Son dönemde yazı yazma sıklığımın düşmesinin sebebini sorgulamıyor değilim. Ne oluyor da ne CES ne de MWC’de tanıtılan neredeyse hiç bir ürün heyecan vermiyor?
Bu konuda tek kafa yoranın ben olmadığıma eminim. Son dönemde inovasyon adına çok yol kateden mobil dünya, artık “tek cihaz mı iki cihaz mı?” tartışmasının yaşandığı 2000 öncesinin mobil dünyası değil. Artık insanlar her şeyi yapan cihaz hangisi ise onu tercih etmeye çalışıyor. Bu noktada inovasyon, yazılım ve donanım tasarımında olmaya başlıyor.
Yazılımın iletişim ihtiyaçlarında tam entegrasyona gitmesi atılan en önemli adımlardan biri. Bunun örneklerini Nokia Ovi, Yahoo oneConnect, Blackberry gibi kurumsal cihazların bile artık IM, social networking gibi bilgisayar başında kullanmaya alışık olduğumuz servisleri kullanıcılarına sunmasında görebiliyoruz. Artık sosyal hayatınızı çekip çevirmek için eve gidip bilgisayarınızı açmanıza gerek kalmayacak, evde çoluk çocuk bilgisayarın başına geçip chat yapmak için birbirini yemeyecek gibi gözüküyor.
Diğer önemli inovasyon ise Apple’ın her zaman sonradan gelip Steve Jobs’ın karizmasıyla domine ettiği alanda oluyor: arayüz. Her ne kadar tamamen dokunmatik ekranlı telefon devri 90ların sonuna doğru Pocket PC(sonradan Windows Mobile oldu) ve Palm OS ile çoktan başlamıştı. Hatta o dönem Ericsson da dokunmatik ekran kullanan telefonlar yarattıysa da bir şekilde muvaffak olamadı.
Apple ise iPhone’la kısa bir sürede 4 milyon insanın cebine nasıl girdi bu halen bir muamma. Bu yüzden CES’te de MWC’de de Nokia ve Sony Ericsson’dan hep bu cihazı taklit etmeye çalışan arayüz tasarımları görüyor, hep “acaba iPhone’dan bir sonraki adımları ne olacak?” diye izliyorum.
Arayüzde bir sonraki adımı kestirmek güç: acaba üç boyuta geçilecek mi? acaba ses tanıma dünyası neler yapıyor? acaba insanları Apple’ın yaptığı gibi şaşırtacak bir sonraki adım nedir? Bunların cevabını henüz bilmiyorum. İşte bu yüzden yeni çıkan her şeye şöyle bir bakıp geçiyorken Apple’a olan nefretim sürekli artıyor. Sayelerinde artık ne MWC ne de CES gibi bendenizin de dahil olduğu “gadgetfreak” cemaatine bayram ettiren organizasyonlardan tad alamıyorum.
Like this post? Post Comment, Download and Subscribe RSS
{ 2 comments… read them below or add one }
japonyadan gelen abimle şöyle bir muhabbet geçti aramızda 6 gün önce.
+bu teleofnu değiştireceğim, ipone almayı düşünüyorum.
- abi japonya da iphone yok mu ?
+yok.
-ben senin yerinde olsam iphone almazdım, yok onu kırdır, müzik yüklerken itunese yükle oradan indir falan, boş ver sen n95 8gb al.
+ iyi sen bir araştır o zaman.
-tamam abi.
gerçi ben araştırmamı senin siten üzerindeki yazılardan çoktan yapmıştım.Bakalım haftaya gelecek amerikanyadan beni dinlemiş mi yoksa iphone almış mı.
(bkz: iki saattir konuşuyoruz bir kere sony ericsson xperia x1 demedik)