Popüler Teknoloji » Cep Telefonları

'Cep Telefonları' kategorisi arşivi

3G ufukta gözüktü

3G

Bir ülke düşünün ki, çok değil bundan 25 sene önce eve telefon hattı çektirmek için araya hatırlı tanıdıklar sokmak zorunda olduğunuz ya da aylarca beklediğiniz. Bir ülke düşünün ki telekom operatörünü özelleştirirken değeri katlanarak artacak diye yıllarca genişbant İnternet altyapısına kuruş yatırım yapmamış. Bir ülke düşünün ki en büyük telekom operatörü özelleştirilmesine rağmen regülasyonu avcunun içinde tutuyor. Bir ülke düşünün ki çağdaşları kıta genelinde aynı tarifeyle dolaşımı konuşurken operatörleri arasında numara taşımaktan aciz kurumlara sahip. Bir ülke düşünün ki bir çok gelişmiş ülkenin burnunun dibinde ama ancak köy muhtarları kadar basiretli yöneticilere sahip olduğundan 3G ihalesini iki defa yapmak zorunda kalmış.

Bu acı tablo tanıdık geliyor mu? Bana çok tanıdık geliyor ama konumuz bu olumsuzluklar değil. Konumuz  memleketimizin çağdaşlarının yıllardır kullandığı ancak bizlerin türlü güçlükler sonunda kavuşma ayrıcalığına sahip olabildiğimiz bir teknoloji: 3G.

Her ne kadar terimleri Türkçe kullanmaya özen göstersem de 3N (üçüncü nesil anlamında) dendiğinde karıştırabileceğine inandığımdan 3G diyeceğim. En çok sorulan sorunun cevabından, düz Türkçe ile başlayım.

3G nedir?

3G, cep telefonları için görüntülü konuşma ve yüksek hızlı İnternet imkanı sunan bir altyapıdır. Bu altyapı mevcut cep telefonu altyapısına yeni cihazlar eklenerek yapılacağından yüksek miktarda yatırım (milyar TL mertebesinde) gerektirir. Bunun sebebi tamamen farklı radyo sinyalleri ile yayın yapıyor olmasıdır.

Yani aslında sadece görüntülü konuşuyor ve daha hızlı İnternet erişimi elde ediyorken arka tarafta uzun ve sancılı bir süreç gerektirir 3G. Dün de bu sürecin iyice sonuna yaklaştığına inanan Turkcell, ben ve benim gibi pek çok blog yazarını davet ederek 3G konusunda gayet güzel bir partiyle servisinin ön izlemesini bizlerle paylaştı.


Read more

CES’in MWC’nin heyecan vermediği an

Son dönemde yazı yazma sıklığımın düşmesinin sebebini sorgulamıyor değilim. Ne oluyor da ne CES ne de MWC’de tanıtılan neredeyse hiç bir ürün heyecan vermiyor?

Bu konuda tek kafa yoranın ben olmadığıma eminim. Son dönemde inovasyon adına çok yol kateden mobil dünya, artık “tek cihaz mı iki cihaz mı?” tartışmasının yaşandığı 2000 öncesinin mobil dünyası değil. Artık insanlar her şeyi yapan cihaz hangisi ise onu tercih etmeye çalışıyor. Bu noktada inovasyon, yazılım ve donanım tasarımında olmaya başlıyor.

Yazılımın iletişim ihtiyaçlarında tam entegrasyona gitmesi atılan en önemli adımlardan biri. Bunun örneklerini Nokia Ovi, Yahoo oneConnect, Blackberry gibi kurumsal cihazların bile artık IM, social networking gibi bilgisayar başında kullanmaya alışık olduğumuz servisleri kullanıcılarına sunmasında görebiliyoruz. Artık sosyal hayatınızı çekip çevirmek için eve gidip bilgisayarınızı açmanıza gerek kalmayacak, evde çoluk çocuk bilgisayarın başına geçip chat yapmak için birbirini yemeyecek gibi gözüküyor.

Diğer önemli inovasyon ise Apple’ın her zaman sonradan gelip Steve Jobs’ın karizmasıyla domine ettiği alanda oluyor: arayüz. Her ne kadar tamamen dokunmatik ekranlı telefon devri 90ların sonuna doğru Pocket PC(sonradan Windows Mobile oldu) ve Palm OS ile çoktan başlamıştı. Hatta o dönem Ericsson da dokunmatik ekran kullanan telefonlar yarattıysa da bir şekilde muvaffak olamadı.

Apple ise iPhone’la kısa bir sürede 4 milyon insanın cebine nasıl girdi bu halen bir muamma. Bu yüzden CES’te de MWC’de de Nokia ve Sony Ericsson’dan hep bu cihazı taklit etmeye çalışan arayüz tasarımları görüyor, hep “acaba iPhone’dan bir sonraki adımları ne olacak?” diye izliyorum.

Arayüzde bir sonraki adımı kestirmek güç: acaba üç boyuta geçilecek mi? acaba ses tanıma dünyası neler yapıyor? acaba insanları Apple’ın yaptığı gibi şaşırtacak bir sonraki adım nedir? Bunların cevabını henüz bilmiyorum. İşte bu yüzden yeni çıkan her şeye şöyle bir bakıp geçiyorken Apple’a olan nefretim sürekli artıyor. Sayelerinde artık ne MWC ne de CES gibi bendenizin de dahil olduğu “gadgetfreak” cemaatine bayram ettiren organizasyonlardan tad alamıyorum.

iPhone hakkında her şey

Güncelleme: iPhone’un video incelemesini trafik bu sayfaya geliyor diye buraya da ekledim. Eğer tam ekran izlemek istiyorsanız ben ilgili butonu çalıştırana kadar Teknosohbet.TV’den izleyebilirsiniz. Ayrıca iPhone 3G ile ilgili tüm detaylar şu adreste: iPhone 3G, iPhone 2.0 Yazılım Güncellemesi ve Yeni Apple Oyuncakları

iPhone, 2,5 ayda 1 milyon 250 bin adet satan ve Steve Jobs adıyla tanınan pazarlama dahisinin son ürünü. Türkiye’de ise satışa sunulmadığı halde yaklaşık 8 bin kişi tarafından kullanıldığı söyleniyor ki satın almak ve Türkiye’de kullanılır hale getirmek için gereken ekstra çabayı hesaba katarsanız hiç de azımsanamayacak bir miktar.

Bu yazıyı standart bir inceleme yazısı olarak değerlendirmeyin, bu konuda uzmanlaşmış ve benden çok daha uzun zaman ayırarak videolar çeken, fotoğraflar veren pek çok site var. Benim sizinle paylaşmak istediğim daha çok bu geçen 40 gündeki deneyimim olacak ki kafanızda soru işareti kalmasın. Önce satın alma macerasından başlayalım isterseniz.

Read more

Nokia N95 8GB, N81 – hangisini ne kadara alacağız?

Nokia N81 - Nokia N95 8GB

 Kısa bir süre önce duyurulan Nokia N95 8 GB ve Nokia N81/N81 8GB, çeşitli merkezlerde satışa sunuldu. En çok merak edilen şeyi yazayım da rahatlayın: telefonların Avrupa fiyatları yaklaşık olarak şöyle(operatör paketsiz, SIM kilitsiz):

  • Nokia N95 8GB: 650-700€ arası
  • Nokia N81 8GB: 500-580€ arası
  • Nokia N81:  450-500€ arası

Henüz çok yaygın olmadıkları için göreceğiniz üzere fiyatlar da oturmadı. Türkiye fiyatları ise malum, %20 kadar daha pahalı olacak. Bunda ağır vergi yükünün etkisi ne yazık ki çok fazla.

Hangi telefonu seçmeliyim diyenlere de cevap vereyim:

  • Bütçesi kısıtlı oyunculara Nokia N81
  • Yanında hem oyun hem de bir sürü MP3, video, podcast taşıyacak oyunculara Nokia N81 8GB
  • Fotoğraf ve video fanatiği multimedya canavarlarına ise iPhone’un şu an dünyada da en güçlü rakibi olarak görülen Nokia N95 8GB

diyerek işin içinden çıkacağım. Bu arada Nokiacıları kızdırmayalım: Nokia N95 8GB, iPhone’un çok ilerisinde yazılım desteği ile gelen, tüm teknoloji delilerinin başını döndürecek bir cihaz. Umarım bahsedilen performans iyileştirmeleriyle gerçek potansiyelini gölgelemez.

Şimdiden pek çok sitenin incelediği Nokia N95 8GB‘la ilgili ilk izlenimlere gelirsek: çok daha hızlı ve %25-30 civarı daha uzun pil ömrü olduğu söylenior. Özellikle yeni hafıza yönetimi ile çok güçlü ve çok stabil bir hal gelen N95 8GB, Nokia’nın bir sonraki amiral gemisi olacak.

Nokia N81 ailesi ise hem bütçeyi daha az yoran hem de Nokia’nın iPod-vari yeni tekerleğiyle ve ekranın üst tarafına yerleştirilmiş oyun tuşlarıyla geliyor. Pek çok N95 8GB kullanıcısı bu iki özelliği kıskanacak. Her iki cihazın içinde yüklü gelecek 3 boyutlu bir menü ise ortak noktaları ve OVI’ye geçiş niteliğinde. Bu menü en çok kullanılan çoklu ortam özelliklerini ve N-Gage arayüzünü barındırıyor. S60′ı sürekli görsel olarak ileri götüren Nokia’dan bu epeydir bekleniyordu zaten.

Son olarak iki de iyi haberim var: bu modeller Türkiye’ye ilk geldiğinde buradan incelememi okuyabileceksiniz, eğer bu cihazları satın almayı düşünüyorsanız siteyi takibe devam edin. Diğer iyi haber ise Nokia’nın Türkiye’de N-Gage platformunu duyuracak olması. Bunun anlamı şu: dünyanın dört bir yanındaki diğer N-Gager’larla aynı anda oyunları indirip telefonunuza yükleyebileceksiniz. Bu da Nokia’nın Türk oyuncu camiasını ne kadar önemsediğine dair bir işaret olsa gerek.

Şimdilik bu kadar, gelişmeler için favori fiyat arama motorunuzu takip etmeye devam edin derim.

iPhone hakkında

iPhone hakkında uzunca süre önce birkaç şey yazmıştım, takip edenler bilir. Bu kadar eksiğine rağmen bir gün iPhone almak isteyeceğimi hiç düşünmezken sevgili Burç’un New York’tan elinde bir iPhone‘la gelmesi, her şeyi değiştirdi.

iPhone‘un eksilerini saymakla bitiremezsiniz, bitiremedim de. Her yerde yazılanları hızlıca hatırlatmak gerekirse: pili sabit, AT&T’ye kilitli, MMS yok, 3G yok, sanal klavye rahat değil, 3rd party uygulamalar sadece web tabanlı, iTunes’a bağımlısınız… daha da çıkar eminim.

Bütün bunları göre göre neden iPhone aldı 1 milyon insan? Bunu vakti zamanında S60 kullanım alışkanlıklarını inceleyen Nokia‘nın araştırma sonuçlarında görüyoruz. Buyrun:

  • İncelemeye katılanların %79′u müzik dinlemiş, toplamın %34′ü birden çok kez, %14′üyse en az gün aşırı müzik dinlemiş. iPhone‘da alâsı var.
  • Radyo, ki bu özellikle Türkiye’de çok rağbet gören bir özellik, sadece %44′ü tarafından kullanılmış ve toplamın sadece %9′u haftada birkaç defa radyo dinlemiş. Burada iPhone bir eksi alıyor.
  • Fotoğraf ve video ise çok kullanılan özellikler arasında. Ortalama bir katılımcı ayda 18 fotoğraf ve 4 video kaydediyor. Aşağı yukarı herkes fotoğraf çekerken %71′i en az 1 defa video kaydetmiş. iPhone’un Video kaydetmemesi çok kötü, bunu kabul etmek ve yeni sürüm yazılımlarda video kayıt olanaklarının gelmesini beklemekteyiz.
  • Ve gelelim dataya. %98 oranında kullanımla en ilgi gören servis olan data, en çok trafiği webde dolaşarak yaratmış. Burada da WiFi’a yoğun bir eğilim gözüküyor, her yerde olmamasına rağmen toplam trafiğin %41′i kablosuz ağlarda yaratılmış. Bu alanda da iPhone‘un pek bir eksiği yok fazlası var: Safari. 3G zaten iyice yılan hikayesine dönerken uzun süredir kullandığım N93′ümü muhafaza ettikçe 3G endişem de olmayacak.
  • Uygulamalarda ise çalıştırılan uygulamaların sadece %10-12 civarında bir kısmı cihaza sonradan yüklenmiş uygulamalar ve ağırlık IM (MSN, ICQ, vs) uygulamalarıyla İnternet uygulamalarında. iPhone‘un da bildiğiniz üzere browser üzerinden çalışan pek çok uygulaması var, doğal olarak IM de bulunuyor listede. Bir sorunu daha çözdü gibi.

Sonuç olarak iPhone birkaç eksi ve pek çok artı puanla, ortalama smartphone kullanıcısının video hariç tüm ihtiyaçlarını karşılayabildiğini gösteriyor. Bu da iPhone’un aslında o kadar da eksik bir cihaz olmadığını, Jobs’un güzel iş çıkardığının ispatı (sanki 2,5 ayda 1 milyon satış değilmiş gibi)

Bir süredir “teknoloji için yaşamak” yerine “yaşamak için teknoloji” felsefesini benimsemeye çalıştığım(İngilizce live to geek vs. geek to live) ve Nokia dışındaki alternatiflere de bakmam gerektiğini düşündüğüm için bir iPhone sipariş ettim. Bakalım uzun vadeli kullanımda 1.nesil iPod nano’mun ve Nokia N93′ümün yerini alabilecek mi?