatta net zaman vermek gerekirse Kasım 2004′ten beri, efsane gibi ortalarda dolaşan iPhone fikrinin temelleri heralde çok daha önce atılmıştı. Daha önce Motorola ROKR E1 ve E2 ile iTunes uyumlu cep telefonlarıyla tanışan tüketicilerden “prosumer” veya “power user” tabir edilen gelişkin tüketici formları arasında ne yazık ki çok da kabul görmemişti. İşte iPhone, çevrenizdeki ayrımsız herkese “vay” dedirtecek türden bir cihaz.
iPhone hakkında söylenecek çok şey varsa da ben işe çok noktadan dokunma algılayan ekrandan başlamak istiyorum. Apple bu cihaz için 200ün üzerinde patent alırken heralde bir kısmı bu ekran ve bu ekranla sistemin kullanılmasına harcanmıştır. Normal bir dokunmatik ekranlı sistemde dokunulan tek, hatta dokunulan son noktanın koordinatları algılanıyor. İşte bu ekranı özel kılan birden çok noktaya dokunduğunuzda sistemin bunu algılaması. Bunun örnek kullanımı içindeki fotoğraf galerisi uygulamasından: bir resim açıkken ekrana iki parmağınızla dokunup birbirine çektiğinizde resime yakınlaşma(zoom in) yapan uygulama tam tersi harekette ise uzaklaşıyor. Buna daha çok örnek olduğuna ve cihazı inceledikten sonra göreceğimize eminim.
Çok nokta dokunmatik ekran size pek çok parmak hareketi ile daha doğal, sanki bilimkurgu filmlerindeki gibi(Azınlık Raporu’nu hatırlayın) bir arayüz sunacak. Çok nokta dokunmatik ekranların ne gibi uygulamaları olabileceğini neredeyse 1 yıl önce sizinle paylaşmıştım. Tabii bu noktada ekranın boyutlarından, özelliklerinden ve ekranı kullanmayı sağlayan işletim sisteminden bahsetmek gerek.
Ekran oldukça yüksek çözünürlüklü: 320×480 - diğer bir deyişle yarım VGA. Genelde son nesil Palm OS tabanlı cihazlarda çok yaygın olan bu ekran çözünürlüğü, ortalama bir web sitesini açmak için tabii ki yeterli değil. Ancak bu sizi yanıltmasın. Bu ekranı ve tüm sistemi sırtlanan işletim sistemi, Apple bilgisayarlarda da yüklü olan OS X‘ten başkası değil. Tabii telefon arayüzüne göre modifiye edilmiş ve farklı bir sürüm olduğunu belirtmem gerek.
OS X duyunca öyle hemen heyecanlanmayın. Şu an için ne uygulama geliştirme özelliklerinden ne de dışardan kurulacak programlar için Apple’dan onay alınıp alınmayacağından bahsedilmiyor. Cihazın ABD’de Haziran 2007′de, Avrupa’da ise 2007′nin son çeyreğinde (yani Eylül’den sonra) piyasaya sürüleceğini düşünürseniz açıklamalar için daha çok zaman olacak.
iPhone, sadece sıradan bir cep telefonu değil, aynı zamanda WiFi ve Quad-band destekli EDGE veri iletişimi olanaklarıyla güçlü bir İnternet aracı. Üzerinde daha önce çok methettiğim S60 OSS web tarayıcısıyla aynı kökleri paylaşan Safari web tarayıcısı ile geliyor. Email alanında da çok güçlü olan iPhone, HTML destekli bir email programı ve Yahoo! tarafından sağlanan ücretsiz push email desteği ile geliyor. Yani 3G olmasa da tam bir iletişim canavarı.
Arayüzle ilgil videolar siteden izlenebilir. Ancak bu kadar heyecanı kursağınızda bırakacak birkaç kötü yanı da yok değil. Şu an için Exchange veya masaüstü takvimlerle senkronizasyon konusunda bir bilgi yok. Bunun dışında Word, Excel, PDF gibi ofis ve iş dünyasının olmazsa olmazlarıyla uyumluluktan da bahsedilmiyor. Kamerası var ama üçüncü parti uygulama yüklenmesi konusunda analistler temkinli: acaba bir Flickr dosya yükleme uygulaması ya da favori RSS okuyucunuzu kurabilecek misiniz? Mobil içerik dünyasına nasıl bir açılım getireceği ise tam bir muammaa: Safari tarayıcı XHTML sayfaları açacaktır, peki mobil içerik portallerinin önemli ihtiyaçları olan wap-push gibi, WML sayfalar gibi konularda nasıl bir destek söz konusu? bilinmiyor.
Şu an için çok karamsar olmamak gerek. Soru işaretleri yanıtlandıkça, hele hele ABD’de 2 yıllık kontratla beraber 499/599$ olan fiyatının Avrupa’da ne olacağı ortaya çıkınca kimin ne kadar alacağı da ortaya çıkacak.
Bu kadar çok ses çıkaran bir ürün hakkında herkes bir şeyler söylerken Nokia’dan yorum gecikmedi. Nokia NSeries ile birebir rakip olacak iPhone’la ilgili Nokia NSeries departmanının başkan yardımcısı Pekka Pohjakallio açıklama yapmakta gecikmedi: “bu cihaz bizim multimedya bilgisayar teorimizin bir ispatıdır, sadece 3G olmamasına şaşırdım” - İronik değil mi?
Benim görüşüm cihazın cep telefonu kullanım alışkanlıklarını değiştirebileceği yönündeyse de “ne kadar tabana inebilir” konusu kesinlikle tartışmaya açık. Bu çok pahalı, çok ilginç ve çok şık cihaz rafları süsleyene kadar da çok büyük konuşmamak gerektiğini hatırlatırken aklımda tek bir cihaz var: Apple Newton.
[Link: Apple iPhone]
[Link: Tech Digest - Engadget üzerinden]
- Kategori : Akıllı Telefonlar, Apple, iPhone, Ön İnceleme
- Yazan : Burak Bayburtlu





Yorumlar»
ucundan off-topic olacak ama soracağım konuda bir makaleni görmedim; site içinde aramalarda da bir şey çıkmadı; Helio Ocean karşılaştırmalarda iPhone’dan daha yetenekli duruyo, bu karşılaştırmaya yönelik bir yazı yazarsan mutlu olurum; yada msn’den 1 2 cümle söyleyebilirsin :)