Dün sevgili Murat Kahraman’ın daveti üzerine gittiğimiz özel gösterimde Mustafa‘yı izledik. Filmin fragmanlarından bu yana kafamı en çok kurcalayan soru Atatürk‘ün, ya da annesinin deyişiyle Mustafa‘nın, nasıl canlandırıldığıydı.
Pek çok insan farkında olmasa da kurucumuz ve önderimiz Atatürk‘ün de etten kemikten bir insan olduğunu, doğruları, yanlışları, mutlulukları ve acılarıyla bizlerden biri olduğunu gözler önüne seren bir film olmuş Mustafa.
Yarın 29 Ekim 1923‘ten bu yana halen ayakta olan Cumhuriyetimizin 85. yaşını doldurduğu gün. Bu anlamlı günde gösterime girecek Mustafa‘nın izlenmesi, okuma tembeli bir toplum olan bizler için çok önemli. Belki bu sayede Atatürk‘ü bize okullarımızda öğretildiği gibi ya da bazı düşmanlarının istediği gibi değil de biraz daha olması gerektiği gibi hatırlarız.
Like this post? Post Comment, Download and Subscribe RSS
{ 4 comments… read them below or add one }
Millet bazında okuma alışkanlıklarımız gerçekten çok sınırlı. Genelde best-seller’lar aracılığıyla gelişen bir kitap kültürüne aşinayız. Can Dündar gerçek bir belgesel ustası kanımca. Yerinde bir yapımla karşımızda. En yakın fırsatta ben de izleme planları yapıyorum.
en kısa zamanda gitmeyi planlıyorum
meger Çılgın Türkler’in en çılgını Atatürk müş. yıllar sürecek olan değişimlerin hayal bile edilemeyecek sürede gerçekleşmesi buna en büyük örnek. bu milletten adam olmaz mantığı ile hareket edenlerin mutlaka izlemesi gereken bir film. bu millet istediğinde bir günde kafasındaki takkeyi çıkarabiliyorsa daha birçok şeyi başarabilir.
Bu millet, Yüce insan Mustafa Kemal Atatürk’ ü sıradan bir film seneryosu ile hatırlamak ve de yorumlamak konumda olmamalıdır. Türkiye Cumhuriyeti’ nin kurucusu bu müstesna insan, kalbi, vijdanı olan tüm insanların kalbinde yaşamaktadır ve sonsuza kadar da yaşayacaktır. Gözlerinden öperim oğlum,
{ 1 trackback }