Cep Telefonları - Popüler Teknoloji (BETA)
jump to navigation

CES’in MWC’nin heyecan vermediği an 23 Şubat 2008

Son dönemde yazı yazma sıklığımın düşmesinin sebebini sorgulamıyor değilim. Ne oluyor da ne CES ne de MWC’de tanıtılan neredeyse hiç bir ürün heyecan vermiyor?

Bu konuda tek kafa yoranın ben olmadığıma eminim. Son dönemde inovasyon adına çok yol kateden mobil dünya, artık “tek cihaz mı iki cihaz mı?” tartışmasının yaşandığı 2000 öncesinin mobil dünyası değil. Artık insanlar her şeyi yapan cihaz hangisi ise onu tercih etmeye çalışıyor. Bu noktada inovasyon, yazılım ve donanım tasarımında olmaya başlıyor.

Yazılımın iletişim ihtiyaçlarında tam entegrasyona gitmesi atılan en önemli adımlardan biri. Bunun örneklerini Nokia Ovi, Yahoo oneConnect, Blackberry gibi kurumsal cihazların bile artık IM, social networking gibi bilgisayar başında kullanmaya alışık olduğumuz servisleri kullanıcılarına sunmasında görebiliyoruz. Artık sosyal hayatınızı çekip çevirmek için eve gidip bilgisayarınızı açmanıza gerek kalmayacak, evde çoluk çocuk bilgisayarın başına geçip chat yapmak için birbirini yemeyecek gibi gözüküyor.

Diğer önemli inovasyon ise Apple’ın her zaman sonradan gelip Steve Jobs’ın karizmasıyla domine ettiği alanda oluyor: arayüz. Her ne kadar tamamen dokunmatik ekranlı telefon devri 90ların sonuna doğru Pocket PC(sonradan Windows Mobile oldu) ve Palm OS ile çoktan başlamıştı. Hatta o dönem Ericsson da dokunmatik ekran kullanan telefonlar yarattıysa da bir şekilde muvaffak olamadı.

Apple ise iPhone’la kısa bir sürede 4 milyon insanın cebine nasıl girdi bu halen bir muamma. Bu yüzden CES’te de MWC’de de Nokia ve Sony Ericsson’dan hep bu cihazı taklit etmeye çalışan arayüz tasarımları görüyor, hep “acaba iPhone’dan bir sonraki adımları ne olacak?” diye izliyorum.

Arayüzde bir sonraki adımı kestirmek güç: acaba üç boyuta geçilecek mi? acaba ses tanıma dünyası neler yapıyor? acaba insanları Apple’ın yaptığı gibi şaşırtacak bir sonraki adım nedir? Bunların cevabını henüz bilmiyorum. İşte bu yüzden yeni çıkan her şeye şöyle bir bakıp geçiyorken Apple’a olan nefretim sürekli artıyor. Sayelerinde artık ne MWC ne de CES gibi bendenizin de dahil olduğu “gadgetfreak” cemaatine bayram ettiren organizasyonlardan tad alamıyorum.


iPhone hakkında her şey 21 Kasım 2007

iPhone 8GB’in N95 8GB ile cekilen fotografi

iPhone, 2,5 ayda 1 milyon 250 bin adet satan ve Steve Jobs adıyla tanınan pazarlama dahisinin son ürünü. Türkiye’de ise satışa sunulmadığı halde yaklaşık 8 bin kişi tarafından kullanıldığı söyleniyor ki satın almak ve Türkiye’de kullanılır hale getirmek için gereken ekstra çabayı hesaba katarsanız hiç de azımsanamayacak bir miktar.

Bu yazıyı standart bir inceleme yazısı olarak değerlendirmeyin, bu konuda uzmanlaşmış ve benden çok daha uzun zaman ayırarak videolar çeken, fotoğraflar veren pek çok site var. Benim sizinle paylaşmak istediğim daha çok bu geçen 40 gündeki deneyimim olacak ki kafanızda soru işareti kalmasın. Önce satın alma macerasından başlayalım isterseniz.
(more…)


Nokia N95 8GB, N81 - hangisini ne kadara alacağız? 22 Ekim 2007

Nokia N81 - Nokia N95 8GB

 Kısa bir süre önce duyurulan Nokia N95 8 GB ve Nokia N81/N81 8GB, çeşitli merkezlerde satışa sunuldu. En çok merak edilen şeyi yazayım da rahatlayın: telefonların Avrupa fiyatları yaklaşık olarak şöyle(operatör paketsiz, SIM kilitsiz):

Henüz çok yaygın olmadıkları için göreceğiniz üzere fiyatlar da oturmadı. Türkiye fiyatları ise malum, %20 kadar daha pahalı olacak. Bunda ağır vergi yükünün etkisi ne yazık ki çok fazla.

Hangi telefonu seçmeliyim diyenlere de cevap vereyim:

diyerek işin içinden çıkacağım. Bu arada Nokiacıları kızdırmayalım: Nokia N95 8GB, iPhone’un çok ilerisinde yazılım desteği ile gelen, tüm teknoloji delilerinin başını döndürecek bir cihaz. Umarım bahsedilen performans iyileştirmeleriyle gerçek potansiyelini gölgelemez.

Şimdiden pek çok sitenin incelediği Nokia N95 8GB‘la ilgili ilk izlenimlere gelirsek: çok daha hızlı ve %25-30 civarı daha uzun pil ömrü olduğu söylenior. Özellikle yeni hafıza yönetimi ile çok güçlü ve çok stabil bir hal gelen N95 8GB, Nokia’nın bir sonraki amiral gemisi olacak.

Nokia N81 ailesi ise hem bütçeyi daha az yoran hem de Nokia’nın iPod-vari yeni tekerleğiyle ve ekranın üst tarafına yerleştirilmiş oyun tuşlarıyla geliyor. Pek çok N95 8GB kullanıcısı bu iki özelliği kıskanacak. Her iki cihazın içinde yüklü gelecek 3 boyutlu bir menü ise ortak noktaları ve OVI’ye geçiş niteliğinde. Bu menü en çok kullanılan çoklu ortam özelliklerini ve N-Gage arayüzünü barındırıyor. S60′ı sürekli görsel olarak ileri götüren Nokia’dan bu epeydir bekleniyordu zaten.

Son olarak iki de iyi haberim var: bu modeller Türkiye’ye ilk geldiğinde buradan incelememi okuyabileceksiniz, eğer bu cihazları satın almayı düşünüyorsanız siteyi takibe devam edin. Diğer iyi haber ise Nokia’nın Türkiye’de N-Gage platformunu duyuracak olması. Bunun anlamı şu: dünyanın dört bir yanındaki diğer N-Gager’larla aynı anda oyunları indirip telefonunuza yükleyebileceksiniz. Bu da Nokia’nın Türk oyuncu camiasını ne kadar önemsediğine dair bir işaret olsa gerek.

Şimdilik bu kadar, gelişmeler için favori fiyat arama motorunuzu takip etmeye devam edin derim.


iPhone hakkında 15 Ekim 2007

iPhone hakkında uzunca süre önce birkaç şey yazmıştım, takip edenler bilir. Bu kadar eksiğine rağmen bir gün iPhone almak isteyeceğimi hiç düşünmezken sevgili Burç’un New York’tan elinde bir iPhone‘la gelmesi, her şeyi değiştirdi.

iPhone‘un eksilerini saymakla bitiremezsiniz, bitiremedim de. Her yerde yazılanları hızlıca hatırlatmak gerekirse: pili sabit, AT&T’ye kilitli, MMS yok, 3G yok, sanal klavye rahat değil, 3rd party uygulamalar sadece web tabanlı, iTunes’a bağımlısınız… daha da çıkar eminim.

Bütün bunları göre göre neden iPhone aldı 1 milyon insan? Bunu vakti zamanında S60 kullanım alışkanlıklarını inceleyen Nokia‘nın araştırma sonuçlarında görüyoruz. Buyrun:

Sonuç olarak iPhone birkaç eksi ve pek çok artı puanla, ortalama smartphone kullanıcısının video hariç tüm ihtiyaçlarını karşılayabildiğini gösteriyor. Bu da iPhone’un aslında o kadar da eksik bir cihaz olmadığını, Jobs’un güzel iş çıkardığının ispatı (sanki 2,5 ayda 1 milyon satış değilmiş gibi)

Bir süredir “teknoloji için yaşamak” yerine “yaşamak için teknoloji” felsefesini benimsemeye çalıştığım(İngilizce live to geek vs. geek to live) ve Nokia dışındaki alternatiflere de bakmam gerektiğini düşündüğüm için bir iPhone sipariş ettim. Bakalım uzun vadeli kullanımda 1.nesil iPod nano’mun ve Nokia N93′ümün yerini alabilecek mi?


Nokia E90 hikayem - 1.Levent Vodafone mağazası, Nokia Türkiye ve araya sıkışan 550 YTL 29 Eylül 2007

Güncelleme: Bugün Nokia destek ekibi ve üst düzeyi bana ulaştı, iade konusunda yardımcı olmak istedilerse de telefonu telefoncuya yok pahasına geri vermiş olduğum için ne yazık ki iade edemedim. Yine de itiraf edeyim, Nokia’dan Salih Bey’in bakış açısı ve yaklaşımı takdire şayandı.

Yazıyla ilgili “1 ölü piksel için bu kadar yaygara koparılır mı?” diyenler varsa yazıyı bir daha okumalarını rica ediyorum.

Dün itibariyle bir haftayı bulan bir sürecin sonuna geldiğimde aklımda şunlar vardı:

Başımdan geçenleri kısaca özetlersem: (more…)


Nokia N81, N95 8GB ve yeni servislerle dolu bir gün 29 Ağustos 2007

Nokia’nın bugün düzenlediği sanal organizasyonun kısa tanıtımlarını izledik ve geriye sadece soru-cevap bölümleriyle kısa incelemeler kaldığına göre bu konuda birşeyler yazabilir durumdayım.

Nokia N81 ve Nokia N81 8GB

Nokia N81 8GBNokia N81 8GBNokia N81 8GB

İlk N-Gage çıktığında ne oyunları ne de teknik özellikleri, tasarımının gördüğü ilgiyi göremedi. Klasik N-Gage, taco ve sidetalkin(yankonuş) kelimeleriyle beraber anıldı. Her ne kadar pek çok problem ve eksikle gelen bir platform da olsa kısa sürede 1 milyon satış rakamını geçmiş, klasik konsola bakış açısının birkaç yıl içinde çok değişeceğinin sinyallerini vermişti.

İşte bugün, N-Gage artık bir donanım olmaktan resmen çıkıyor ve Nokia‘nın oyun topluluğu ve servislerinin genel adı haline geliyor. Bu platformun en önemli cihazı ise Nokia N81 oluyor(işte bağladım :) ) (more…)


eski yazılar »