2008 Ocak - Popüler Teknoloji (BETA)
jump to navigation

Macbook Air ve Sony Vaio SZ karşılaştırması 24 Ocak 2008

Ekşi Sözlük’teki Macbook Air başlığı başta olmak üzere bir sürü yerde yorumlar yağmur şeklinde geliyor. Beğenen var beğenmeyen var, neden beğendin neden beğenmedinciler var, doğal olarak türlü türlü yorum var.

Ben ise herkes Apple’ın sunumunu hatırlasın ve bazı gerçekleri farkına varsın istiyorum. Öncelikle Macbook Air, bizzat Steve Jobs tarafından Sony Vaio TZ serisi ile karşılaştırıldı, hedeflerinin daha iyi bir dizüstü bilgisayar yaratmak olduğunu da kendi ağızlarıyla söylediler. Bunu yaparken de gayet belden aşağı vurup “ufak ekranlı, ufak klavyeli” gibi bir takım tanımlardan da kaçınmadılar.

Ancak ne yazık ki TZ’nin eksileri küçük ama bileğinizi bükmeden tüm tuşlarına ulaşabildiğiniz harika klavyesi ya da küçük ama daha yüksek çözünürlüklü LED aydınlatmalı ekranı değil. Macbook Air bugün hedef kitlesi için TZ’den daha iyi bir alternatifse bunun sebebi daha yüksek performansı ve daha düşük fiyatı olacaktır zira en ucuz TZ’nin fiyatı 2000$ seviyesinde. Çok ince olmasını ya da tasarımını hiç saymıyorum zira bir TZ’yi çantanızdan çıkardığınızda da emin olun Macbook Air‘la aynı etkiyi yaratıyor. (more…)


Youtube’a ne oldu?

Görünen o ki bir takım yargı kararları sonucu bir süre daha Youtube’a erişmemiz mümkün olmayacak(az önce gördüm ki yasak kalkmış). Amacım bu kararları eleştirmek değil, doğru ya da yanlış: bu memleketin insanları bu hadiseyi sonuna kadar haketmiştir. Bunu kesinlikle bir partiye oy verip vermemek olarak nitelendirmeyin. Bu, daha yasa yayınlanmadan önce durumu farketmeyen, tepki vermeyen, yasa hayata geçtikten sonra da hiç bir tepki vermeyip ilk alınan kararları “amaan nası olsa opendns var, şu var bu var, yasaklarlarsa yasaklasınlar” şeklinde karşılayan herkesin hakettiği bir ceza kanımca.

Bu noktada daha önce bahsettiğim birkaç noktayı hatırlatmam gerek: yapılan işlem Türkiye’nin İnternet altyapısını sağlayan Türk Telekom yetkililerinin, kendi ağlarına bağlanan kullanıcıların Youtube.com adresine erişmesini engellemekten başka bir işlem değildir. Youtube.com web sitesi bütün bu olaylar olurken Dünya’nın büyük bir kısmına açık ve yayınına aynı şekilde devam ediyor. Bizler, yani Türk İnternet kullanıcıları ise, sizin aldığınız “kafanızı kuma gömün” kararınızdan ve benzer sansür kararlarınızdan çok rahatsızız.

Buna ek olarak yine yasayı hazırlayan devlet büyüklerine bilgi vereyim: eğer yasayı hazırlayan grup olarak, yasadışı siteleri yayından kaldırmayı hedefliyor idiyseniz aldığınız karar icra edilmiyor ve edilemez. Eğer bu emri uyguladığınız kurumlardan birinde görevliyseniz ve siteyi yayından kaldırma emri aldıysanız bu emri yerine getirmiyorsunuz, teorik olarak getiremezsiniz de. Ucu bucağı belirsiz İnternet’in bir diğer ucundaki bir siteyi, sitenin teknik altyapısının sunulduğu (kısaca yayınladığı) ülke yasalarına aykırı bir içerik bulundurmadığı sürece kapatamazsınız. O şartlar altında dahi yayınlandığı ülkede yasal önlem almanız gerekir, bilginiz olsun.


Macbook Air ve Macworld 2008 sonrası izlenimler 16 Ocak 2008

Macbook Air

Son Apple tanıtımından bu yana heyecanla beklenen Macworld 2008 geldi çattı. Bugün klasik PC vs. Mac reklamıyla başlayan konferansta Steve Jobs yine şov yaptı ve bu defa bir zarftan bir laptop, pardon, Macbook Air çıkardı.

Etkileyici olduğunu kabul etmek gerek ancak önce diğer yeniliklere bakalım. iTunes halen bu topraklarda işe yaramıyor ve bu gidişle Apple bizzat Türkiye operasyonu yürütmedikçe de işe yaramamaya devam edecek. O yüzden 4 dolar verip 30 gün içinde indirme ve indirdikten sonraki 24 saat içinde izleme izni veren video kiralama sisteminin saçmalığından bahsetmeyeceğim.

iPhone’un 1.1.3 yazılımındaki yenilikler ayrı bir konu, henüz Türkiye’deki iPhone kullanıcıları için beklemek zamanı. Özellikle yeni Maps uygulamasının GMM 2.0′daki yer bulma özelliğini barındırması güzel. Bu sırada 200 günde 4 milyon adet satan iPhone, bu alanda bir rekor kırmış olabilir mi diye de düşünmeden edemiyorum. (more…)


Google Knol, bir Ekşi Sözlük klonu mu?

Google’ın her şeyi yapmasından bazen siz de rahatsız oluyor musunuz? Dönüp bakınca aşağı yukarı webin her alanında bir ya da birkaç Google servisi görüyor olmak garip değil. Belli ki bu adamlar Dünya’nın hakimi olmayı kafaya koymuşlar :)

Şaka bir yana, Google’ın son girişimi olan Knol, birkaç gün önce “insanları katılıma yüreklendirmek” başlıklı bir yazıyla duyuruldu. Google Knol, Ekşi Sözlük’ü bilenler için “neredeyse aynı şey” diyerek özetleyebileceğim bir proje. Genel tepki ise “tıpkı Wikipedia olmuş” şeklindeyse de ayrıştığı noktalar epey çok.

Wikipedia’nın objektiflik kriteri Knol’da olmayacak, tıpkı Ekşi Sözlük’teki gibi yazarların kişisel görüşlerine yer verilecek. Bu noktada gerçek isim kullanımı zorlanacak mı sorusunun cevabı “evet” gibi gözüküyor. Bir diğer konu ise düzenleme olanakları. Yazar izin verdiği sürece içeriği diğer Knol kullancıları değiştirebilecek, yorum yapabilecek gibi gözüküyor. Ancak girilen başlığın sahibi kim olacak? İlk yazan sahiplenecek, sonra bu başlığa yalan bilgi girildiğinde neler olacak? Bir moderatör grubu mu yoksa verilen oylar mı içeriği sildirecek bunlar da belli değil. Google hiçbir şekilde editörlük yapmayacağını ve sadece Search Quality dediği bir misyon çerçevesinde bu knol sayfalarının arama sonuçlarında doğru sırada çıkmasını sağlayacağını söylüyor.

Google, Knol ile Wikipedia’yı ve benzeri toplu içerik girilen siteyi imite ediyor, bunu kendi tarzında yapıyor ve yazarlarına eğer izin verdiyse yayınlayacağı reklam gelirini paylaşmayı vaat ediyor. Büyük olacağı kesin ancak detaylar belli olmadan antipati beslememek lazım. İçerik içeriktir, umarım başarılı olur.

Bu arada, başlıktaki sorunun cevabını vereyim: değil ;-)

[Link: Google Knol duyurusu]


Popüler Teknoloji’de dalya: 10.000 RSS abonesi! 14 Ocak 2008

Bu defa bir Nokia telefon ya da Google’ın detayları belli olan büyük bir projesini kritik etmiyorum. Bu defa sadece 10.000 RSS abonesi sınırını geçtiğimi müjdelemek istiyorum. En çok okuyucum ise Google Feedfetcher’dan geliyor, tahminim iGoogle ağırlıklı olduğu. Bunun da anlamı şu: yazdığım bir yazı anında binlerce insanın kişiselleştirilmiş anasayfasında çıkıyor. Bu da son günlerdeki aşırı yoğunluğumun arasında yazı yazmak için ciddi bir motivasyon tabii ki.

Sizi bir grafik ve rakamlarla başbaşa bırakırken halen abone olmadıysanız sağdaki kutudan email ya da büyük turuncu RSS ikonundan abone olabileceğinizi hatırlatayım. Teşekkürler!

Abone istatistikleri


Teketek.com yenilendi 13 Ocak 2008

Teketek.com - Size Özel Alışveriş

Bundan yaklaşık 1 yıl önce Weblebi deneyiminden söz ettiğimi siteyi takip edenler hatırlayacaktır. Bu defa bir diğer beğendiğim ve kaydadeğer alışveriş sitesini paylaşmak istiyorum: Teketek.

Aile şirketiyle çalıştığım dönemde adını duymaya başladığım Kont Bilişim’in ürünlerini son kullanıcıya sunduğu site olan Teketek.com’un altyapısını sevgili Tart ailesi tasarladı, Techinox arka planda çalışan motoru PHP, Apache, MySQL ile geliştirip Zend Platform’la hızlandırarak hayata geçirdi. Gerek Tart’a, gerekse Techinox’a yakınlığım nedeniyle ne yazık ki duygusal davranacağımdan “şöyle güzel böyle güzel” dememeyi tercih ediyorum. Girip baktığınızda pek çok yerde işleri kolaylaştıran AJAX uygulamaları ile diğer e-ticaret sitelerinden farklı ve dinamik bir arayüz denemişler, siteyi gezdikçe pek çok ufak detayla daha karşılıp şaşıracaksınız.

Ancak bu kadar yakın olduğum için biraz “insider info” aldığımı ve bunları sizinle de paylaşacağım. Teketek.com’da Şubat 2008 itibariyle ilginç bir promosyon sistemi uygulayacak. Gün içinde belirlenen ve belli bir zaman aralığı için geçerli olacak tek ürün promosyonu, bir nevi Woot.com, Indiragandi.com gibi “tek ürün tek fiyat sınırlı stok” ile satış yapan sitelerin yaptığını her gün yapıyor olacak. Günde birkaç ürün bile olabilir, hazır olun. 

Rekabetten en kazançlı çıkan her zaman son kullanıcı olduğu için büyük bir oyuncu her zaman keyifli oluyor. Tıpkı uzunca bir süredir girmesini beklediğimiz BestBuy, o sırada sessiz sedasız gelen Darty ve gürültülü gelen MediaMarkt gibi.


« yeni yazılar | eski yazılar »