İnternet Bizim Memleket

Haddinden uzun süredir blog yazmıyorum. Bunun belli bir nedeni de yok – pek çok sebep sayabilirim ancak hiç biri de bahane değil. Şu an bu satırları yazdığıma göre anlayın ki bıçak kemiğe dayanmış.

Her şeyin nasıl başladığını inanın artık ben bile hatırlamıyorum. İlk hatırladığım şeyler arasında Ekşi Sözlük’ün kapatılması var ki.. o zamanlar “nasıl olur böyle bir şey?” diye düşünüyorduk. Hangisi önce geldi hangisi sonra geldi bilmiyorum.. Youtube.com da kapandı defalarca. Sonra bir baktık ki başımıza 5651 diye bir yasa gelmiş. Yasa dediysek.. sanırsın hayatımızı düzene koyacak kurallar bütünü. Yok efendim.. asla öyle olmadı 5651 de, sansürü mahkeme kararıyla değil artık insiyatif kullanarak kapatacak bir devlet dairesine kuvvet verdi, sanki vatandaş olarak ihtiyacımız varmış gibi.

Katalog suç dediler geldiler. Sağolsunlar çocuklarımızın cinsel istismarına engel olacaklardı, Atatürk’e karşı işlenen suçlara mani olacaklardı. Hangimize samimi geldi? O zamanlar, 2007’de yani, Dışişleri Bakanı olan Abdullah Gül şimdi ne söylese boş, onun parçası olduğu grup değil miydi bu yasayı çıkaran? Öyleydi ya. İtiraf edeyim, o zaman da şöyle düşündüm, şimdi de tekrar edeyim: çok güzel kullandılar Atatürk’ün adını ve çocukların cinsel istismarını, uyuşturucuyu, intihara teşvik gibi korkunç bir kavramı.

Evet yasa çıktı, katalog suçlara dayanarak kapatılmaya başlandı siteler. Aradan geçen süre zarfında sürekli tepki gösterdik ama bir avuç İnternetli olarak sesimizi yanıbaşımızdaki komşumuz duymadı. En kötüsü de “yahu DNS var işte değiştir gir ne ötüyosun” diyenlerdi. O kaypaklığı kendime hiç yediremesem de ben de bir sürü takla atarak girdim, Başbakan giriyorsa sıkıntı olmazdı dedim.

Bugün ne oldu bu kadar yaygara yapıyoruz? Öncelikle şunu söyleyim: “bu yapılanlar siyasi” diyen Tayfun Acarer yanlış biliyor sevgili dostlar! Eğer siyasi olması için bir parti ya da ideolojinin güdümünde olmamız gerekiyorsa kesinlikle değil. Tamamen kafa yapısıyla alakalı, farklı düşüncelere sahip bir kısım bürokratın bana kendi fikirlerini DAYATMASI ile alakalı.

Bunu siyasi görebilir ama, zaten devletin bürokratının siyasetle işi ne? Esas onu sormak lazım Tayfun Bey’e. Siz kamu yararı için orada değil misiniz? Siyasetle işiniz ne olabilir ki? İşte o yüzden bir siyasi görüşe dayalı değil, dünya görüşümüze dayalı bir tepki bu efendim. Burada militan yok, burada komitacı yok, burada sadece benim gibi binlerce İnternetli var.

Sonra efendim yine kendisinin dediği gibi çarpıtmak da yok. Özgürlük dedi iktidardakiler, ileri demokrasi dediler. Biz de onu istiyoruz ve o yüzden kurumlarını, kararlarını ve düzenlemelerini İSTEMİYORUZ. Bunun neresi çarpık?

Ne oldu demiştik değil mi? Konuyu bağlamak adına özet geçeyim:

  • Önce 22 Şubat 2011’de BTK bir karar yayınlandı, kendisini şuradan okuyabilirsiniz.
  • Bu kararı daha yeni yeni konuşurken BTK bu defa hosting firmalarına yasaklı kelimeler içeren sitelere hizmet vermemesini söyledi, o liste şurada.
  • Bombaların etkisi geçmeden hosting yani sunucu barındırma firmalarına “tam olarak şu sitelere hizmet vermeyin” listeleri gitti, olay da orada patladı.

Burada olan biten kabaca bu. Uygulamaya bakarsak o da vahim:

  • Sansür uygulanan sitelere halen giriliyor, bu filtreler olsa da girilecek gibi gözüküyor zira VPN’den proxy’ye türlü türlü alternatif var, @mserdark mesela AceVPN tavsiye ediyor.
  • Yasaklı kelimelerle ilgili BTK hemen geri adım atıp “biz aslında kapayın demedik, bu kelimeleri barındıran sitelere dikkat edin, zararlı olabilir dedik sadece” açıklamasıyla geri vites yaptı.
  • Son kararındaki siteler arasında Ekşi Sözlük olup da bir anda İnternetli hemşerilerimizin tepkilerine nail olunca büyük bir süratle hosting firmalarına “şu siteleri kapatın demiştik ama kapatmayın, biz açıklama yapacağız” açıklamasıyla ikinci bir geri adım attılar.

Tayfun Acarer’den tutun da adı geçen devlet kurumlarda görev alan hiç kimseyi suçlamıyorum. Onlar muhakkak doğru bildiklerini yapmaya, doğru olduğuna inandıkları bir hizmeti hayata geçirmeye çalışıyorlar. Ancak kazın ayağı öyle değil. En azından #22agustos etiketini Dünya genelinde trending hale getiren ve binlerce defa bunu sosyal ağlarda paylaşan İnternetliler olarak ne istiyoruz?

  1. İlk adım olarak 5651’in işlevsiz ve teknolojik olarak imkansız olduğunu kabul edip bizi bu yasadan kurtarmalarını istiyoruz.
  2. Devreye almaya çalıştıkları yeni paket sistemiyle ilgili herhangi bir regülasyon getirmek yerine tüketiciyi bilinçlendirecek çalışmalar yürütmelerini istiyoruz.
  3. Hali hazırda yürürlükte olan ve 60.000 siteye herkesin erişimini engelleyen uygulamayı sonlandırmalarını istiyoruz.
  4. Uygar ülkelerdeki gibi sınırsız, engelsiz, kurallarla sınırlandırılmayan ve en önemlisi dinlenmeyen bir İnternet istiyoruz.
  5. Bundan sonra İnternet ile ilgili adımlarını atarken de hem bu işi bilenlere, hem de bu konudan etkilenecek vatandaşlara sorarak hareket etmelerini diliyoruz.

Bir daha bu konu gündeme gelmesin diye artık gerçek özgür İnternet istiyoruz. İnternet bizim memleket, memleketimizi rahat bırakın istiyoruz. Çok mu şey istiyoruz?