Haber olmanın sorumluluğu

by Burak Bayburtlu on 19 Ocak 2009

in Genel

5800 gözüyle

Digital Age'den İbrahim Özdemir'in deklanşöründen ben :-)

Son 1 ay içinde her şeyin çok hızlı gelişmesini takiben dün hem Hürriyet‘te hem de Akşam‘da aynı anda haber olmak bir anda insanı sorumlu hissettiriyor. Akşam’daki fotoğraf için Tuğçe Esener‘e Hürriyet’teki fotoğraf için Levent Kulu’ya, beni önerdikleri için sevgili Erdal ve Özgür‘e, ilgi gösterdikleri için sevgili editörler Ayten Serin ve Selin Özavcı’ya ve adını bilmediğim diğer emeği geçenlere teşekkürlerimle birkaç satır yazma gereği duydum. Bu yüzden bu siteye dün gazete yoluyla gelenlere birkaç kısa not, eskiler de okuyabilir :-)

  • Burada teknoloji konusunda kişisel görüşlerimi yazıyorum. Takip etmek için iki yolunuz var: ya sağdaki eposta aboneliği kutusuna eposta adresinizi yazıp kaydolursunuz ya da sayfanın RSS beslemesini RSS okuyucunuzla takip edersiniz (o da sayaca tıklayınca geliyor).
  • Blog dışında ürün incelemeleri ve ‘geek’ kültürü üzerine sevgili Mehmet Duran ile yaptığım bir Televidyon programım var. Onu da Kafakafaya adresinden izleyip yorum yapabilirsiniz.
  • Blog tutmak dışında şu aralar Friendfeed üzerinde çok fazla ‘takılıyorum’. Friendfeed benim tüm sanal kimliklerimi bir noktada toplayan, benimle ilgili tüm içeriğe tek noktadan erişim sağlayan bir sosyal araç. Friendfeed adresim http://friendfeed.com/burakbayburtlu – üye olduktan sonra ‘subscribe’ diyerek beni ve benim takip ettiklerimi gün içinde sık sık güncellenecek şekilde izleyebilir, hızla yorum yapabilirsiniz. Orada tüm diğer profillerime de kolay erişim imkanı bulacaksınız.
  • Facebook, LinkedIn ve Xing sosyal ağlarında varım. Bunlardan Facebook’u yüzyüze gördüğüm ve tanıdığım, daha sonra hatırladığım insanlarla iletişim kurmak için kullanıyorum. Beni tanımıyorsanız benimle iletişime geçmek için LinkedIn veya Xing hesabımı kullanmanızı tercih ederim. Ayrıca eposta adresim de burak (at) burak (nokta) com, her zaman beklerim.

Yazının buraya kadarki kısmı benimle ilgiliydi. Bana en çok gelen “soru bloglarla ilgili ne yapabilirim? nasıl blog tutabilirim?” şeklindeydi. Ona cevabım da aşağıda:

  • Öncelikle hemen bir hesap açın. Site olarak ne kullandığınız farketmez, WordPress benim tavsiyem ancak Blogger, Tumblr gibi güzel yabancı alternatifler kadar Blogcu, Mynet gibi yerli blog servisleri de kullanılabilir. Eğer bilgisayarlarla aranız çoook iyiyse gidip bir hosting paketi alıp WordPress TR‘den alacağınız yardımla blogunuzu kendiniz de sunabilirsiniz.
  • Blogunuzu yazmaya başlamadan hemen bir isim verin. İsim verebilmek, blogun adını koymak sizin ne ile ilgili yazacağınızı da şekillendirecektir. Evet, ne yazacağınızı bilmek çok önemli.
  • Sitenizde muhakkak adınız ve fotoğrafınız olsun. Gizli kalarak tanınmış bir blogcu değil daha çok ‘haa o mu güzel yazıyor ama kim olduğunu bilmiyoruz’ olur. Öbür türlü ‘aa Xxxx Yyyy mi? o pazarlama konusunda çok güzel yazıyor, geçen hafta Likemind’da da konuştuk, çok keyifli bir insan’ derler.
  • Likemind demişken, sevgili Özgür ve Alemşah‘ın organize ettiği ve her ayın 3. Cuması sabah 8:00′de Kanyon Starbucks’ta düzenlenen Likemind’a da katılmaya hazır olun. Orada hem pek çok blogcu görebilir, hem de pazarlama ve yeni iş geliştirme gibi alanlarda çalışan sektör profesyönelleri ile tanışabilirsiniz.
  • Tasarım başlarda çok önemli değil ama illa ki güzel tasarımlı bir site yapacaksanız desteğe ihtiyacınız var. Blogdestek benim bildiğim tek ‘bu işe odaklı ajans’, Burak Dönertaş’a benden selam söyleyin, size zaten çok iyi yol gösterecektir.
  • Blog yazmayı bir alışkanlık haline getirin. Ben başlarda haftada 2-3 yazabiliyordum ve bu sizi izleyenlerin izlemesi için bir sebep oluşturuyordu.
  • İçeriğiniz özgün olsun. İlla İnternet’te beğendiğiniz bir şeyi paylaşacaksanız alıntılama yapıp o siteye bağlantı verin. Birilerini tavsiye etmekten korkmayın, ölmezsiniz :-) Bağlantı verme konusunda cömert olmanın ödülünü mutlaka alacaksınız.
  • Sosyal medya ortamlarında takılın, Friendfeed’e bakın, beğendiğiniz blogcuları takip edin, onlara yorum yapın, Likemind’da onları yüzyüze görün. Yeni takipçiler yeni okuyuculardır, onları sakın üzmeyin.
  • Son olarak da lütfen takıldığınız şeyleri birilerine sormadan önce en az 1-2 farklı şekilde Google’da arayın. Blog yazmak istiyor, iyi bir blogcu olmak istiyorsanız bu sürekli soru sorarak değil araşatırarak oluyor.

Yeni takıntınız hayırlı olsun, Burak Bayburtlu’dan blog önerilerini dinlediniz!

Related Posts with Thumbnails

Comments

Powered by Facebook Comments

{ 6 comments… read them below or add one }

Uğur Özyılmazel Ocak 19, 2009, 16:59

sevgili kardeşim burak, başarılarının devamını diliyorum, severek takip ediyorum hem blog’unu hem feed’ini hem kafa kafaya’yı…

Cevapla

Muge Cerman Ocak 19, 2009, 18:31

Üstadım;
Yazılarını senden önce tanıdım, FF’den de takibe almıştım, sonra FoodTrip 2.0 olayıyla zirve yaptın :) Sıcak bir Likmind sabahında da yüzyüze sohbet ettik. Keyifli, hayat dolu, sohbeti dinlenir, iyi eğitimli ve iyi bir aile terbiyesi almış olduğun için hemen manevi evlatlarıma kattım seni de. Avea maceramı an be an takip edip bana destek verdin hep, Ff’de bana yapılan saldırılara da gümüş şövalye zırhını kuşanıp koştun :)Başarılarını keyifle izlemeye devam edeceğim. İyi ki varsın ve iyi ki dostumsun.
Sevgi ile kal…

Cevapla

Berk Ocak 19, 2009, 22:21

hürriyetten gördün ve sanırım yakın zamanda bağımlısı olacağım bir blog sitesi burası…

Cevapla

Ozgur Ocak 19, 2009, 22:35

hayirli olsun mu denir? ne denir? guzel olmus, bilemedim. naber? taps diyordum aslinda ben :P .

Cevapla

Alper Ocak 20, 2009, 12:12

Bende bu haftaki Akşam Gazetesinde seni tanıyanlardanım. Şimdiden geçmiş yazıların çoğuna ilgiyle baktım. Kolay gelsin, emeğine sağlık.

Cevapla

dea demyra Ocak 28, 2009, 16:03

likemind’ı birkaç yerde daha görmüş ancak bu ne ki yeni bir servis mi diye kıvranmıştım :) meğer bildiğin kanlı canlı adamlar toplaşıyormuş, ne güzel…

Cevapla

Leave a Comment

Previous post:

Next post: