En son yazıyı yazdığımdan bu yana neredeyse 2 ay olacakken insan nereden başlayacağını bilemiyor. O yüzden en hızlı şekliyle konuya girip hayatımı son dönemde en çok yönlendiren şu yeni oluşumdan da bahsetmeyi doğru buldum.
Öncelikle sosyal medyanın tanımını yapayım (büyük laf!):
Sosyal medya, kullanıcı içeriğinin kendisi ve yayıldığı, yayınlandığı, paylaşıldığı her tür platformun genel adıdır.
Hemen bu tanıma karşı çıkacak sesler olacaktır. O nedenle izin verin bir cümle ile yaptığım sosyal medya tanımını açayım :)
Öncelikle sosyal medya, kullanıcı içeriğinin ta kendisidir. Geleneksel medyada içeriği sunanlar profesyonelken sosyal medyada bunu meslek edinmiş çok az insan vardır. Geleneksel medyada kurumlar reklam ve haber yoluyla varolma savaşı verirken sosyal medyada bizzat temsil edilebilirler. Zaten geleneksel medya ile en önemli ayrıştıkları nokta sosyal medya içeriğinin bir monologdan ziyade diyalog olmasıdır.
Tanımda ne demiştik? Sosyal medya bir içerik olduğu kadar bunların yayınlandığı ve barındığı platformlardır. Sosyal medya araçları da diyebileceğimiz bu platformları aslında hepiniz kullanıyor ve seviyorsunuz: Facebook, Myspace, Google Groups, Donanım Haber, Twitter, Friendfeed.. ve daha niceleri. Çok uzun bir listeye Wikipedia’daki Social Media sayfasından ulaşmanız mümkün.
Bunlardan bazıları eskiden beri var olan sosyal medya ortamlarıyken bazılarını belki de ilk defa duydunuz. Emin olun benim gibi ilgili bir kullanıcının bile bilmediği tonla sosyal medya ortamı var. Bunların ortak özellikleri şöyle:
- Erişilebilirlik – her zaman her yerden erişebiliyorsunuz. Bunun arkasında bir diğer özellikleri olan programlanabilirlik varsa da ilk günden mobil cihazlarla uyumlu geliştiriliyorlar, eposta ile güncellenebiliyorlar.
- Programlanabilirlik – aşağı yukarı her platformun kendine has ya da belli standartları kullanan bir uygulama geliştirme arayüzü (API) var. Bu sayede sürekli bir takım araçlarla kullanıcılara ek fonksiyonalitenin sağlanması mümkün oluyor.
- Ölçeklenebilirlik – genellikle binlerle ifade edilen bu araçların kullanıcı sayısı milyonları bulsa da baştan itibaren pek çok yeni nesil teknolojiyi kullanarak kitlelere hizmet verebilecek kapasitedeler.
- Dinamik – sosyal medyanın en önemli özelliği de her şeyin su gibi akışkan, dinamik, sürekli güncelleniyor olması. Bir blog takip ediyorsanız tabii ki bunun bir güncellenme sıklığı oluyor. Ancak takip ettiğiniz blog sayısının artmasıyla beraber sosyal medya sizin için bir süre sonra takip edilemeyecek bir hızla akan bir nehir haline geliyor. Yani her ne kadar servisin tipiyle ilintiliyse de dinamizm sosyal medyanın her yanında.
Ve gelelim bu yazıyı yazmamın en önemli sebebine. Bir süredir Türkiye’den de pek çok sosyal medya projesi çıkarken küçük de olsa bir sosyal medya camiası oluşmaya başladı. En aktif topluluğun olduğu ortamlardan biri de Friendfeed ve burada yeni nesil sosyal medyayı aktif kullanan yaklaşık 2000 kişilik bir topluluk haline geldik (yanılıyorsam düzeltin?). Çoğunluğu İnternet ve çevresindeki iş kollarıyla pazarlama dünyasından ekmeğini kazansa da lise öğrencisinden emekliye, müzisyeninden eğitimcisine pek çok iş kolundan dostlar burada.
Peki bunca ortam varken neden Friendfeed denen bu anlaşılmaz sitede toplanıyor bu insanlar? Biliyorum uzun bir yazı oldu ve sıkıldınız ama ben size Friendfeed nedir? sorusunu da yanıtlayıp konuyu bağlar bağlamaz şu sıcak havada daha fazla bilgisayarın başında oturmamayı planlıyorum.
Friendfeed daha önce bir yorumda da ifade ettiğim gibi herkesin kendine göre şekillendireceği bir sosyal araçtır. Bu aracın en önemli özelliği sizin daha önce başka ortamlarda oluşturduğunuz kimliklerden yaptığınız beslemeleri (RSS), yayınları, paylaşımları, aktiviteleri – neredeyse her şeyi tek bir arayüz üzerinden sunuyor olmasıdır.
En güzel araçlar sizden yeni şeyler öğrenmenizi beklemek yerine sizlere mevcut düzeninizde kolaylık sağlayan araçlardır. İşte FF de böyle bir araç olduğundan her türlü ortamda var olan kimliğinizi daha okunabilir ve paylaşılabilir kıldığından benim son dönemde en çok kullandığım araç oldu.
Friendfeed adresimi hemen vereyim: http://friendfeed.com/burakbayburtlu – blogumda da yeni tasarıma geçtiğimden bu yana yukarıda linki de var. Bu adrese girdiğinizde benim Flickr hesabımda beğendiğim fotoğrafları, Twitter’da yazdıklarımı, FF’te yaptığım yorumlarımı, beğenip de işaretlediğim Youtube videolarını, bloguma yazdığım yazıları ve daha şu an aklıma gelmeyen ne kadar çok İnternet sitesinde aktivitede bulunuyorsam onları tek bir ekranda görebiliyor olacaksınız. Bundan iyisi can sağlığı :-)
Neyse, dediğim gibi.. FF’te geçirdiğim sürenin blog yazma frekansıma eksi olarak yansıdığını farkındayım. Ancak şu an bambaşka ve dinamik bir mecrada farklı telden pek çok insanla bilgi paylaşımına girmenin keyfi de yadsınamaz. Zaten bu kadar dinamik olması da blogların geleceğinin daha kolay tüketilebilir içerikte olacağının en önemli işareti (bunu uzun bir sosyal medya yazısında yazmış olmam da ironik oldu)
Bir daha bu kadar uzun bir yazı yazar mıyım bilmiyorum? Ancak emin olun Friendfeed’e geldiğinizde pişman olmayacaksınız. Daha sonra bu konuya tekrar değinene kadar sosyal medyanız bol olsun ;-)
[Resmin kaynağı: Fred Cavazza - Social Media Landscape (redux)]
Like this post? Post Comment, Download and Subscribe RSS

{ 28 comments… read them below or add one }
güzel özetlemişsin olayı. sosyalmedyanedir.com domaini alip buna yönlendirme yapacağım :)
This comment was originally posted on FriendFeed
Altından kalkması güç bir konu ama yazmayı özlemişim :) Sağol Burak :)
This comment was originally posted on FriendFeed
bayagi olmustu yazmayali hakkaten umidimi yitirmeye basliyordum =] ellerine saglik.
Eline sağlık Burak. Şu cümleye pek katılmıyorum gerçi: "Zaten bu kadar dinamik olması da blogların geleceğinin daha kolay tüketilebilir içerikte olacağının en önemli işareti." FF gibi mecraların -iletişimi bilgiye erişim olarak da algılarsak- dijital bilgi çöplüğü olmak gibi bir kaderleri var bence. FF’in dinamizmi yadsınamaz elbette ama bu blog’lara bir örnek teşkil etmeli midir ondan emin değilim. Örneğin, yazı boyunca yazının uzunluğu hakkında özür dilemen bile aslında biraz rahatsız etti beni.
This comment was originally posted on FriendFeed
:)
This comment was originally posted on FriendFeed
devam: Bilgiye ve fikrine mühim verilen bireylerin fikirlerine ulaşmanın tek yöntemi microblogging olamaz. Blog’lar kendi evrimleri içerisinde farklı bir yere konumlanırlar elbette. Ama bunun, FF’e yakın bir yer olmak zorunda olduğunu düşünmüyorum.
This comment was originally posted on FriendFeed
Ya ne güzel yazıyorsun, daha çok yaz :)
This comment was originally posted on FriendFeed
Alper, orada bir anlatım bozukluğu var maalesef. Benim kastım 140 karakter kesinlikle değil. Ben daha kompakt, örneğin Uğur abinin yazıları gibi bir şeyden bahsediyorum. Konuyu uzatınca okuyucunun ilgisi başka yerlere kayıyor. Elbette uzun blog yazıları, makaleler, kitaplar… bunların yerini FF gibi bir yer almayacak. Ancak kitlelere ulaşmak isteyenlerin artık bir köşe yazısından uzun yazmaması gerektiğini düşünüyorum :)
This comment was originally posted on FriendFeed
Sunipeyk: sağol, bi tanesin :)
This comment was originally posted on FriendFeed
Uğur Özmen’in yazıları çok güzel bir örnek oldu evet. :)
This comment was originally posted on FriendFeed
2B Üstad, Allah ne muradın varsa versin. Pek güzel aktarmışsın bilgileri. Yeni başlayanlara rehber mahiyetinde linkleyeceğim. Teşekkürler, yazdığın ve paylaştığın için.
This comment was originally posted on FriendFeed
Alper, anlaştığımıza sevindim :) TT: sağol, Mayıs başından beri yazmıyordum, alkışlarla yaşıyorum valla :)
This comment was originally posted on FriendFeed
Donup dolasıp frıendfeed e gelmek. Iste tum mesele bu :p
This comment was originally posted on FriendFeed
tekrar hoş geldin :)
This comment was originally posted on FriendFeed
Burak, özletme kendini bu kadar
This comment was originally posted on FriendFeed
Burak senin blogun varmış :p (söyleyene bak) Hah şöyle yaa, eline ağzına sağlık. Güzel oldu bu yazı, ben de nereden başlayacağımı bilemiyordum ;)
This comment was originally posted on FriendFeed
Sagolun dostlar, insan ara verince nereden baslayacagini bilemiyor sadece. :)
This comment was originally posted on FriendFeed
eline saglik hocam. super, dolu dolu bir yazi olmus. :))
This comment was originally posted on FriendFeed
güzel özet olmuş burak eline sağlık ;)
This comment was originally posted on FriendFeed
Eline sağlık Burak’cım, yorum ve like’lara bakılırsa epey özletmişsin kendini :)
This comment was originally posted on FriendFeed
"Emin olun benim gibi ilgili bir kullanıcının bile bilmediği tonla sosyal medya ortamı var." mutlaka vurgulanması gereken bir konuydu . Atlamamışsın..Güzel bir yazı olmuş :)
This comment was originally posted on FriendFeed
Yorum ve like’lara bakılırsa bu yazı yazma işine daha sıkı sarılmam lazım. Hepinize çok teşekkür ederim :)
This comment was originally posted on FriendFeed
Yazının sonundaki itiraflar kısmı "blogumu aldatıyorum" tadında olmuş. Aldatmaman gerektiğini yorumlardan da anlamışsındır =)
This comment was originally posted on FriendFeed
Aldım dersimi, FF’te en çok yorum ve like alan yazılarımdan biri bloguma yazmamsa bi daha da gelmem FF’e (vur deyince öldüren insan modeli) :)
This comment was originally posted on FriendFeed
Ellerine sağlık, lütfen böyle uzun yazılar yazmayı da bırakma, okuyan okur. Sonuçta içeriğinde bilgi var. Bilgiyi almak isteyen okur, istemeyen okumaz. Ama bilgiyi almak isteyeni, okumayanlar yüzünden sendeki donanımdan mahrum etme. :)
This comment was originally posted on FriendFeed
Medyanın önüne sosyal gelmiş olanıdır
This comment was originally posted on FriendFeed
Pazarlama bloglarına bakıyorum da kimse Article Marketing konusundan bahsetmiyor. Ya bu konudan kimse haberdar değil henüz yada önemsenmemiş durumda. Yalnız şunu söylemem gerekir ki hedef kitlenin ihtiyaçlarına cevap verecek içerikler oluşturarak internette yayılmasını sağlamak pazarlamanın en güzel ve karşılıklı faydası olan bir yolu. Bu konu uluslararası pazarlama platformlarında önemini her geçengün arttırıyor.
Sizi kandırmışlar. Sosyal medya dediğiniz sosyal ağ değil mi? Yeni isim koymaya çalışmak gereksiz…
{ 7 trackbacks }