Bu haritada tanıdığınız bir sürü sitenin simgelerini göreceksiniz. İşte sosyal medya, bu haritada adı geçen ve geçmeyen tüm araçlarla sesinizi duyurup size ilgi duyan insanlarla etkileşim içinde bulunmanızın genel adıdır. Sosyal medyada kişi, kurum, organizasyon – aklınıza ne gelirse varolabilir. Geleneksel medyanın aksine her zaman etkileşimli ve bununla beraber riskli de bir mecradır. Sosyal medya, sosyal hayatın ta kendisidir – acısıyla da tatlısıyla da.
Bu ön bilgiyi de verdikten sonra gelelim konumuza. Son günlerde blog yazarlarının başını çektiği Türk sosyal medya camiası fokur fokur, kazan gibi. Kazandaki su fazla kaynayınca biliyorsunuz – taşar ve altındaki ateşi söndürür, su yavaş yavaş soğur ve hiç ısınmamış gibi buz keser, yola çıkış amacından uzaklaşır. Hele hele gaz kendi kendine kesilmezse çakacağınız ilk kıvılcım ortalığı darmadağın eder.
Ben bunu istemiyorum, bu yüzden de bu satırları yazma gereği hissediyorum.
Biraz hafızaları tazeleyecek olursak; dünyanın en önde gelen markalarından biriyle tanıştığımda 2007 yılının sonuna yaklaşıyorduk. Türkçe bir teknoloji blogu tutmaya başlayalı neredeyse 2 yıl olacaktı. O günü hiç unutmam ve hayatımın bir grafiği olsa sıçrama anlarından biri olarak hatırlarım. Ancak son 1 haftaya yakın süreyi Friendfeed ve bloglardaki yazışmaları gözden geçirdikten sonra benim hayatımın en önemli olayları arasında sayabileceğim hatıraların aslında dışarıdan hiç de hoş gözükmediğini anladım.
Anladım ama nasıl anladım? Yanılmıyorsam Mart (2009) başında aldığım bir davete olumlu yanıt verirken bugün sosyal medya kazanının bu şekilde kaynayacağını beklemiyordum. Davet büyük bir tatil merkezindendi ve benim gibi pek çok blogcuyu 4 günlük kısa bir kaçamağa davet ediyordu.
Yıllar önce öğrendiğim önemli bir terim var: empati. Sadece öğrenmekle kalmadığım ve karşımdakini anlamak için kurduğum bağa empati deniyor. Empati kurmak her zaman o kadar kolay değil. İnsanlar özellikle klavye başına geçip de satırları döktürürken karşısındakiyle empati kurmayı bırakın, insan olduğunu bile unutabiliyor. Daha deneyimsiz ve heyecanlı iken içine çok az da olsa düştüğüm bir hatadır, siz de düşününce kendi hatalarınızı hatırlayacaksınız.
İşte empati yoluyla (ve tabii sevgili Deniz Oktar ile yaptığım uzun telefon görüşmesiyle) şu an bu kısa kaçamak sonunda olanları ve verilen tepkileri daha iyi anlayabiliyorum. Önce bunları madde madde paylaşayım:
- Bizler kriterleri şeffaf olmasa da büyük bir şirket tarafından tamamen şirketin değerlendirmelerine dayanan bir seçim sonucu tatile gittik. Kriterlerin şeffaf olması gerektiğine inanmıyorum, inanan varsa beri gelsin.
- Başlangıçta her şey güzel gidiyorsa da muhalif sesler duymaya başladığımızda ilk günümüzü tamamlamış, tabiri caiz ise pelte gibi kendimizi diskoya atmıştık. Çok eğlendiğim bir gecenin ardından güç bela odaya çıkıp yattığımda canım halen hiç sıkılmamıştı.
- Ertesi gün ise her zamanki gibi geçiyordu – sadece “@Kanyon Starbucks” değil de “@Rixos Premium Belek” yazdık. “kahve içiyorum” değil de “diskoda eğleniyorum” yazdık. Yeni aldığımız kek kalıbının değil de az sonra içine atlayacağımız havuzun fotoğrafını çekip gönderdik. Yani yine hayatımızı Friendfeed ve Twitter üzerinden paylaştık. Geçen yıl iki dostumla yaptığım Food Trip 2.0′dan tek farkı o seyahatin masrafını cebimizden yapmamızdı.
- İşte ne olduysa o zaman oldu. Biz cevap vermedikçe yazılan muhalif sesler, daha da gür çıkmaya başladı. Hikayeler yazıldı, listeler yapıldı, isimsiz hesaplar ortaya çıkıp önüne gelene yorum yaptı, block ve hide’lar havalarda uçuştu.
- Bütün bunlar olurken itiraf edeyim, bunları yazanlardaki empati eksiği nedeniyle canım sıkıldı, bozuldum, “ne yapıyorum ben” diye kendime sordum. Hatta hem açıktan hem içimden “acımızdan mı geldik buraya! bunlar ne biçim insanlar?” diyerek veryansın ettim.
Ancak direk olarak isim vermeden, beni doğru dürüst tanımadan direk beni ve kendimi parçası hissettiğim topluluğu hedef alan yazılar yazıldığında pek çok kez klavyeye sarılacakken durdum – beni durduran dostlarım, sağolun, bu sayede daha sağlıklı bir değerlendirme yapma fırsatım oldu. İşte zaman içinde süzgeçten geçirip önemli olduğuna inandığım 3 konu:
- Eğer gerçekten bir takım şeyleri birilerinin yaptığına inanıyorsanız siz isim ve örnek vermedikçe, mesela “Burak Bayburtlu inceleme yapmak için Xxxxxx firmasından para almış, ona kıyak geçmiş, yüksek puan vermiş, kötü yanlarını gizlemiş” diyemeyecekseniz, o yaptığınız yorumlar, yazdığınız hikayeler, havaya uçup gidiyor. Eğer söyleyecek bir sözünüz varsa çıkın söyleyin, bir de açıklamasını dinlemeye zahmet edin. Ben sizin o yazdığınız gibi kimseyi tanımadığım gibi kendim de öyle değilim. Kim neden üzerine alınsın? (ilgili yazılar: 1, 2, 3)
- Yazacağım da yazamıyorum diyenler: yazacağınız varsa yazın, heyecanlı oluyor, ben de muhakkak kendimden bir şeyler katarak yazılarınıza katkıda bulunurum. Ancak böylesi “bir yazsam karşıki dağlar yıkılır, çok can yanar” tavrı komik oluyor. Komik olmayın, dökün içinizi, rahatlayın. Unutmayın: laf ortaya söylenmez, ortaya salata söylenir, lafınızın arkasında durun, boşlukları doldurun (ilgili yazı)
- En çok şaşırdığım suratsız troll’ler ve onlara kızan dostlar. Sevgili dostlar için bir troll listesi tutuyorum (bkz: http://tinyurl.com/fftrolls) – geri kalan her şey için block yeter. Yüzü olmayan 10 dakika önce açılan FF hesaplarını açanlar: azıcık şahsiyetli olun, yaptığınızın altına imzanızı atmadıkça olgunlaşamazsınız.
Etikten bahsederken lütfen önce kendi etiğinizi gözden geçirin, iğneyi kendinize çuvaldızı başkasına batırmayın. Açık olun, yürekli olun, dürüst olun, kimse kucaklamasa ben sizi kucaklarım.
Like this post? Post Comment, Download and Subscribe RSS

{ 94 comments… read them below or add one }
← Previous Comments
Rant?…
This comment was originally posted on FriendFeed
Blog algısı kişiden kişiye değişiyor tabii. Benim -Tükçe içerikli- en çok vakit geçirdiğim, çeşitli araçlarla takip ettiğim bloglar kişilerin deneyimini anlattığı bloglardır. Ben blog diye ona derim. Uğur Özmen’in websitesi de -benim algıma göre- pekala blogdur. (İki gündür şurada topyekün takınılan tavır çok sıkıcı. O ayrı.)
This comment was originally posted on FriendFeed
Blog algısı kişiden kişiye değişiyor tabii. Benim -Tükçe içerikli- en çok vakit geçirdiğim, çeşitli araçlarla takip ettiğim bloglar kişilerin deneyimlerini (sırf iş değil) anlattığı bloglardır. Ben blog diye ona derim. Uğur Özmen’in websitesi de -benim algıma göre- pekala blogdur. (İki gündür şurada topyekün takınılan tavır çok sıkıcı. O ayrı.)
This comment was originally posted on FriendFeed
blog değil blogger tanımı dersek belki daha anlamlı olabilir.
This comment was originally posted on FriendFeed
Öfkenin nedenini anladığıma sevindim. "Blogcular ve saz arkadaşları’nın çizdiği sınırları hesaba katmamışım. Ben yıllarca kendime çizilen sınırları zorlamışımdır. Bir kez daha… Bana yeni değil. Buradan beni kovacak mısın Volkan?
This comment was originally posted on FriendFeed
Sevgili Burak,
Uzun yıllardan beri takipçin olarak kendini oldukça iyi kanıtladığın bir yerde bulunuyorsun ve internet de eskisi gibi saygısı olan bir yer değil. Doğal olarak senin konumunu bilmeyenler istedikleri gibi yazmayı sürdürüyor diye düşünüyorum. O yüzden enseni karartma ve kafanı bu konulara çok fazla yormadan bildiğin şekilde devam et.:)
hocam ben öfkeli filan değilim estafurullah. sadece kendiminde içinde bulunan bir sıfatın nerelerde kullanıldığını görererek hayretlere düşüyorum.
This comment was originally posted on FriendFeed
take it easy derler. severim.
This comment was originally posted on FriendFeed
kısır bir tartışmaya doğru gidiyor arkadaşlar bu konu yine. rixos’a giden arkadaşlardan rahatsız olansilin listenizden , girmeyin sitelerine , okumayın yazdıklarınnı. FF bir lifestream. burada çektiği fotoğrafıda koyacak , yediğini içtiğinide. havanda su dövüyoruz :(
This comment was originally posted on FriendFeed
mustafa su. zaten listemde değilller (burak harici) bakarsanız ben takip etmekten çok edilen bir friendfeed kullanıcısıyım. zaten de hide ve blockladım yazılanları çünkü kendi ağımı bedava reklam yaptıracak değilim firmalara. blogum ise söylenecek sözü siz alexa söyler benim bir şey demem gerek yok http://www.alexa.com/siteinfo/http%3A%2F%2Fblog.wolkanca.com%2F
This comment was originally posted on FriendFeed
mustafa su. zaten listemde değilller bakarsanız ben takip etmekten çok edilen bir friendfeed kullanıcısıyım. zaten de hide ve blockladım yazılanları çünkü kendi ağımı bedava reklam yaptıracak değilim firmalara.
This comment was originally posted on FriendFeed
"çünkü kendi ağımı bedava reklam yaptıracak değilim firmalara" :)
This comment was originally posted on FriendFeed
burak a da cevap vereyim. bloglar ve sosyal medya dediğimiz şey aynı zamanda sivil toplumun da sesleridir bana göre. arkadaşların pazarlama aracı olarak kullanmasından sıra kalırsa örneğin tunç abinin yaptığı bir hareket ve benzerleri gibi nefis tatlar verebilirler.
This comment was originally posted on FriendFeed
Bende diyorum bu blogcuların hepsi nasıl oluyorda risk’osa gidip sözleşip buluşup tatil yapmış, yanılıyormuyum? hepiniz yakın arkadaş/dostmusunuz yoksa blog sayesinde mi tanıştınız? Bide devletsah manzara resimlerinin devamını gönderecekti hâlâ göndermedi.
This comment was originally posted on FriendFeed
Volkan, blogger’dan ne anlıyorsun bilmiyorum ama orada blog yazarı olan, bloguna ihtimam gönderen, tek bir konu üzerine konuşan ya da pek çok konu üzerine konuşan pek çok insan var. Bu insanlar blogger değil demek ne sana ne de bir başkasına düşmez. Sosyal sorumluluk konusuna gelirsek, ben hiç bir STK’ya üye değilsem de sosyal sorumlu bireyler olmamızı her zaman savunurum. Ancak kimsenin böyle bir zorunluluğu yok, bunu farkında olmak lazım.
This comment was originally posted on FriendFeed
Çağatay: evet take it easy adamım :-) ancak ortada öyle bir hava var ki, sanki o listeleri birileri birilerine ayarlamış biz de oh ne güzel kaymağını yemişiz. Rixos’un 2 yıldır takip ediyorum dediği ve davet edip beraber bir şeyler paylaşacak ortam sunduğu insanları bu kadar ucuz bir şekilde bir de "kızım sana diyorum gelinim sen anla" şeklinde konu etmek bence hiç etik değil. Ne diyeceksen isim ver, konuşalım, tartışalım, tartışmayanla konuşmayanla da muhatap olma. Öbür türlüsü bence hiç etik değil.
This comment was originally posted on FriendFeed
Özhan: Ben elimden geldiğince araştırdım konuyla ilgili yazdım ama işin bu boyutunu bilmiyordum, yazdığın için teşekkürler. En basitinden içme suyu konusunun bile o kadar çok yönü var ki her yönünü dört dörtlük işlemeye çalışırsa insan hiçbir konuyu işleyemez. Sosyal medyanın güzelliği senin gibi farklı açıları bir araya getirebilmesi bence.
This comment was originally posted on FriendFeed
Onur Cengiz+1
This comment was originally posted on FriendFeed
Ayrıca yazıda verdiğim bağlantılar Süleyman Sönmez, Olcayto Cengiz ve Obsesif Cem Gencer’in yazılarınadır – hatırlatayım. Bizim bu tatile gittiğimiz hafta kalkıp da bunları yazmanızın tesadüf olduğunu söylerseniz çok gülerim :-) Yapmayın etmeyin, bir avuç insan neyi paylaşamıyoruz ben anlamadım gitti.
This comment was originally posted on FriendFeed
Olcayto Cengiz’in (ki abim olur) yazdığı "bılogırlara giydirme" olayının sizle alakası yoktur Burak. İnanılır gibi değil biliyorum ama internet gerçektende sizin ekseniniz etrafında dönmüyor.
This comment was originally posted on FriendFeed
Onur, Ebru: ortada elbette bir sinir boşalması da var. Oraya giden kimsenin "Türk Blog Eliti" olma arzusunda olmadığını düşünüyorum. Ancak aynı anda 10 küsur hiperaktif blogcunun elindeki telefonlardan, masalarındaki bilgisayarlardan (odada İnternet vardı) tıkır tıkır yazınca ortamda görüntü kirliliği yaşanmış, bundan rahatsız olanları anlamıyor da değilim ama bitti işte. Lifestreaming maalesef böyle bir şey, önümüz yaz, sizleri de görmek isterim :-)
This comment was originally posted on FriendFeed
Onur : "internet gerçektende sizin ekseniniz etrafında dönmüyor." sözünde haklısın. Derin sosyal medya başlığına bakılarak bu yorumu yapman doğal.
This comment was originally posted on FriendFeed
Ben oluşan görüntü kirliliğinde değilim, sadece dün akşam pınar isimli(nickli?) kullanıcının son derece yerinde ve düzgün dile getirdiği bir yoruma yapılan katran ve tüy harekatı karşısında rahatsız oldum. Özellikle gerek senin gerek başkalarının belirttiği "ismini açıkla da gel" yaklaşımı malesef sizi komik duruma düşürüyor.
This comment was originally posted on FriendFeed
Beni rahatsız eden goruntu kirliligi degil karsilikli saldirgan tavirlardi. Gereksiz bir alinganlik ve saldirganlik oldugunu dusunuyorum. Kirlilikle bas etme araclari var ffde. list olustur, hide et, olmadi blockla. :)
This comment was originally posted on FriendFeed
Belki o pınar isimli kullanıcı çalıştığı otelin eksiklerinden rahatsızlık duyan ama işini kaybetmek istemeyen bir Rixos personeli idi? İnternetin en büyük özelliği insanların anonim olmasıdır, site kullanım koşullarında gerçek isimlerin kullanılmasının zorunlu olması söz konusu değilken hiç kimsenin haddine değildir bu tip bir yaklaşımda bulunmak. Keza, yazılan bir şeyin doğruluğunu/yanlışlığını yazan kişinin ismi ve resmini ana kriter alarak değerlendirmek cehaletin en dip noktalarından biridir.
This comment was originally posted on FriendFeed
Ben zaten çalışan biriyim yeterince kazanıyorum blog bir hobi benim için, zaten tatil verseler bile gidecek zamanım yok.. Giden arkadaşlarda güzelce eğlenmişlerdir zaten.Bir kayırmacılık falan olduğunu da düşünmüyorum ya da kimi isterlerse onu çağırırlar sorun değil ama aklıma şu takıldı.Şimdi bloggerları çağırdık tatile gidiyor dendi ama giden arkadaşlar arasında benim bildiğim 2 veya 3 blogcu vardı.Diğerleri de bloggger mıydı.Eğer değilse niye çağırıldılar bloggerlara özgü bir tatilse..
This comment was originally posted on FriendFeed
Rixos’ta yediğiniz içtiğiniz afiyet bal şeker olsun, bilirim güzeldir, 35 yıldır Akdeniz’de turizm sektöründe çalışan bir babanın küçük oğluyum. Markaların davet ettiği, promosyonlara boğduğu birinin çıkıp o sponsoru eleştirmesi de zaten bizim toplumumuzda rastlanması güç bir muasır medeniyet seviyesidir. Ancak "kral çıplak olabilir mi?" diyene bile "sen de trollsün ama!" diye saldıracaksak Fatih Altaylı’nın köşe yazılarında dediği gibi "bizden adam olmaz".
This comment was originally posted on FriendFeed
Rixos’ta yediğiniz içtiğinizde gözümüz yok, merak etmeyin. Markaların davet ettiği, promosyonlara boğduğu birinin çıkıp o sponsoru eleştirmesi de zaten bizim toplumumuzda rastlanması güç bir muasır medeniyet seviyesidir. Ancak "kral çıplak olabilir mi?" diyene bile "sen de trollsün ama!" diye saldıracaksak Fatih Altaylı’nın köşe yazılarında dediği gibi "bizden adam olmaz".
This comment was originally posted on FriendFeed
ama Onur Cengiz haklı.
This comment was originally posted on FriendFeed
Bir de blogculuğı profesyonellştirme çabalarını anlamıyorum nasıl profesyonel olacak.Yönetici misin sen ki bir yerde.Ne yaptın kurumsallaştın mı? Bence blogger profesyonellikten çok bir hobi işi yürek işi.Eğer profesyonelleşirse başka yollara sapar.Çünkü profesyonel yönetici demek maaş karşılığı bir işi yapan demektir.Ona eşdeğer olur bence…
This comment was originally posted on FriendFeed
tartışmaya girmek istemiyorum ama burada gördüğüm bir durum var, çemberin içi ve dışı yapıyoruz. beğenmediğimizi hidelamak blocklamak başka, bir de sonra friendfeed e "blockladım çok rahatım, kendi arkadaş çevremle mutluyum" demek başka anlama geliyor. bunu bence yapmayalım insanları dışladığınız sürece (kim olrsa olsun) tepkiler artacak. özel bir tartışma ortamı arıyorsanız list yapın ya da facebook gurubu olusturun. ama herkese acik biryerdeysek blocklarım seni, garipsin sen, bizden değilsin demek itici olabiliyor.
This comment was originally posted on FriendFeed
Onur Cengiz: troll dediğin adamın tanımını bir daha mı yapalım? Onun dışında yüzü olup gelen herkese elimden geldiğince cevap vermeye çalışıyorum, daha ne yapabilirim bilmiyorum? Bence ‘pinare’ kullanıcısına tepki verilmeyip block etmekten fazlasını yapmasak daha iyi olur ama, dediğim gibi, sıkıldım bu işlerden.
This comment was originally posted on FriendFeed
Deniz: kimse kimseye garipsin, bizden değilsin demiyor. Ben yazdıklarından rahatsız olduklarımı engelliyorum, bunun da reklamını yapmıyorum. Ama kalkıp da tam da o gün açılmış sıfır kilometre bir hesaptan provokasyon yapana da block koyun diyorum. Dün ‘troll’ olmadığı halde rahatsız olduğum birini troll addetmişim, çıkardım listeden. İnsanlar hata yapar, önemli olan hatayı farkettikten sonra telafi etmek için çaba gösterip göstermemeniz.
This comment was originally posted on FriendFeed
Hanım yetiş olay var! :D
This comment was originally posted on FriendFeed
@kaan: pro-blogger neden olunmasın ki? bu işten para kazanıyorsanız -ki kazanan örnekler, hatta hayatını sadece blogdlardan geçindirenler var- ve uğraş veriyorsanız, pro’luğun kimseye bir zararı olacağını sanmıyorum. Siz hobi amaçlı yapıyorsunuz diye herkes bu açıdan bakmak zorunda değil. Mesela ben eski blogspot’taki blogum sayesine 1-2 yerden yazarlık teklifi almıştım. Bunları değerlendirince hobi olarak yapılmıyor mu bu işler? Gayet te güzel yapılıyor…
This comment was originally posted on FriendFeed
Ben kimsenin alınmayacağını düşünerek açık açık söylüyorum, friendfeed de sevdiğim insanların da yaptığını görüyorum. müge, burcu ve zaman zaman herkesin "blockladım rahatladım, güzel fonksiyon" postlarını görüyorum. o block işleminin öbür tarafında olmak da var. bunu yapmak tüm bağları koparmak oluyor. nasıl ki siz empati bekliyorsunuz, onlara da göstermek lazım. bir diğer konu da ister istemez sınıf farkı yaratılıyor burada, kimimiz öğrenci, kimimiz haftasonu dahil çok yoğun çalışıyor, kimi de haftasonları yediği sushilerin fotografını çekiyor gonderiyor. bu durumda insanların birbirinden rahatsız olma ihtimali çok fazla, bu kdar ic ice oldugumuz bir ortamda hayatları paylaşıyorsak dikkatli olmak lazım. en azından tepkileri daha sessiz vermek lazım diye düşünüyorum.
This comment was originally posted on FriendFeed
Herkese "Natalie Cole’ dan "Here’s That Rainy Day" şarkısını öneriyor ve parçayı dinleyerek rahatlamasını öneriyorum:) bunlara sadece bir blog takipçisi yada eski adıyla bir okuyucu olarak şunu diyebilirim ben Uğur Özmen, Burak "cyrus" Bayburtlu, Volkan Yılmaz(wolkanca) ve diger blogerları burda gördüklerimi yada duyduklarımı okuyorum. Burda merak edilmemesi gereken bir konu var kanımca oda içerik herşeydir, insanlar bir markaya destekte verirler yeri gelince "giydirirlerde"..
This comment was originally posted on FriendFeed
buna kararı verecek olan okuyucudur, siz bir markaya "hizmet" ediyorsanız merak etmeyin bu çok kolay okuyucu tarafından anlaşılıyor. Birde burdaki "blog" atmosferinde denklemin diger tarafındaki okuyucu yada takipçiyi dışlıyor oluşu çok ilgilimi çekiyor. Zamanla hepsi oturucaktır kanımca yalnız burak’ ın söylediği o suyun taşıpta ateşi söndürmesi bizim çok severek yaptığımız birşey buna dur diyebilmek lazım, takipçiyi unutmadan.
This comment was originally posted on FriendFeed
ben kişilere karşı kırcı olacak bir şey yazdıysam saygısızlık ettiysem özür dilerim. yazdıklarım sadece bloggerlar ekseninde, yani burada şahsen tanıdığım kimse yok, kimseye ne dost ne de düşman olabilirim benim melsem "blogger" sıfatı. benden başkası da bunları buraya yazamaz.
This comment was originally posted on FriendFeed
Sevgili oğlum,
İnsanın düşüncelerini açık yüreklilikle, diğer insanlarla paylaşması, onları dinlemesi, anlaması ve bilgi derinliğine dayalı görüşlerini sunması ne güzel şeydir.
Ancak unutmamak gerekir ki,ilkel insan düşünemediği için somut yaklaşımlarda bulunabilmektedir. Ancak gelişmiş insanlar düşünebildikleri için soyut yaklaşımlarda bulunabilirler.
Evrim geçirmek gelişmektir.
İletişim sürecinde bu önemli hususun göz ardı edilmemesi çok önemli ve etiktir.
Sevgilerimle oğlum,
Sevgili dostlar, bu konuda bütün bir gün ağzını açıp da bir şey söylemeyen, konuşacak iki satır kelamı olmayanlar tabii ki canımı sıkmayacaktır. Benim içim rahat ancak kalkıp da bizi tatile davet ettikleri dönemde bunları yazmaları dahi ne kadar samimiyetsiz olduklarının ispatıdır. Sağolun, hep varolun :-)
Sevgili babacım, bilgeliğin her zaman ışığım olacaktır. Teşekkür ederim her şey için.
awwww cry babiessss, look how cute they are. Abi ama FF ve benzeri mikro seyler biraz absurd; yani mikrolastikca `giydirme` battleground’u oluyor, cunku hizli, bence yani. Sana Kylie ablamizdan ‘Where The Wild Roses Grow’ yolluyorum, FF/benzeri dertlerin icin… Gulu seven dikenine de katlanir _ike_ine de gercegi uzucu olsa da parca yardimci olabilir keh keh.
Ben pek olayların içinde değilim. Yalnız söylebileceğim birşey var ki o da etikten bahseden bazı arkadaşların zamanında, Msn Spaces’daki yazılarımı olduğu gibi kopyalayıp günümüze kadar geldikleridir. Kendileri beni bilgi paylaşım amaçlı blog yazmaktan tamamen soğutmuş olup günümüzde kendileri de yazılarının olduğu gibi kopyalanmasından müzdaripler ve konularda “etik” kelimesini ağızlarına alıp atık tutmaktalar.
← Previous Comments