Karaoke yapar mısınız? Sanırım son dönemde en keyif aldığım aktivitelerden biri haline gelen bu acayip Japon hastalığının bu kadar bulaşıcı olmasının tek anlamı var: delilik! Her ne kadar mekanda kendi yaş grubumdan insan sayısı parmakla sayılacak kadar az da olsa, Mido Karaoke‘de haftasonu göreceğiniz kalabalık şaşırtıcı boyutlara ulaşabiliyor. Karaokenin iki kötü yanı var: sabaha kadar sürdüğü için ertesi gününüz çok erken başlayamıyor ve benim gibi Unchain My Heart’ı söylerken kendinizi kaybedip sesinizi Joe Cocker’ınkine benzetmeye çalışırsanız ertesi gün küçük çocukları kaçıracak derecede korkunç bir sesiniz olabiliyor.
Anlayacağınız bu Cuma gecesi epey yorucu bir karaoke gecesi geçirmiş ben, Cumartesi sabahı tabii ki çok erken kalkamadım. Kalktığımda da halimi siz düşünün :) Yine de saat 1 sularında Bahçeşehir Üniversitesi Beşiktaş Kampüsüne ulaşmayı başardım (Alemşah ve Özay sağolsun)
Türkiye’nin ilk BarCamp’i
İşte bu noktada size bir diğer sevdiğim aktivite türünden, bolca teknoloji konuşabileceğim geek aktivitelerinden bahsetmem gerek. Bugüne kadar hep old-skool partilere katılmışken Türkiye’deki geek camiasının büyüklüğünü ve bu tip bir organizasyona olan ihtiyacı farkına varan pek çok kişi ve kurum, Emre Sokullu önderliğinde harika bir organizasyona imza attı: BarCamp İstanbul
BarCamp, kısaca açıklamak gerekirse tek kuralın “kural yok” olduğu, içeriğinin ve takviminin düzenlendiği gün katılımcılarca belirlendiği bir konfer-m-ans veya konfer-me-rans veya konfera-ma-ns(unconference’ın Türkçesi için bir fikri olan var mı?)
İçerik, katılımcılar ve organizasyon kalitesi çıtayı oldukça yükselttiği için bundan sonra herkesin beklentisi de bu düzeyde olacak. Ben ne yazık ki sadece Alemşah ve Özgür’ün Facebook uygulamaları çalıştayına katılabildim, ki epey keyifli bir çalışma çıktı ortaya (sonuçlar aşağıdaki linklerde) Geriye kalan vaktimi ise bolca muhabbet ve Genç Girişimciler’e kısa bir röportaj vererek geçirdim. Ki bu noktada onlara da şapka çıkarmam gerek, tam teçhizatlı bir şekilde konferansı izlemeye gelmişler, gerek fotoğraflar gerekse sektörün sevilen isimleriyle yaptıkları kısa söyleşilerle profesyönelliklerini bir defa daha gösterdiler.
Bir sonraki BarCamp için 6 ay sonra deniyor ancak daha organizasyon sona ermeden insanlar “6 ay çok uzun, 3 ay sonra bir daha yapalım” demeye başlamıştı bile. Tam anlamıyla two thumbs up denebilecek bu organizasyonun devamını iple çekiyor olacağım.
Ve tabii ki Nokia SuperSound ’07 Partisi
Bu haftasonu umduğumdan çok daha yoğun geçti diye düşünürken haksız olmadığımı bu satırları yazarken farkettim. BarCamp’ten 5 gibi çıktıktan sonra kısa bir süre de Bahçeşehir Üniversitesi’nin hemen yanındaki BeerPoint’in konforlu minderlerinde geçirip Taksim’e doğru yola çıktık.
Başlangıçta gördüğünüz fotoğrafın sorumlusu olan Noa Lounge‘da düzenlenen bu özel partinin neresinden başlasam bilemiyorum. Öncelikle beni davet ederken beraberimde o kadar kişiyi de sürükleyeceğimden haberleri olmayan ve bütün kalabalığı harika bir şekilde ağırlayan Marjinal‘den Eda ve Burcu‘ya teşekkürler, çok güzel bir geceydi.
Bu güzel gecede neler öğrendik? Öncelikle 6 pembe motorsikletin “eski sevgilini aratan şarkı”, “arkadaşlarla en iyi giden şarkı” gibi 6 yaratıcı kategorinin ödülü olarak verileceğini söylemem lazım, her zamanki gibi her isteyenin alamayacağı özel ödüller seçmişler. Bunun dışında www.muziksesinolsun.com adresine girip Nokia SuperSound 2007 sayfalarından oy kullanan 3 kişiye New York, Berlin, Dublin, Londra, San Francisco ve Paris arasından seçeceği bir şehirde 1 hafta 2 kişilik tatil yapma şansını yakalayacak. Belki o tatilde bolca fotoğraf çekmeniz ve uzun yolculuğu müzikle geçirmeniz için birer adet de Nokia 5700 verirler, kim bilir? (en azından ben vermeleri konusunda kendilerine ısrarcı olacağım :) )
Fazlaca uzayan bu yazıyı Nokia Super Sound 2007 kokteylinin(başka bir adı varsa da bilmiyorum) tarifiyle kapatmak istiyorum, orada olmayanlar evlerinde deneyebilir:
Nokia SuperSound Kokteyli
- 1 ölçü Smirnoff Raspberry Twist
- 2-3 ölçü vişne suyu
- 2-3 ölçü portakal suyu
- 1 ölçü portakal likörü (başka bir meyveli likör de olabilir, emin değilim)
- Bolca krem şanti
- ve birkaç avuç böğürtlen
Meyve suları, krem şanti, böğürtlen ve likör mikserde iyice karıştırıldıktan sonra bol buzlu uzunca bir bardağın içinde soğumuş olan Smirnoff Raspberry Twist’in üzerine eklenir. Mümkün mertebe köpürmüş ve pembeleşmiş krem şantiler bardağın üzerine ilave edilerek servis yapılır, afiyet olsun.
[Link: Mido Karaoke]
[Link: BarCamp'te çektiğim fotoğraflar]
[Link: Atakan Eser'in BarCamp izlenimleri]
[Link: İbrahim Ulga'nın BarCamp izlenimleri]
[Link: Marjinal Reklam'ın Blog'u]
[Link: Noa'nın ne yazık ki web sitesini bulamadım, bilen var mı?:( ]
Comments
Powered by Facebook Comments













{ 2 comments… read them below or add one }
barcamp guzeldi, yenisi tez vakitte, daha cok katilimci ile olacak gibi hissediyorum, oyle diyor magicball.
Merhaba Burak. Nokiasupersound07 partisine katılımın ve ilgin için Marjinal adına teşekkür etmek istiyorum:)
Sevgiler,
Buru