• Sosyal Medyanın Kara Cuması

    by  • 25 Ekim 2008 • Sansür • 5 Comments

    Cuma sabahı bir avukat arkadaşımla konuştuğumda ‘şaka yapıyorsun’ dedim. ‘Blogger kapanacak çok sağlam kaynaktan duydum’ derken ‘maalesef’ ifadesini görebiliyordunuz. Detayları alacak fırsatım olamadan ayrıldık ve şok edici haber öğleden sonra Friendfeed gündemine oturdu: BLOGGER KAPANMIŞ! Benim gibi bir sosyal medya havarisi için müthiş bir doğum günü hediyesiydi (Evet, teşekkürler hakim bey/hanım)

    Daha önce Ekşi Sözlük ve WordPress gibi Türkiye’de sosyal medya için en önemli yayın kanallarının kapandığına ve tüm dünyaya rezil oluşumuza şahit olduk. Aralarında Youtube’un da bulunduğu halen kapalı olan 500′e yakın sitenin tam listesini merak edenler Engelli Web‘e bakabilirler. Aralarında kanun dışı ve topluma zararlı siteler çok fazla olduğundan durumu ‘kurunun yanında yaş da yanmış’ diye nitelendirebilirim. Nasıl mı?

    Daha önce ilk olarak Şubat 2007′de sevgili Serdar’ın Radikal’den duyduğumuz (en azından ben ilk defa Sanal Alem’de okudum – bkz: Sansürün Tanıdık Ayak Sesleri) sansür yasası çıkar çıkmaz Türkiye’de İnternet’in nasıl baltalanabileceği gerçeğiyle kısa sürede yüz yüze geldik. İleride ‘Sosyal Medyanın Kara Cuması’ olarak anılabilecek 24 Ekim 2008 tarihinde binlerce insanın hayatlarının önemli bir parçası olan Blogger servisine halen bilmediğim bir nedenle erişim kapatıldı (öğrenince de ilave ederim)

    Artık sebebi konuyla ilgili karar mercilerinin cehaleti midir, başvuruyu yapan ve soruşturmayı sürdürenlerin kötü niyeti midir, yabancı sitelerin yönetiminin basiretsizliği midir(evet bu da var, Google avukatları uyuyor heralde) bir önemi yok. Ortada bugün Türkiye’nin en çok ziyaret alan 10 sitesinden biri olan Blogspot.com ve Blogger servisi çocuk pornosu, müstehcenlik, Atatürk’e hakaret gibi konularda faaliyet gösteren sitelerle aynı kefeye konmuş ve siteye erişim toptan kesilmiş ise bu yasanın tekrar elden geçmesi gerektiği gerçeğini görmek için hukuk doktorasına gerek yok.

    Bu satırları okuyanlar arasında muhakkak avukat, savcı ve hatta hakim vardır (yoksa da tanıdığınız hukukçular vardır). Bu konuda ne yapılabileceğine yönelik çalışmalar SansureSansur.org ve Sansür Kampanyası gibi olusumlarda ele alınıyor. Daha önce sitelerimizi kapatan bizler için Türkiye’de İnternet’in geleceği için hukuki yolları kullanma zamanı gelmiştir.

    Hazır sırası gelmişken Türkiye Cumhuriyeti Adalet Bakanı Sayın Mehmet Ali Şahin’e hitaben birkaç satır yazma gereği duyuyorum:

    Sayın Şahin,

    Dünyanın her yerinde kişi ve kurumlar farklı yasalara tabi yaşıyor/çalışıyor ve bazı ülkelerde düşünce ve ifade özgürlüğü var, müstehcenlik gibi bazı kavramlar dünyanın geri kalanı için memleketimizdekinden farklı. Bu çerçevede bizim ülkemizde bir takım değerlere hakaret kabul edilen faaliyetler; yasalarca suç sayılan fikir beyanları(bunlara ulu önder Atatürk’e hakaret de dahil); kurumunuzca müstehcen sayabileceği bazı içerikleri sırf kurumunuz talep ediyor diye yayından kaldırılmasını beklemeniz bizi dünya genelinde çağ dışı gösteriyor. Konuyla ilgili örnek haberlere çeşitli ajanslardan ulaşabilirsiniz.

    Sizden vatandaş olarak tek beklentim İnternet ile ilgili şu yasayı bir elden geçirmeniz, çağın şartlarına uygun hale gelmesi ve bizi dünya gözünde ‘sansürcü karanlık ülke’ imajından kurtarmanız.

    Arzu ederseniz konuyla ilgili her türlü mesaiyi karşılık beklemeden harcayabilirim, adımı çalışma grubuna yazmanıza bile gerek yok.

    Saygılarımla,

    Burak Bayburtlu

    Dip Not: Sadece ve sadece Google aramalarında yukarıda çıkıyor diye Blogspot kullananlar için hiç üzülmediğimi itiraf edeyim. Yakın zamanda Google ile tüm ilişiğini kesmeyi düşünen bendeniz, eğer blogunuzu barındıracak bir yer arıyorsanız sevgili Selçuk‘un Sadece Hosting servisini gönül rahatlığıyla öneriyorum. Düzenli yedek alan, Plesk gibi bir arayüzü ‘monte’ etmek yerine kendi yönetim panelini geliştirecek kadar teknolojiye hakim bir firmadır, hatırlatayım.

    Related Posts with Thumbnails

    Comments

    Powered by Facebook Comments

    About

    Bloguma hoşgeldin, buraya kadar yazıyı okuduğuna göre seninle ortak bir tutkumuz var: teknoloji! Bu yüzden tavsiyem beni Twitter'dan takip etmen olacaktır. Görüşmek üzere.

    http://burak.com/about/

    5 Responses to Sosyal Medyanın Kara Cuması

    1. 26 Ekim 2008 at 10:40

      “Off-topic” olacak ama neden Google ile tüm ilişiğini kesmeyi düşünüyorsun? Belki bir yazı konusu olur?

    2. 26 Ekim 2008 at 11:32

      Levent, son dönemde pek çok yerde GMail hesabı kapatılan insanlarla ilgili yazılar okudum. Google gibi bir devle iletişim kurmaya çalışmak imkansız gibi bir şey. Bu nedenle ben iletişim kurabileceğim kurumlardan hizmet almayı tercih edeceğim. Ücretsiz olması servisi dilediği zaman kesebileceği anlamına gelmemeli.

    3. can
      26 Ekim 2008 at 13:46
    4. Ahmet Yerli
      26 Ekim 2008 at 15:01

      Plesk kullananlar teknolojiden uzak mı oluyorlar anlamadım? Plesk kullanmak, ciddi bir yazılım yükünü dış kaynaktan temin etmektir. Hayır; firma sahibi / çalışanı değilim ama Plesk ile ilgili ifade tarzına eleştirimi not etmek istedim.

    5. 27 Ekim 2008 at 10:58

      Selamlar,

      Mağdurlardan birisi de biziz. Zaten boş vakitlerde yazı yazmaya çalışıyorduk, bir de şimdi taşınma derdi çıktı. WordPress’e migrate etmemiz gerekecek, hosting ayarlayacağız vs. vs.

      Bu arada bu yasağın arkasında bir yayın kuruluşu olduğu söyleniyor :) Umarım bu yayın kuruluşu, bu tip yasakların insanları engelleyemediğini, proxy gibi araçlar ile illegal sitelere niyeti kötü olanların zaten ulaşabildiğinin farkındadır. Kurunun yanında yaş da yandı:

      http://www.chip.com.tr/konu/Blogger-in-kapanmasinin-altinda-yatanlar_9316.html

    Bir Cevap Yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir