<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
		xmlns:itunes="http://www.itunes.com/dtds/podcast-1.0.dtd"
	xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
>

<channel>
	<title>Burak.com &#187; Dizüstü</title>
	<atom:link href="http://www.burak.com/kategoriler/dizustu/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.burak.com</link>
	<description>Burak Bayburtlu&#039;dan Popüler Teknoloji</description>
	<lastBuildDate>Fri, 03 Feb 2012 18:55:00 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
	<copyright>2006-2007 </copyright>
	<managingEditor>burak@burak.com (Burak.com)</managingEditor>
	<webMaster>burak@burak.com (Burak.com)</webMaster>
	<image>
		<url>http://www.burak.com/wp-content/plugins/podpress/images/powered_by_podpress.jpg</url>
		<title>Burak.com</title>
		<link>http://www.burak.com</link>
		<width>144</width>
		<height>144</height>
	</image>
	<itunes:subtitle></itunes:subtitle>
	<itunes:summary>Burak Bayburtlu'dan Sizin İçin ;)</itunes:summary>
	<itunes:keywords></itunes:keywords>
	<itunes:category text="Society &#38; Culture" />
	<itunes:author>Burak.com</itunes:author>
	<itunes:owner>
		<itunes:name>Burak.com</itunes:name>
		<itunes:email>burak@burak.com</itunes:email>
	</itunes:owner>
	<itunes:block>no</itunes:block>
	<itunes:explicit>no</itunes:explicit>
	<itunes:image href="http://www.burak.com/wp-content/plugins/podpress/images/powered_by_podpress_large.jpg" />
		<item>
		<title>Lenovo T400s ve Mac&#8217;ten sonra Windows deneyimi</title>
		<link>http://www.burak.com/2010/05/29/lenovo-t400s-ve-macten-sonra-windows-deneyimi/</link>
		<comments>http://www.burak.com/2010/05/29/lenovo-t400s-ve-macten-sonra-windows-deneyimi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 29 May 2010 20:11:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Burak Bayburtlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[İnceleme]]></category>
		<category><![CDATA[Dizüstü]]></category>
		<category><![CDATA[Geek to live]]></category>
		<category><![CDATA[Mobil cihazlar]]></category>
		<category><![CDATA[Rehber]]></category>
		<category><![CDATA[expose]]></category>
		<category><![CDATA[lenovo]]></category>
		<category><![CDATA[mac]]></category>
		<category><![CDATA[switcher]]></category>
		<category><![CDATA[thinkpad]]></category>
		<category><![CDATA[thinkpad t400s]]></category>
		<category><![CDATA[Windows 7]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.burak.com/?p=1158</guid>
		<description><![CDATA[2 yıl Macbook Air ile Mac OS X kullandıktan ve Snow Leopard'a geçtikten hemen sonra Windows 7'li bir Lenovo T400s'e geçtim. Bunun üzerinden 4 ay geçtiğine göre bu konuda paylaşacak çok şey birikti, işte o notlar.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bundan birkaç ay önce 2 yıla yakın süre kullandığım Macbook Air, yerini Lenovo T400s&#8217;e devrettiğinden beri bu yazıyı yazmak istiyordum. Neden yazamadığım bir kenara, bu pek çoğunuzun da merak ettiğini düşündüğüm bir konu.</p>
<p>Öncelikle neden Lenovo T400S&#8217;e geçtiğimin hikayesinden bahsedeyim. 2009&#8242;un sonlarına doğru Lenovo&#8217;nun kapalı bir topluluğa davet edildim: Lenovo Blogger Advisory Council. İsmi oldukça havalı duran bu topluluk, bir nevi <em>customer insight</em> topluluğu, grubu. Daha açık ifade etmek gerekirse Lenovo&#8217;nun dünya çapında teknoloji konusunda fikir önderi olarak gördüğü blog yazarlarını bir çatı altında toplama insiyatifi. Bu sayede hedefleri de tahmin edeceğiniz üzere bu insanların fikirlerine ve yorumlarını almak, bunların ışığında ürünlerinin gelişimine yön vermek.</p>
<p>Bu topluluk çerçevesinde Lenovo&#8217;nun yerel ve global yöneticileri ile bir araya gelen blog yazarları, bir de kapalı Facebook grubunda fikirlerini paylaşıyorlar. Şu an için 41 kişinin kayıtlı olduğu toplulukla ilgili en önemli konu da şeffaflık. Kapalı grupla şeffaflık nasıl olur demeyin, Lenovo deneyimini yaşamamız amacıyla bizlere birer (hatta belki daha da fazla) bilgisayar hediye edildiğini sizlerle paylaşmamızı istiyorlar. Burada amaç bedelsiz olarak aldığımız bilgisayarı kullandığımızı paylaşarak bizleri takip eden insanların &#8220;hmm Lenovo almış&#8221; fikrine kapılmamalarını istemeleri.</p>
<p>Bu yazının konusu Lenovo&#8217;nun topluluğu değil tabii ki. Ne demiştik? Lenovo T400S!<br />
<span id="more-1158"></span><br />
<strong>Neden Lenovo T400S?</strong></p>
<p>Bu noktada küçük bir itirafta bulunmamda yarar var. Paraya kıyıp gayet pahalı bir Sony Vaio dizüstü aldığım günlerde bile için için ThinkPad kullanıcılarını kıskanırdım. Neden kıskanıp da almadığım çok açık: ThinkPad serisi dizüstüler öyle sağda solda mağazalarda görebileceğiniz bir seri değil. Üreticisi Lenovo, diğer dizüstü üreticileri gibi ürün gamının tümünü son kullanıcıya sunmuyor. HP&#8217;nin ve Dell&#8217;in de benzer uygulamaları biliniyor. Bu ürünler ancak bayi kanalıyla kurumsal satış yoluyla temin edilebiliyor. Ben de bu işlemlerle uğraşmamak adına daha son kullanıcıya yönelik modeller tercih etmek durumunda kalıyordum.</p>
<p>Ne diyorduk? Neden T400S? İşin aslı bütün ürün gamından bir model seçme şansım vardı. Örneğin benim gibi bu topluluğa davet edilen diğer yerli blog yazarı ve teknoloji konusuna ilgi duyanların yakından tanıdığı bir isim olan Berkin Bozdoğan&#8217;ın seçimi ideaPad Y550 oldu. Deneyimlerini blogundaki <a href="http://isgucenerji.blogspot.com/2010/01/yeni-bilgisayarm-geldi.html" target="_blank">Yeni Bilgisayarım Geldi</a> başlıklı yazısından okuyabilirsiniz. Bir diğer bilgi olarak da şunu söylemem de yarar var: bizden sadece bunu bildirmemizi istediler, bu yazıda yazılan olumlu ya da olumsuz tüm görüşler tamamen şahsıma aittir.</p>
<p>Ben ise tercih edecek onca modelin arasında iki modele düşene kadar Lenovo Pazarlama Müdiresi sevgili <a href="http://tr.linkedin.com/pub/aysun-karab%C4%B1y%C4%B1k/2/b11/a96" target="_blank">Aysun Karabıyık</a>&#8216;a akla karayı seçtirdim :) T400S&#8217;i seçmemdeki en önemli nedenleri şöyle sıralamak gerekirse:</p>
<ul>
<li>Macbook Air&#8217;dan sonra ağır bir dizüstü taşımak istemiyordum, 1.8 kg ağırlığında bir bilgisayar olarak sadece 500 gram daha ağırdı.</li>
<li>Hafif olsun ama hızlı olsun istiyordum, Macbook Air Flash&#8217;ın Mac performansının da sayesinde HD videoları oynatırken başka da bir şey yapmama gerek olmadığını düşünüyordu. Bu yüzden daha hafif olan X301&#8242;i seçmedim.</li>
<li>İşlemci hızı derken biraz teknik özelliklerine değineyim: T400S 4 GB RAM, P9400 seri numaralı 2.4 GHz işlemci ve 128 GB SSD ile geliyor. Ekran kartı bütünleşik ve 4500 serisi Intel chip en mükemmel oyun performansını sunmasa da masaüstü performansında oldukça başarılı.</li>
<li>Mat ekranının çözünürlüğü 1440&#215;900, bu da onun en önemli avantajlarından. Sınıfında daha yüksek çözünürlüklü bir ekran bilmediğimin de altını çizeyim.</li>
<li>Son olarak da ideaPad değil de Thinkpad seçtim çünkü şu aşağıdaki video aklımı aldı:</li>
</ul>
<p style="text-align: center;"><p><a href="http://www.burak.com/2010/05/29/lenovo-t400s-ve-macten-sonra-windows-deneyimi/"><em>Click here to view the embedded video.</em></a></p></p>
<p>Tamam bütün  bunları yapmayacağım ancak bir gün bilgisayarımı düşürdüğümde ya da üzerine su döküldüğünde ne yapacağımı şaşırma korkusundan kurtulmak, tahmin edebileceğiniz gibi büyük bir lüks.</p>
<p>Bütün bunların yanında Mac&#8217;ten bu tarafa geçişte işletim sistemi dışında aradığım şeyler yok değil:</p>
<ul>
<li>Multitouch beklediğim gibi çıkmadı, burada Apple&#8217;a hakkını vermek lazım.</li>
<li>Klavye aydınlatmak için kullanılan Thinklight iş görüyorsa da arkadan aydınlatmalı klavyenin eksikliğini duyduğum oluyor.</li>
<li>Pil ömrü gerçekten bir PC için uzun olsa da (tam şarjda 4 saatin üzerinde pil ömrü var) biraz da donanım-yazılım entegrasyonunun eksikliği sonucu bekleme (stand-by) halinde pil tüketimi çok fazla. Yine de bilgisayarı neredeyse hiç kapatmıyorum (shutdown) diyebilirim.</li>
</ul>
<p>Özetle durum bundan ibaret. Artıları ve eksileri ile sınıf olarak aslında Macbook Pro sınıfında ancak ondan çok daha dayanıklı bir bilgisayarım var. Ancak bu yazının iki konusu olduğunu unutmadım: Lenovo T400S&#8217;ten yeterince bahsettikten sonra biraz da Mac&#8217;ten sonra Windows 7 nasıl bir yaşam sundu bana ona bakalım.</p>
<p><strong>Mac&#8217;ten sonra Windows </strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong><a href="http://www.burak.com/wp-content/uploads/2010/05/ss.png"><img class="aligncenter size-medium wp-image-1165" title="Windows 7 ve ThinkVantage paketi" src="http://www.burak.com/wp-content/uploads/2010/05/ss-300x187.png" alt="" width="300" height="187" /></a><br />
</strong></p>
<p>Buraya kadar her şey güzeldi di mi? Bundan 2 sene evvel Macbook Air&#8217;ı ilk aldığım günlerde Tekno Sohbet&#8217;e <a href="http://televidyon.com/p/294/macbook-air-incelendi" target="_blank">Macbook Air incelemesi</a> ile konuk olmuştum (hey gidi günler!) Mac OS X&#8217;in en önemli avantajı kuşkusuz yazılımın da donanımın da aynı üreticiden çıkmasıdır. Bu sayede pil ömründen performansa, kullanıcı arayüzünün donanıma etki etmesinden stabiliteye pek çok avantaja sahip Mac dünyası.</p>
<p>Ancak Mac dünyasında olmanın bazı dezavantajları da var, yok değil. Bunların başında her ne kadar işimi görecek bir yazılım bulmakta zorlanmadıysam da alışmak, doğru uygulamaları bulmak, onlarla yaşamaya başlamak biraz zamanımı almıştı.</p>
<p>Bu yazıdaki amacım Mac OS X&#8217;i Windows 7 ile kafa kafaya çarpıştırmak değil. O yüzden kısa kısa notlarla sizlere Windows&#8217;a dönüşümden bahsetmek istiyorum:</p>
<ul>
<li>Bir kere artık ofis işleriyle uğraşırken uyum sorunu yaşamıyorum. Pages ve Numbers kullanmak çok keyifli ancak bunları PC&#8217;de açabilmek mümkün olmadığından PDF&#8217;e çevirip dosyalarınızı göndermek zorunda kalmak, gönderdiğiniz dosyaları düzenlemek isteyenlere DOC ya da DOCX formatında dosya göndermeye kalkınca oluşan format hataları gibi sorunlarım yok. Bundan memnunum.</li>
<li>Microsoft bir strateji olarak mı Office paketinde Mac sürümünde aynı kısayollar ve arayüzü sunmuyor bilemiyorum ancak Mac için Office&#8217;i eski bir Office canavarı olarak kullandığımda elim kolum bağlı hissediyordum, bu da bir son buldu. Umarım gelecek sürümlerde daha iyi olur uygulamalar.</li>
<li>Mac kullanıcıları için kanımca vazgeçilmez özelliklerden biri Exposé&#8217;dir. Bunun ne olduğunu kısaca tarif edeyim: çeşitli kısayollar ile ekranınızdaki tüm pencerelere bakabilir, onları ekrandan kaldırabilir ve uygulamalar arasında hızlıca geçiş yapabilirsiniz. Bu özelliği çok yoğun kullandığımdan Switcher&#8217;ı bulana kadar biraz canım sıkıldı. Switcher Exposé&#8217;nin tüm fonksiyonlarını yerine getiremese de benim işimi gördü, <a href="http://insentient.net/" target="_blank">sitesinden</a> indirebilirsiniz.</li>
<li>Kullanılabilirlik sorunlarımı ufak tefek pürüzlerle (doküman tabanlı arayüzden tekrar pencerelere adapte olmak da ayrı bir yazı konusu olsun) hallettikten sonra itiraf edeyim Windows 7 beni çok noktada şaşırttı. Performans olarak gerek bilgisayarın hızlı olması gerekse yapılan iyileştirmelerle müthiş hızlı çalıştığını söyleyebilirim.</li>
<li>Hızın göreceli bir kavram olduğunu biliyorum, bu yüzden şöyle söyleyebilirim: Windows Search ile uygulama bulup çalıştırmak neredeyse Spotlight kadar hızlı. Bir belge ya da uygulama bulmakla uğraşmamak Windows XP&#8217;de de mümkünse de işletim sistemine gömülü bir yapı olması, hem de bunu Vista&#8217;nın aksine çok daha başarılı yapmasına sevindim.</li>
<li>Yeni Denetim Masası (Control Panel) başta oldukça karışık geldi. Ne XP, ne Vista&#8217;ya benzemiyor. Hatta tüm öğelerin açılışta önünüze gelmiyor olması kafanızı karıştırabilir. Burada Windows Search alışkanlığı kazanmak faydalı oluyor, bir süre sonra her şeyi öğreniyorsunuz. Yine de riskli bir hareket.</li>
<li>Bir diğer iyileştirme de Windows Explorer&#8217;da olmuş. Dosya gezgini günlerinden bu yana yapısını değiştirmeye çalışan Windows Explorer, bugün ilk bilgisayarını Windows 7 olarak almış birine eski deneyimden bambaşka bir yapı sunuyor. Pencerenin sol tarafına kısayollar ekleyebilmek Mac&#8217;te çok kullandığım bir özellikti. Windows Search&#8217;ün hemen sağ üst köşede kendine yer bulması da bir diğer Mac alışkanlığı. Eğer Windows XP&#8217;den geçiyor olsam bunlar olmadan nasıl yaşıyordum diyebilirdim.</li>
<li>Hep iyi şeyler olmadı tabii Windows&#8217;ta. Örneğin kullandığım 32-bit sürümde sadece 3 GB RAM&#8217;im var gözüküyor. Her ne kadar paylaşımlı bir dizüstüm olsa da kurduğum 64 bit Ubuntu&#8217;da bu miktar gayet de 4 GB&#8217;a yakın bir miktar olduğundan Windows&#8217;un bunu ne yaptığı konusunda hiçbir fikrim yok, araştırmadım da maalesef.</li>
<li>Mac&#8217;te çok sık kullandığım ve kısayolunu eskittiğim bir fonksiyon olan ekranın sadece belli bir kısmının ekran görüntüsünü yakalama özelliğinin başlarda çok eksikliğini hissettim. Tam da profesyonel bir ekran görüntüsü yakalama uygulaması aramaya başlarken Windows 7&#8242;nin çok da bilinmeyen Snipping Tool uygulamasını buldum. Bunu başlat menünüzden bulabilirsiniz. Bir diğer alternatif de eğer OneNote kuruluysa Windows+S kısayolu.</li>
<li>Bir diğer canımı sıkan konu ise dosya işlemleri. Bir dosyayı bir başka yere kopyalarken Mac&#8217;te de yaşanan ve çok normal olan hızın düşmesi beklediğimiz bir durum. Ancak maalesef Windows 7&#8242;de bu tip basit işlemler dosyalardan birinin kopyalanmaması, hatta bu takılma durumunu <strong>İptal</strong> tuşuna basıp yok etmeye çalıştığınızda Windows Explorer&#8217;ın kilitlenmesine varacak düzeylerde sorunlu. Bunun sebebi nedir biri biliyorsa söylesin lütfen.</li>
<li>Kafama takılan sorunlardan biri de güncellemelerin ardından bilgisayarı kapatıp açmak zorunluluğu. Bu yapıyı düzeltmek ellerindeyse de mimari seçimleri bunun önüne geçiyor anlaşılan, bu devirde artık restart isteyen bir bilgisayar olmaz&#8230; lütfen :)</li>
<li>Bir de tüm taskbar yapısını değiştirmişler, artık ekranın sağ altında tonlarca ikon gözükmüyor. Bunun yerine açıyorsunuz bir düğmeye basıp, listelenen ikonlardan bir işlem yapıyorsunuz. Bu da bir yere kadar kabul edilebilir ancak sanırım uygulamaların hepsi bu özelliğe adapte olmadığından, sağ tuşla tıkladığınızda bazen tepki alamıyorsunuz. Bunlara bilgisayarınıza bağlı USB diskleri güvenli bir şekilde çıkamak için kullanılan ikon da dahil.</li>
<li>Bir sorun da kablosuz ağ ayarlarımda ancak bundan Microsoft ne kadar sorumlu bilemiyorum. Lenovo bilgisayarların sağlıklı çalışmasını amaçlaya bir takım yazılımlar Lenovo ThinkPad serisinde yüklü geliyor. Bu paketin ismi ThinkVantage ve sürücü güncellemelerinden kablosuz ağ ve güç tüketim profillerine kadar pek çok özelliği yönetmenizi sağlıyor. Bu yüzden midir yoksa Windows&#8217;un kablosuz ağ ayarlarından mıdır bilmiyorum, iki farklı yerde aynı isimli ve aynı şifreli bir kablosuz ağa Mac&#8217;ten problemsiz bağlanabilirken Windows&#8217;ta bağlantı ayarlarıyla boğuşup duruyorum.</li>
<li>Son olarak hazır yeri gelmişken bir de ThinkVantage paketinden bahsedeyim. Bu Lenovo ThinkPad ailesinin en iddialı özelliği ve sizi özellikle yazılım güncellemesi, sürücü güncellemesi gibi problemlerle uğraştırmamasıyla Windows deneyiminizi daha iyi bir hale getiriyor. Aralıklarla bu programı açıp yeni neler var diye baktığınızda ekran kartı sürücünüz sizin ruhunuz bile duymadan güncellenivermiş oluyor. Bu da Lenovo&#8217;nun artı hanesine bir çentik daha manasına geliyor.</li>
<li>Windows 7&#8242;yi PC kullanıcılarına tavsiye ediyor muyum? Evet, şayet Windows kullanmak zorundaysanız bir an önce Windows 7&#8242;ye geçip alışmaya bakın zira artık XP tarzı arayüzden uzaklaşıyorlar ve kendinizi yabancı hissetmeniz an meselesi. Ancak Ubuntu gibi bir alternatif de olduğundan eğer bilgisayarınız bir lisansla gelmediyse lisansa para vermenizi gerçekten gerektiren bir şey yoksa Ubuntu, Mint veya bir benzeri ücretsiz ve açık işletim sistemlerine şans verin derim.</li>
</ul>
<p>Şimdilerde iyice alıştığım bilgisayarım ve <strong>Windows 7</strong> ile iyi geçiniyoruz. Ancak bu sonsuza dek Mac kullanmayacağım anlamına gelmesin, size de önereceğim gibi: bir işletim sistemi ya da markaya bağımlı kalmayın, tebdil-i mekanda ferahlık vardır ;)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.burak.com/2010/05/29/lenovo-t400s-ve-macten-sonra-windows-deneyimi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>6</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yeni Macbook ve Macbook Pro ile tanışın</title>
		<link>http://www.burak.com/2008/10/15/yeni-macbook-ve-macbook-pro-ile-tanisin/</link>
		<comments>http://www.burak.com/2008/10/15/yeni-macbook-ve-macbook-pro-ile-tanisin/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 15 Oct 2008 08:52:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Burak Bayburtlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ön İnceleme]]></category>
		<category><![CDATA[Dizüstü]]></category>
		<category><![CDATA[Apple]]></category>
		<category><![CDATA[Macbook]]></category>
		<category><![CDATA[Macbook Air]]></category>
		<category><![CDATA[Macbook Pro]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.burak.com/?p=511</guid>
		<description><![CDATA[Apple&#8216;ın the brick konseptinin ve kafaları dizüstülere çevirdiği 14 Ekim&#8217;deki duyurusunu hepimiz nihayet gördük. Dün yapılan lansmanda 3 önemli yenilik var: Apple yeni fabrikasının ve kullandığı teknolojileri dünyayla paylaştı 2001&#8242;den beri ufak ana hatları aynı olan iBook ve PowerBook tasarımları tarihe karıştı Yıllar sonra ilk defa bir docking station da sayılabilecek 24 inch LED aydınlatmalı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img title="Yeni Macbook ve Macbook Pro" src="http://friendfeed.s3.amazonaws.com/3f2e892cfdd77b77069ed6e6e54f4b5eb66ef513" alt="Yeni Macbook ve Macbook Pro" width="400" height="187" /></p>
<p><strong>Apple</strong>&#8216;ın <strong>the brick</strong> konseptinin ve kafaları dizüstülere çevirdiği 14 Ekim&#8217;deki duyurusunu hepimiz nihayet gördük. Dün yapılan lansmanda 3 önemli yenilik var:</p>
<ul>
<li>Apple yeni fabrikasının ve kullandığı teknolojileri dünyayla paylaştı</li>
<li>2001&#8242;den beri ufak ana hatları aynı olan iBook ve PowerBook tasarımları tarihe karıştı</li>
<li>Yıllar sonra ilk defa bir docking station da sayılabilecek 24 inch LED aydınlatmalı ekran tüketiciye sunuldu</li>
</ul>
<p><strong>Apple</strong>&#8216;ın yeni fabrikası blok aluminyumu alıp yekpare bir üst gövdeye dönüştürebiliyor. <strong>Sony</strong> de <a title="Sony Vaio Z Serisi Incelemesi" href="http://www.burak.com/2008/09/05/sony-vaio-z-ve-fw-serisi-incelememiz/" target="_blank"><strong>Vaio Z serisi</strong></a>nde bunu yaptığını zaten birkaç ay önce açıklamıştı. <strong>Sony Vaio Z serisinin </strong>kasası da tek parça ancak farklı olarak tamamen el yapımı. Sonyciler bu kasayı üretmek için fabrikaları tercih edebilecekken Japon kılıç ustalarına elde yaptırmalarının sebebi olarak makinaların insanlar için fazla keskin kenarlar ürettiğini söylemişti.</p>
<p><strong>Apple</strong> bir fabrika kurmuş ve burada dünyanın en gelişmiş seri üretim teknolojilerini kullanmış olabilir. Ancak burada <strong>Sony</strong>&#8216;den bir gol yediğini söylemem lazım. Fabrikada üretilen aluminyum kasaların ne kadar keskin olduğunu <strong>Macbook Air</strong>&#8216;den hatırlarsanız golün şiddetini daha iyi anlayabilirsiniz.</p>
<p>Tasarım öğelerinin değişmesi ise <strong>Apple</strong> dünyasında o çok dalga geçtikleri Windows Vista versiyon kaosunun bir benzeri geldi. Atık <strong>Macbook</strong>&#8216;lar iki tip: 1299$&#8217;dan başlayan <strong>New Macbook </strong>ve 999$&#8217;dan başlayan <strong>White Macbook</strong>. Aynı karmaşa Macbook Pro&#8217;da da var: 1999$&#8217;dan başlayan 15 inch yeni kasalı New Macbook Pro ve 17 inch eski kasalı Macbook Pro aynı anda satışta. Ayrıca iş dünyasında ofis ortamlarının tavandan aydınlatmaları nedeniyle genelde can sıkan parlak ekranlara bir alternatif olan mat ekran seçeneği de sizlere ömür. O yüzden satın alırken bunlara dikkat edin.</p>
<p>Yeni tasarımların güzellikleri arasında düşen ağırlık da var. Artık <strong>Macbook</strong>&#8216;lar 2 Kg sınırında, <strong>Macbook Pro</strong>&#8216;lar ise 2.5 Kg. Bu sayede ultra taşınabilir sınıfını da tehdit eden güçlü ve hafif birer bilgisayar haline gelen <strong>Macbook</strong>&#8216;larda halen klavye aydınlatması gibi basit bir özellik yok. Bu da benim <strong>Macbook</strong> gibi uygun fiyatlı ve yüksek performanslı bir bilgisayar alma hayallerimi suya düşürüyor.</p>
<p>Güncellenen modellerdeki en vurucu değişiklik kuşkusuz <strong>nVidia</strong> yonga setine geçiş oldu. <strong>Macbook</strong>, <strong>Macbook Pro</strong> ve <strong>Macbook Air</strong>&#8216;lar artık nVidia&#8217;nın yonga setini ve ekran kartlarını kullanıyor. nVidia mühendisleri entegre ve hızlı bir çözüm ürettiği için <strong>Apple</strong> bugün piyasadaki dizüstülerden bir adım ileride. Bu bir yandan da <strong>Apple</strong>&#8216;ın uzun süredir gerisinde kaldığı oyun dünyasına da göz kırptığının bir göstergesi. Mac kullanıcıları: oyun oynamaya hazır olun :)</p>
<p>Ve son olarak <strong>24 inch</strong>&#8216;lik <strong>LED Cinema Display</strong>&#8216;den bahsetmek lazım. <strong>Apple</strong> düne kadar <strong>DVI</strong> ve <strong>MiniDVI</strong> gibi gayet endüstri standardı olmuş çıkışlarla sunduğu bilgisayarlarını artık <strong>Mini DisplayPort</strong> adını verdiği bir yuvayla sunuyor ve <strong>LED Cinema Display</strong> de bunu kullanan ilk monitör oluyor. Apple&#8217;ın bu monitöründe 3 tane kablo var: şarj için <strong>Mag Safe,</strong> masanızdaki iPhone dock, yazıcı, klavye, mouse gibi cihazlar için <strong>USB 2.0</strong>, görüntü ve ses ikilisi için <strong>Mini DisplayPort</strong>. Bu üçünü bilgisayarınıza bağladığınızda başka hiçbir şeye ihtiyaç duymadan bilgisayarınızı bir <strong>iMac</strong> gibi kullanabilir hale geliyorsunuz.</p>
<p>Burada biraz araştırma ile DisplayPort&#8217;un <strong>DVI</strong> ve <strong>HDMI</strong> gibi çok yaygın teknolojilerin yerini aldığını öğrenmek mümkün. Mini DP ise bunun ufak versiyonu. Eğer DVI ya da VGA girişli bir monitörünüz varsa bunu kullanabilmek için 30$&#8217;lık adaptöre ihtiyacınız olması ise ister istemez can sıkıyor. Yine de &#8220;HDMI yok&#8221; demek biraz yanlış, yeni dizüstüler geleceğin HDMI&#8217;ı ile geliyor :-)</p>
<p>Yeni tasarımlar iMac&#8217;lere ve iPod&#8217;lara benziyor. Siyah cam ekran daha çevre dostuysa da bana tasarım olarak hiç hitap etmiyor. Kasaları siyah olsa belki &#8211; bu haliyle eski tasarım maalesef daha güzel geliyor. Ayrıca touchpad&#8217;ler artık multitouch ve camdan. Bunu merakla bekliyorum, iPhone&#8217;un ekranını mı kullanmışlar beraber göreceğiz.</p>
<p>Açık konuşmak gerekirse Macbook Air&#8217;ın arada kalan güncellemeleri beni diğerlerinden daha çok ilgilendiriyordu, hafif buruk bir sevinç yaşadım. Macbook Air, artık 128GB SSD seçeneği ve nVidia ekran kartıyla geliyor. Umarım bunu yaparken benim kullanımımla kolay kolay ısınmayan bu cihazı daha fazla ısınır hale getirmemişlerdir. Halen değiştirilebilir pil yok, yeni nesil cam touchpad yok, rakibi Z serisinde olan dahili sürücü yok. İşlemciler 4 MB yerine 6 MB L2 cache ile geliyor, RAM&#8217;ler DDR3 ve daha hızlı, yani en önemli gelişme performans alanında olacak.</p>
<p><em>Sonradan gelen ek: Okuduğum diğer incelemelerde Macbook Pro&#8217;ların nVidia 9400M ve nVidia 9600M GT arasında geçiş yapıyor ve tıpkı Z serisi gibi hybrid grafik olanağı sunuyormuş. 9400M ile uzun pil ömrü sunarken 9600M GT ile de yüksek performansa erişen MBP bunu yapan ikinci (SZ 1, Z 2 ise aslında 3üncü) bilgisayar oluyor.</em></p>
<p><span style="text-decoration: underline;">Özetlemek gerekirse:</span> Apple&#8217;dan sansasyonel gelişmeler duyamadım, yeni ürünlere de daha gözüm alışmadı. Biz <strong>Apple MacTablet</strong>, <strong>Apple NetBook</strong> ya da 800$&#8217;lık MacBook beklerken bunlarla karşılaşmak biraz da hayal kırıklığı yarattı.</p>
<p>Bir de uyarı: düne kadar Windows Vista&#8217;nın en büyük sorunu olan performans, yeni nesil bilgisayarların piyasaya çıkışıyla ortadan kalkıyor. Bundan 6 ay sonra Microsoft, Windows 7 adıyla Vista&#8217;yı yeniden piyasaya sürer ve insanlar bu defa Windows 7&#8242;yi beğenirse Apple bugün attığı yaratıcılıktan uzak adımlara üzülebilir, aman dikkat :-)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.burak.com/2008/10/15/yeni-macbook-ve-macbook-pro-ile-tanisin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İlk Asus Eee PC 701 incelemeleri yayınlandı</title>
		<link>http://www.burak.com/2007/07/20/ilk-asus-eee-pc-701-incelemeleri-yayinlandi/</link>
		<comments>http://www.burak.com/2007/07/20/ilk-asus-eee-pc-701-incelemeleri-yayinlandi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 20 Jul 2007 19:58:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Burak Bayburtlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ön İnceleme]]></category>
		<category><![CDATA[Dizüstü]]></category>
		<category><![CDATA[Mobil cihazlar]]></category>
		<category><![CDATA[Linux]]></category>
		<category><![CDATA[Mobil fikirler]]></category>
		<category><![CDATA[Mobilite]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.burak.com/?p=290</guid>
		<description><![CDATA[Pek çok site takip ediyorum ve bunların geneli doğal olarak teknoloji üzerine. Yayınladığı ürün incelemeleriyle ve forumlarıyla benim seçimlerime çok etkisi olan NotebookReview.com, geçen hafta Asus&#8216;un 250$&#8217;lık notebook&#8216;u olan Eee PC 701 modelini inceledi. İnceleme Windows performansı konusunda pek bir fikir vermiyor, çok detaylı teknik özellikler de sunmuyor. Üzerinde Linux tabanlı bir işletim sistemi ile [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.burak.com/2007/07/20/ilk-asus-eee-pc-701-incelemeleri-yayinlandi/asus-eee-pc-701/" rel="attachment wp-att-291" title="Asus Eee PC 701"><img src="http://www.burak.com/wp-content/uploads/2007/07/asuseeepc.thumbnail.jpg" alt="Asus Eee PC 701" align="right" /></a>Pek çok site takip ediyorum ve bunların geneli doğal olarak teknoloji üzerine. Yayınladığı ürün incelemeleriyle ve forumlarıyla benim seçimlerime çok etkisi olan <strong>NotebookReview.</strong><strong>com</strong>, geçen hafta <strong>Asus</strong>&#8216;un <strong>250$&#8217;lık notebook</strong>&#8216;u<strong> </strong>olan <strong>Eee PC 701</strong> modelini inceledi.</p>
<p>İnceleme Windows performansı konusunda pek bir fikir vermiyor, çok detaylı teknik özellikler de sunmuyor. Üzerinde Linux tabanlı bir işletim sistemi ile gelen <strong>Asus Eee PC 701</strong> bu haliyle geleceğin <strong>Linux hacker</strong>&#8216;ları için biçilmiş kaftan. Neden geleceğin diyorum açıklayayım:</p>
<ul>
<li>Fiyatı tam öğrenci işi: 250$&#8217;a hafif, klavyeli, renkli ekranlı gerçek bir PC&#8217;den bahsediyorum</li>
<li>3 saate ulaşan pil ömrü ile ortalama bir okul gününü çok rahat çıkarabilir</li>
<li>Flash disk kullandığı için 10 saniyede çalışır hale gelebiliyor, çantadan çıkarıp not almaya başlamak 30 saniye bile sürmez</li>
<li>Kablosuz ağ adaptörü, web browser, çeşitli IM uygulamaları ve kamerası ile tüm İnternet&#8217;ten verimli bir şekilde faydalanabilir</li>
</ul>
<p><span id="more-290"></span><br />
Bunları alt alta yazınca tam bir öğrenci bilgisayarı olduğu ortaya çıkıyor. Ortaokulda ilk bilgisayarına sahip olmuş biri olarak alışkanlıklarımı kolay kolay değiştiremediğime göre o yaşlarda <strong>Linux</strong>&#8216;la tanışan gençlerin geleceğin Linux hackerları olacağını düşünmek yanlış bir hayal değil.</p>
<p>Ucuz taşınabilir bilgisayarı ilk gündeme getiren OLPC projesinin vizyonunu hatırlarsak bu düşüncelerimde yalnız olmadığımı görebiliriz. Asus ise farklı bir yaklaşımla OLPC&#8217;den daha güçlü bir cihazı yaklaşık iki katı fiyata piyasaya sürmekle OLPC&#8217;nin hayal olmadığını ortaya koyuyor. Ne mutlu.</p>
<p><strong>Özetle:</strong> Gayet güçlü ve taşınabilir bir Linux PC olan Asus Eee PC sadece 250$&#8217;a satışa sunulduğunda artık her gencin bir laptop&#8217;ı olabilecek. Fırsatlar sonsuz ancak ilk aklıma gelen kampanya: <strong>günde 1 YTL&#8217;ye laptop!</strong></p>
<p>[Link: <a href="http://www.notebookreview.com/default.asp?newsID=3829" title="Asus Eee PC 701 First Thoughts" target="_blank">Asus Eee PC 701 First Thoughts</a>]</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.burak.com/2007/07/20/ilk-asus-eee-pc-701-incelemeleri-yayinlandi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>7</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yaz rehaveti.. ya da tembelliği mi demeli?</title>
		<link>http://www.burak.com/2007/07/11/yaz-rehaveti-ya-da-tembelligi-mi-demeli/</link>
		<comments>http://www.burak.com/2007/07/11/yaz-rehaveti-ya-da-tembelligi-mi-demeli/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 11 Jul 2007 20:32:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Burak Bayburtlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dizüstü]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Web]]></category>
		<category><![CDATA[Apple]]></category>
		<category><![CDATA[Microsoft]]></category>
		<category><![CDATA[Nokia]]></category>
		<category><![CDATA[S60]]></category>
		<category><![CDATA[TheNextWeb2007]]></category>
		<category><![CDATA[Video]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.burak.com/2007/07/11/yaz-rehaveti-ya-da-tembelligi-mi-demeli/</guid>
		<description><![CDATA[Siteyi epeydir boşladığımı siteyi takip edenler farketmiştir. Farketmek de ne kelime, arayıp &#8220;yazsana&#8221; diyen dostlarımın olması bile beni yeterince duygulandırdı. Ve sonuç: 130 kadar yorumun beni beklediğini gördüğümde biraz toparlanmanın zamanı geldiğine karar verdim. Her zaman olduğu gibi uzun araları derleme yazılarla bağlamaya çalışacağım. Kısa kısa: Adsense geliri 100 dolar seviyesine ulaştı. Tıklamalar ufak tefek [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Siteyi epeydir boşladığımı siteyi takip edenler farketmiştir. Farketmek de ne kelime, arayıp &#8220;yazsana&#8221; diyen dostlarımın olması bile beni yeterince duygulandırdı.</p>
<p>Ve sonuç: 130 kadar yorumun beni beklediğini gördüğümde biraz toparlanmanın zamanı geldiğine karar verdim. Her zaman olduğu gibi uzun araları derleme yazılarla bağlamaya çalışacağım. Kısa kısa:<br />
<span id="more-285"></span></p>
<ul>
<li>Adsense geliri 100 dolar seviyesine ulaştı. Tıklamalar ufak tefek artarken tıklama başına bana verilen kuruşlar büyüdüğüne göre Türkçe Adsense reklamverenler arasında rekabetin kızıştığı yorumunu yapmak mümkün.</li>
<li>RSS abonesi sayısı bugün itibariyle 530! Geçen haftaki 400lü rakamlardan bu noktaya gelmesinin sebebi nedir, inanın hiç fikrim yok. Bulursam buralara yazarım.</li>
<li>Siteyi güncellemiyorsam da <a href="http://ozguremreozturk.wordpress.com/" target="_blank"><u><strong>Ad Marketum</strong></u></a> adlı blogunda <a href="http://ozguremreozturk.wordpress.com/" target="_blank"><strong>Özgür Emre Öztürk</strong></a>, The Next Web&#8217;den <a href="http://ozguremreozturk.wordpress.com/2007/06/09/the-next-web-conference-yapildi/" target="_blank">bahsetmiş</a>. Deneyimleri tek cümlede özetlemek istiyorum: geleceğin webi sosyalliğin ve merkezsiz yapının bir potada eritileceği bir yer olacak. Artık bunları nasıl bir potada eritirsiniz, sizin bileceğiniz iş :)</li>
<li>Bu arada, malumunuz, <strong>iPhone</strong> piyasaya sürüldü. Ciddi satış rakamlarına(ilk haftasonu 700.000 adet!) ulaştıysa da <strong>Apple</strong> son bıraktığımda bir takım tedarik sıkıntıları çekiyordu. iPhone konusunda izlemekten en çok keyif aldığım video ise <strong>SDN</strong>&#8216;in <a href="http://shiftdelete.net/site/content/view/1701/115/" title="Apple iPhone video incelemesi" target="_blank">iPhone incelemesi</a> oldu. SDN ekibini bu girişiminden dolayı tebrik etmem bir yana, iPhone çok şık bir tasarım ve sezgisel arayüzü dışında en yakın rakibi <strong>Nokia N95</strong>&#8216;e göre fersah fersah geride bir cihaz.</li>
<li>Ve biraz daha teknoloji: daha önce mükemmel dizüstü bilgisayarı ararken karşıma çıkan tüm seçeneklerin içinden içime en çok sinen cihazın <strong>Sony Vaio SZ3</strong> olduğunu laf arasına sıkıştırayım. Yaklaşık 1 ay kadar bir süredir de <strong>Vista Ultimate</strong> kullandığım cihazdan çok memnunum. Arada bir bazı sorunlar yaşatmıyor değil. Mesela IE7 ile çalışırken bir de bakıyorum sağ tuş çalışmamaya başlamış. Genelde sorunlarım ilk restartta düzeliyorsa da &#8220;vurun abalıya&#8221; diyip suçu Vista&#8217;ya atmıyor değilim. Her şeye rağmen beni tatmin eden bir setup&#8217;a sahip olmak güzel. Özellikle dostum Selçuk&#8217;un büyük bir heyecanla aldığı ve toz kondurmadığı <strong>MacBook Pro</strong>&#8216;yu aradan birkaç ay geçer geçmez bir <strong>Vaio SZ4</strong> ile değiştirmiş olması ne kadar haklı olduğumun da bir göstergesi olsa gerek :) <strong>Mac OS X</strong>&#8216;e geçmek yine bir başka bahara kaldı kısaca.</li>
</ul>
<p>Şimdilik bu kadar, birkaç gün içinde E61i incelememi de yazar gönderirsem içim daha rahat uyuyacağım (derin ipucu)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.burak.com/2007/07/11/yaz-rehaveti-ya-da-tembelligi-mi-demeli/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>HP tx1125ea hakkında izlenimler</title>
		<link>http://www.burak.com/2007/05/11/hp-tx1125ea-hakkinda-izlenimler/</link>
		<comments>http://www.burak.com/2007/05/11/hp-tx1125ea-hakkinda-izlenimler/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 11 May 2007 10:50:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Burak Bayburtlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[İnceleme]]></category>
		<category><![CDATA[Dizüstü]]></category>
		<category><![CDATA[Mobil cihazlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.burak.com/2007/05/11/hp-tx1125ea-hakkinda-izlenimler/</guid>
		<description><![CDATA[Bu sayfayı takip edenlerin beklentilerini karşılamayan bir ayın ardından sanırım bahar yorgunluğunu yavaş yavaş atarak birkaç şeyden bahsedebilirim. Daha önce HP&#8216;nin tx1125ea modelinde karar kıldığımı beni takip edenler bilirler (bkz: mükemmel laptop), geçen ay bu modeli satın da aldım. Aldım ancak ne yazık ki çok uzun ömürlü bir ilişkimiz olmadı :) Herkese elektronik eşya alışverişinde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bu sayfayı takip edenlerin beklentilerini karşılamayan bir ayın ardından sanırım bahar yorgunluğunu yavaş yavaş atarak birkaç şeyden bahsedebilirim.</p>
<p>Daha önce <strong>HP</strong>&#8216;nin <strong>tx1125ea</strong> modelinde karar kıldığımı beni takip edenler bilirler (bkz: <a href="http://www.burak.com/2007/03/15/mukemmel-dizustu-bilgisayari-ararken/" title="en iyi laptop" target="_blank">mükemmel laptop</a>), geçen ay bu modeli satın da aldım. Aldım ancak ne yazık ki çok uzun ömürlü bir ilişkimiz olmadı :)</p>
<p>Herkese elektronik eşya alışverişinde birincil öğüdüm olan &#8220;görmeden sakın alma&#8221;yı dinlememiş olmanın ve <strong>CNet</strong> gibi dünya çapında haklı bir üne sahip sitelerin editörlerinin dahi farketmediği ya da dile getirmeye değer bulmadığı bir takım sorunlar yüzünden iade etmek zorunda kaldım.</p>
<p>Her şeyden önce 3 yıllık bir Centrino kullanıcısı olarak ne ısınma ne de sessizlik konusunda beni tatmin edemeyen <strong>HP tx1000 serisi</strong> tam bir kabustu. Öncelikle şunu söyleyeyim: uygun fiyatlı, sessiz, ince ve serin çalışan bir tablet bekliyorsanız <strong>HP tx1125ea</strong> sizin için değil. Neden mi?</p>
<ul>
<li>Bir tablet olarak uygun ancak bir dizüstü olarak pahalı.</li>
<li>Cihazın fanı hiç susmuyor. Bu bazıları için normal olabilir ancak benim gibi eski bir Centrino kullanıcısının yabancı olduğu şeyler bunlar.</li>
<li>Bu kadar fan çalışıyor ancak ısınmaya faydası yok! Cihaz benim şekilden şekile girmeme sebep olacak kadar ısındı.</li>
<li>Kameranın Vista sürücüleri problemli.</li>
<li>Ekranı touchscreen ve ne yazık ki P900 gibi bir cep telefonundaki hassasiyetten çok uzak. Yazı yazmak neredeyse imkansız, bir şeyler çizmek için ise çok fazla güç sarfetmeniz gerekiyor. Bu da kullanılan çok katmanlı yapı yüzünden ve ne yazık ki olmamış</li>
<li>Tahmin ettiğinizden çok daha kalın ve özellikle bol parmak izi bırakan kapak kısmı çok gıcırdıyor. Sanki parmağınızla sıkarken kıracakmışsınız gibi bir his veriyor.</li>
<li>Klavyenin en üst sıra tuşlarının ufak olduğunu farkettiniz mi? Bir de canlısını görün demek istiyorum.</li>
<li>Kasanın arkasından dışarı taşan ve ağır olan pil 3 saat, normal boy ve hafif olan pil ise 1,5 saat civarı gidiyor. Bu da tatmin edici değil ne yazık ki.</li>
</ul>
<p>Sonuç olarak çok niş (niche) bir pazar olan tablet pazarına farklı bir vizyon getirip <strong>Windows Vista</strong>&#8216;nın tüm touch özelliklerini kullanacağı için beni çok ümitlendirmiş <strong>HP tx1125ea</strong>&#8216;yı geri vermek zorunda kaldım. Yerine aldığım modeli tahmin edebilecek misiniz?</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.burak.com/2007/05/11/hp-tx1125ea-hakkinda-izlenimler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>8</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mükemmel dizüstü bilgisayarı ararken</title>
		<link>http://www.burak.com/2007/03/15/mukemmel-dizustu-bilgisayari-ararken/</link>
		<comments>http://www.burak.com/2007/03/15/mukemmel-dizustu-bilgisayari-ararken/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 14 Mar 2007 23:32:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Burak Bayburtlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[İnceleme]]></category>
		<category><![CDATA[Dizüstü]]></category>
		<category><![CDATA[Mobil cihazlar]]></category>
		<category><![CDATA[Apple]]></category>
		<category><![CDATA[Microsoft]]></category>
		<category><![CDATA[Mobilite]]></category>
		<category><![CDATA[Rehber]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.burak.com/2007/03/15/mukemmel-dizustu-bilgisayari-ararken/</guid>
		<description><![CDATA[Okumaya başlayanlara önemli uyarı: bu yazı oldukça uzun ve tamamen benim bir bilgisayar almadan önce yaşadığım kargaşayı anlatıyor. Bazen gereksiz araştırmacılığın bir insanın bilgisayar alışverişini nasıl bir işkenceye çevirebileceğini görmenize sebep olabilir, hatta kafanızı bile karıştırabilir, bilginize! Bugün son dönemlerde kafamı en çok kurcalayan teknolojik soru işaretini paylaşmak istiyorum. Teknoloji, mobilite, yenilikler diyorum madem, her [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em>Okumaya başlayanlara önemli uyarı: bu yazı oldukça uzun ve tamamen benim bir bilgisayar almadan önce yaşadığım kargaşayı anlatıyor. Bazen gereksiz araştırmacılığın bir insanın bilgisayar alışverişini nasıl bir işkenceye çevirebileceğini görmenize sebep olabilir, hatta kafanızı bile karıştırabilir, bilginize!</em></p>
<p>Bugün son dönemlerde kafamı en çok kurcalayan teknolojik soru işaretini paylaşmak istiyorum. <span style="font-weight: bold">Teknoloji</span>, <span style="font-weight: bold">mobilite</span>, <span style="font-weight: bold">yenilikler</span> diyorum madem, her ne kadar çok ihtiyaç duymasam da yeni bir cihaz denemekte fayda var düşüncesiyle bilgisayarımı yenilemeye karar verdiğimden bu yana yaklaşık 6 ay geçti. Evet, koskoca bir 6 ay! Neden bu kadar sürdüğünü falan anlatacağım ancak önce biraz tarih :)</p>
<p>2000 yılının Kasım ayından bu yana sadece <span style="font-weight: bold">dizüstü</span> kullanıyorum. Bunun sebebi açık: performanstan ve özelliklerden ödün vererek taşınabilir bir bilgisayar sahibi olmanın avantajlarını yaşamayı tercih ediyorum. İlk <span style="font-weight: bold">dizüstü bilgisayarım</span> olan <span style="font-weight: bold">Asus L8400</span>&#8216;ü seçerken öncelik o zamanlar benim için tek kriter Quake 3 çalıştırabilmesi olmuştu, yani şimdii kadar büyük sıkıntı yaşamamıştım.</p>
<p>Oyun için dizüstü bilgisayar almanın doğru seçim olmadığını, bilgisayarı aldıktan birkaç ay sonra çıkan oyunlarda performans sorunları yaşayınca anlamışsam da hayatımdan gayet memnundum. 700 MHz Pentium III işlemci, 8 MB S3 Savage MX ekran kartı ve 3 kilonun altında ağırlığıyla benim için ideal bir bilgisayardı. Bunun üzerine bir de uygun fiyatını ekleyince mükemmeli bulduğumu düşünmüştüm.</p>
<p><span id="more-257"></span>Aradan geçen yaklaşık 2,5 yıl boyunca bir defa yıldırım düşmesi(ne yazık ki gerçek, ama bu başka bir yazı konusu) bir defa da fazla sıcağa dayanamayarak tamir gördü. Eskimesi nedeniyle klavyesinin önündeki panel ve mouse tuşları da bir defa değiştirildi. Bunca zamanın ardından RAM upgrade&#8217;i ve daha sonra kardeşimin elinde kalan sabit diskinin yenilenmesine rağmen halen babam ve anneme Windows XP üzerinde Firefox çalıştıran bir web terminali olarak hizmet ediyor.</p>
<p>Bir bilgisayar seçmek için ne kadar uğraşırsınız bilmiyorum ama benim ilk dizüstü seçimimden çok ders çıkarmıştım. Bu yüzden kısa bir araştırma sürecinin sonunda 1680&#215;1050 pixellik ekranlı, 64 MB ekran kartlı, uzun pil ömürlü bir model olan <span style="font-weight: bold">HP nx7010</span> almaya karar verdiğimde sene 2003&#8242;tü. Siz siz olun, bir modelde karar kıldığınızda daha azına razı olmayın, stoklara girmesi için 3 ay beklemeniz gerekse bile :)</p>
<p>nx7010&#8242;la geçen ilk yıl, uzun süren bir balayı gibiydi: her şey harikaydı. Ancak 1 yılı tamamlayana kadar tüy gibi gelen bilgisayarımı taşıma sürem arttıkça omzumdaki yük de ağırlaşmaya başladı. Bir sonraki bilgisayarım muhakkak hafif olacaktı. Daha taksitleri bitmeden oyunlarla ilgili sıkıntılar yaşamaya başlamıştım, demek ki bir dizüstü bilgisayardan uzun vadede yüksek oyun performansı beklememem gerekiyordu. Zaten artık eskisi kadar çok oyun da oynamadığımdan ekran kartı konusunda çok hassas olmamam gerekiyordu. Büyük ve yüksek çözünürlüklü ekran küçük yazılar ve uzun süreli kullanımda yaşlanan gözlerimin daha çabuk yorulmasına sebep oluyordu. Visual Studio ya da CAD gibi geniş masaüstü alanı gereken uygulamalar kullanacaksanız bunu büyük bir masaüstü monitöre bırakmak gerekiyormuş, bunu da not düştük.</p>
<p>Yine de 3 yıla yakın bir süre hiçbir sorun yaşamadan kullandığıma göre fena bir seçim yapmamıştım, RAM dışında bir takviyeye ihtiyacı olmadan tıkır tıkır çalıştı nx7010. Burada da bir ipucu size: artık RAM fiyatları sudan ucuz ve siz siz olun alabildiğiniz kadar çok RAM alın. Windows&#8217;ta birden çok uygulamayla çalışmak için 1 GB ve fazlası gerekiyor, bunu kabul ederseniz inanın çok daha mutlu günler sizi bekliyor olacak.</p>
<p>Ve geldik 2006&#8242;ya. 2006, <span style="font-weight: bold">Windows Vista</span>&#8216;nın çıktığı ve <span style="font-weight: bold">Mac OS X</span>&#8216;in yıldızının iyice parladığı yıl olarak kafamın iyice karışmasıyla kapanırken seçim eskisi kadar kolay olmayacaktı. Önümde ikili bir yol ayrımı vardı.</p>
<p><strong>Seçim 1 &#8211; Windows Vista</strong></p>
<p><span style="font-weight: bold">Windows Vista</span> ile yoluma devam edeceksem olmazsa olmazlar:</p>
<ul>
<li>Çift çekirdekli bir işlemci,</li>
<li>2 GB RAM,</li>
<li>Bütünleşik olmayan bir ekran kartı,</li>
<li>ve 100 GB üstü harddiskti.</li>
</ul>
<p>Bunları bir araya getirince seçim şansım %75 oranında azalıyordu. Özellikle 2 GHz Core 2 Duo işlemcilerin(T7200 ve daha büyük kod numarasına sahip modeller) 2 MB yerine 4 MB L2 önbellek sahibi olduğunu öğrenince bu oran %90&#8242;a çıkıyordu. Piyasadaki 10 modelden ancak 1&#8242;i 2 GHz işlemci ve 2 GB hafıza ile gelebiliyordu. Bunlara bir de 2 kg sınırı ekleyince elimde <span style="font-weight: bold">Sony Vaio</span>&#8216;nun <span style="font-weight: bold">SZ</span> serisi ve <span style="font-weight: bold">Dell</span>&#8216;in <span style="font-weight: bold">XPS M1210</span>&#8216;u kalıyordu. İşlemciden ve ekran kartından aynı anda fedakarlık edersem <span style="font-weight: bold">HP Pavillion dv2000</span> serisi de alternatif olabilecekti. Ancak bu modeller ya Türkiye&#8217;de çok pahalı(Vaio) ya da istediğim işlemciyle gelmeyen modellerdi.</p>
<p>Bir bilgisayar alırken Türkiye&#8217;de garantisi olmasını göz ardı edecek kadar zengin değilim, Adsense&#8217;ten kazandığım milyonlarca dolara rağmen :) Bu yüzden bilgisayarı yurtdışından almak ya da yurtdışından getiren birinden almak gibi bir alternatifi değerlendiremiyordum, sonra &#8220;neden ABD&#8217;den almadın?&#8221; demeyin bana. Her gün teknik servislerle ilgili bir korku filmi senaryosu okusam da muhatabımın evimden binlerce KM uzakta olmamasını tercih ediyorum.<span style="font-weight: bold" /></p>
<p><span style="font-weight: bold">Sony Vaio</span>&#8216;lardaki distribütör karmaşası ve yüksek fiyatları yüzünden almak istemiyorken <span style="font-weight: bold">Sony Avrasya</span>&#8216;nın bu cihazları bizzat getirmesiyle sorunumun yarısı çözüldü. Diğer yarısı ise halen çözülmedi diyebilirim: ilk kullanımda garip gelen klavyesine rağmen <span style="font-weight: bold">Sony Vaio SZ</span> ile çalışmak müthiş bir deneyim. Aynı donanımı 3 kg&#8217;a sığdıran <span style="font-weight: bold">Toshiba</span>&#8216;lar olduğunu düşününce insan &#8220;nasıl oluyor da 1.6 kg&#8217;a bu kadar çok şey sığmış?&#8221; diyor. Çift ekran kartı ile performans gerekmedikçe <span style="font-weight: bold">Intel GMA 950</span> ile pil ömrünü uzatma avantajı da cabası. Kısaca teknik özellikleri ve karbon fiber kasası ile tam bir mühendislik harikası, ama çok pahalı. Karbon fiber olmayan modelin hem daha ağır olması, hem de ekranıyla ilgili okuduklarım canımı sıkınca Vaio alternatifinden vazgeçmek zorunda kaldım.<span style="font-weight: bold" /></p>
<p><span style="font-weight: bold">Dell XPS M1210</span> ise önceleri tam aradığım bilgisayar gibi gözüküyordu. <span style="font-weight: bold">T7200</span> işlemcili, 2 GB RAM&#8217;li, orta seviyenin üstlerinden bir ekran kartı olan <span style="font-weight: bold">Geforce Go 7400</span> ve 120 GB sabit diskle geliyordu. Dönebilen 1.3 megapiksel kamerası ve ortalam üstü tasarımı da cabası.</p>
<p>Tabi araştırma yaparken yurtdışı siteler kullanmış olmam bir hata, geç de olsa farkettim: Türkiye&#8217;deki dağıtıcılar bu modelin nedense sadece T5500 yani 1.66 GHz ve 1 GB RAM&#8217;li modelini getirmeye karar vermişti. Aradan birkaç ay geçince T5600 işlemcili model de geldi ancak heralde satılmayacağını düşündükleri için T7200 işlemcili model getirmediler. Dell&#8217;i aramak ya da Bimeks&#8217;e telefon bırakmak tabii ki bir işe yaramadı. Sonuç: hüsran.</p>
<p>Yine de şu an paranın alabileceği en iyi &#8220;hafif ve hızlı&#8221; dizüstü bilgisayarları bulmuştum. <span style="font-weight: bold">Dell XPS M1210</span> ve <span style="font-weight: bold">Sony Vaio SZ</span> serisi bu tip seçim yapacakların ilk tercihi olmalı.</p>
<p><strong>Seçim 2 &#8211; Mac OS X</strong></p>
<p>Bu cepheye geçince insan kendini hayal aleminde gibi hissediyor. <span style="font-weight: bold">Mac OS X</span>, size <span style="font-weight: bold">Vista</span>&#8216;dan daha keyifli(üzgünüm) bir arayüz deneyimi sunarken bunu piyasadaki en şık cihazlarla işbirliği içinde gerçekleştiriyor. Ufak bir dizüstü dediğimiz zaman ise <span style="font-weight: bold">Macbook</span> şu an için tek seçenek.</p>
<p><span style="font-weight: bold">Macbook</span> ile geçirdiğim kısa sürede birkaç problem dışında harika bir deneyim yaşattı diyebilirim. Problem dediğimi de çok ciddiye almayın. Tek sorun kendimi <span style="font-weight: bold">sudan çıkmış balık </span>gibi hissetmemdi :) Hemen Firefox indirdiğimde ilk sürpriz beni karşıladı: kurulum nerede? İnanın halen bilmiyorum ancak bizim tilki tıkır tıkır çalışıyordu. Bu hem iyi hem kötü. İyi çünkü çalışması için büyük çaba sarfetmemiştim. Kötü çünkü yıllardır kurulum ekranları bekleyen biri olarak ne olup bittiğini anlayamamış olmaktan rahatsız olmuştum. Heralde alışılmayacak bir şey değildir?</p>
<p>Bu cephede karşılaştığım en büyük sorun oyunlar olacaktı. Windows kurmakla falan uğraşacaksam neden Windows almıyordum? Açıkçası Windows bağımlısı gibi hissettiğimden <span style="font-weight: bold">Mac OS X</span>&#8216;ten bir türlü emin olamadığımı itiraf edeyim. Burada <span style="font-weight: bold">Mac-severlerin</span> tepkisini almaya çalışmıyorum, geçiş konusuda deneyimlerini paylaşırlarsa beni daha memnun ederler.</p>
<p>Bir süre <span style="font-weight: bold">Macbook</span>&#8216;un siyah modelini alayım diye düşündüm. Hazır <span style="font-weight: bold">Core 2 Duo</span> modeller çıkmışken ve pek çok birinci nesil hastalığı tedavi edilmişken harika bir seçim olabilirdi. Ama siyah modele ekstra birkaç yüz YTL vermişken pekala <span style="font-weight: bold">Macbook Pro</span> da alabilirdim, fark açılıyordu ancak buna değecekti. <span style="font-weight: bold">Macbook Pro</span> ile herhangi bir notebook&#8217;u kıyaslamamak gerektiğini modeli yakından inceleyince anladım. Onu ayrı kılan özelliklerini sıralarsak:</p>
<ul>
<li>1440&#215;900, 15.4 inch bir ekran için mükemmel bir çözünürlük &#8211; 1680&#215;1050 kadar yorucu değil, 1280&#215;800&#8242;den de çok daha verimli</li>
<li>Hiç karanlıkta otururken klavyeye bakıp da tuşları göremediğinizde ışığı açmak zor geldi mi? Aydınlatmalı klavyeyi bir de gözlerinizle görün, aşık olacaksınız</li>
<li>Parlak ekran yerine mat bir ekran seçeneği olması da doğru kararlardan. Piyasadaki bilgisayarların neredeyse hepsinde o parlak ekranlar kullanılırken birileri çıkıp &#8220;ya bu parlak ekranlar iyi, hoş da, parlamaların vereceği rahatsızlığı hiç düşünmüyor musunuz?&#8221; demiyor</li>
<li>Ve son olarak ekran kartı: <span style="font-weight: bold">ATI Mobility Radeon X1600</span>, şu an için en hızlı ekran kartı işlemcilerinden biri ve çok az modelde kullanılıyor. Kısaca yeni bir oyun denemek istediğimde canımı bir süre daha sıkmayacağı kesin :)</li>
</ul>
<p><span style="font-weight: bold">Macbook Pro</span>&#8216;yu şampiyon olmaktan uzak tutan tek şey, <strong>Mac OS X</strong>&#8216;e çoktan razıyken, boyutları oldu. 15.4 inch bir dizüstü için gayet ince ve taşınabilir boyutlara sahip olsa da her gün yanımda taşıyacağım bilgisayarımın daha ufak olmasını istiyordum. Yani temelde şu ikilem yüzünden <strong>Mac</strong> sevdasından vazgeçtim: <strong>Macbook</strong>&#8216;un boyutlar güzeldi ama <strong>Mac</strong> kullanacaksam bu <strong>Macbook Pro</strong> olmalıydı. Bir de şu söylentisi artık ayyuka çıkmış <strong>Featherbook</strong>, yani <strong>12 inch&#8217;lik Macbook Pro</strong>, ha çıktı ha çıkacak endişesini de ekleyince <strong>Mac</strong> de alamadım.<span style="font-weight: bold" /></p>
<p><span style="font-weight: bold">Seçim 3 &#8211; Tablet PC</span></p>
<p>Seçimlerdeki <span style="font-style: italic">istikrara</span> siz de hayran kaldınız değil mi? Bu kararsızlıkla kapıdan çıkabildiğim için şükretmem gerek :) İkili yol ayrımı sırasında bir sonuca varamadığım için üçüncü bir seçim olduğunu farkına vardım, varmak zorunda kaldım. <span style="font-weight: bold">&#8220;Windows Vista mı Mac OS X mi?&#8221; </span>derken şu ana kadar bahsetmediğim en önemli kriterimi, yani sıradan olmayan bir dizüstü alma arzumu, tatmin edecek bir son alternatifim olduğunu farkettiğim. Tabi bu noktada <span style="font-weight: bold">Türkiye</span>&#8216;nin <span style="font-weight: bold">Tablet PC</span> konusunda ne kadar kısır kaldığını öğrenmem çok sürmedi. Tüm ithalatçılardan sadece <span style="font-weight: bold">Toshiba</span>&#8216;yı takdir etmem gerek: <span style="font-weight: bold">Tecra M7</span> ve <span style="font-weight: bold">Portégé M400</span> modelleri çıkalı çok olsa da hali hazırda stoklarında bulundurmalarıyla benden artı puan aldılar.</p>
<p>Yakın zamanda kurcalama fırsatı bulduğum <span style="font-weight: bold">Tecra M7</span>, donanım özellikleri olarak neredeyse mükemmel ve Vista ile neredeyse problemsiz çalışıyor. Ancak kağıt üzerindeki kadar büyük(14.1 inch ekranı nedense çok büyük gözüküyor) ve ağır(2.7 kg) olması yüzünden benim taşınabilirlik kriterlerimden sınıfta kaldı. Performans ve özellikle ekran kartından ödün verirsem <span style="font-weight: bold">Portégé M400</span> alabilirdim ancak bu defa da işin içine giren fiyat/performans oranı benim canımı sıkıyordu: daha yavaş bir bilgisayara daha çok ödemek mantıksız geliyor bana.</p>
<p>Diğer markaları incelemeye başladım: <span style="font-weight: bold">HP tc4400</span> hem çok tipsiz, hem de ağırdı. <span style="font-weight: bold">Dell</span> ise her nedense tablet dünyasında yoktu. <span style="font-weight: bold">Asus</span>&#8216;un <span style="font-weight: bold">R1F</span> modeli hem ufak hem de hafifse de hem tipini beğenmemiş olmam, hem de 1.83 GHz işlemciye mahkum edilen zavallı Türk tüketicisi konumuna düşmem, beni bu cihazdan da uzaklaştırmıştı. İşte tam o sırada <span style="font-weight: bold">HP</span>&#8216;nin çokluortam özellikleri ön plana çıkarılmış <span style="font-weight: bold">Pavillion</span> serisinden yeni bir modelin piyasaya sürüleceğini öğrendim.</p>
<p><span style="font-weight: bold">HP tx1000</span>(ya da tam model adıyla <span style="font-weight: bold">tx1125</span>) 28 Şubat&#8217;ta 1200 USD fiyatla ABD&#8217;de piyasaya sürülecekti. En güzel özelliği de, ki Gökalp gibi çizerlerin hoşuna gitmeyecektir, digitizer bulunmadığı için parmakla kullanabilecek olmamdı. Tanıtımlardan etkilenmiş, tasarımını çok beğenmiş, kumandası, dokunmatik ekranı ve tasarımıyla bir anda benim kişisel 1 numaram olmuştu.</p>
<p>Bu noktada biraz bilgi vermem lazım. Tablet PC konseptinin gereksinimleri arasında aktif digitizer kullanımı ön koşul. Bu sayede kalemi dokundurmadan ve daha hassas bir şekilde fare imlecini hareket ettirmek mümkün olurken kalem dışında ekrana temas eden hiçbir şey fareyi hareket ettirmiyor, bu da sizin ekranı kağıt gibi kullanabilmenizi sağlıyor. <span style="font-weight: bold">HP tx1000</span>&#8216;de ise bu özellik yok. Ancak bu, daha önceki UMPC/Origami deneyimime dayanarak söylüyorum, bence bir avantaj. Parmağınızla bir onay kutusuna OK demeye alıştığınızda düz ekranlı dizüstünüz size çok yavan geliyor.</p>
<p>Her ne kadar <span style="font-weight: bold">HP tx1000</span>&#8216;i 1 numaraya oturttuysam da alternatifleri değerlendirmeden edemedim. Eğer dokunmatik ekranlı bir tablet pc almak istiyorsanız zaten seçenekleriniz kısıtlı: <span style="font-weight: bold">IBM X60</span>, <span style="font-weight: bold">HP tx1000</span>, <span style="font-weight: bold">Sony Vaio UX serisi</span> ve <span style="font-weight: bold">Asus R2H</span> gibi <span style="font-weight: bold">UMPC</span>&#8216;ler. <span style="font-weight: bold">IBM X60</span>&#8216;a hiçbir perakendecide rastlamadım, getirdiklerini de sanmıyorum(yarın belki arar sorarım). Gelse de fiyat seviyesi çok yukarda ve bu kadar sıkıcı bir bilgisayarı(tek hoparlör, ciddi IBM tasarımı), üstüne para verseler anca kullanırım :) Şaka bir yana, <span style="font-weight: bold">Vaio UX serisi</span>nden devam edelim: kendisi oldukça pahalı ve performansı çok düşük olduğu için listeden çıkmak zorunda kaldı. <span style="font-weight: bold">UMPC</span>&#8216;ler ise halen birinci nesil olmanın bocalamalarını yaşıyor: olması gerekenden yavaş, büyük ve pahalılar &#8211; onları da elemek zor olmadı.</p>
<p>Bu noktada finalistim olabilen <span style="font-weight: bold">HP tx1000</span> serisinin özelliklerinden bahsetmem lazım. Ekran kartı <span style="font-weight: bold">Geforce Go 6150</span>, yani çok güçlü değilse de <span style="font-weight: bold">GMA 950</span>&#8216;den iyi performans gösteriyor ve kendine ait hafızası var. Monitörü dokunmatik ve <span style="font-weight: bold">12.1 inch</span> büyüklüğünde, aşağı yukarı <span style="font-weight: bold">A4 kağıt</span> boyutlarında yani. İşlemci, <span style="font-weight: bold">AMD Turion 64 x2 &#8211; TL-52</span>, çok tatminkar değilse de bana yetecek gibi gözüküyor. <span style="font-weight: bold">Core 2 Duo T7200</span> işlemciden vazgeçiyorsam da hiç olmazsa tablet pc deneyimi için vazgeçtim diyerek kendimi rahatlatabileceğim. Ağırlığı boyutuna göre çok az değilse de 2 kg. sınırımın altında. Yani kalın ve ağır bir defter gibi kolumda taşırken <span style="font-weight: bold">Tecra M7</span>&#8216;deki gibi kol kası yapmama gerek olmayacak. Ve son olarak cihazın tasarımına ilk gördüğüm anda vuruldum: harika bir touchpad&#8217;i var, 1.3 megapiksel kamerası, parmak izi okuyucusu, bir dokunuşta çıkan uzaktan kumandası&#8230;ve hepsinin üzerine parmak izi olacağına adım gibi emin de olsam dış yüzeyi simsiyah ve pırıl pırıl. Tasarım bir yana, teknik özellikleriyle resmen &#8220;ben Vista için yaratıldım&#8221; diyor.</p>
<p>Bu kadar beğendiğime göre hemen satın alalım dediğimde tabii güzel bir sürpriz beni karşıladı: ülkemize gelen <span style="font-weight: bold">tx1000</span>&#8216;ler, şu an gümrükte ve ithalat işlemlerinin bitmesini bekliyorlar. Bu hafta içinde depolarına ineceğini öğrendiğimde biraz olsun rahatladım diyebilirim. Gümrükten benim ellerime ulaşana kadar yeni bir bilgisayar bulmazsam <span style="font-weight: bold">mükemmel dizüstü bilgisayar</span> arayışımın da sonuna gelmiş olacağım.</p>
<p>Uzun bir yazı olduğunu ve yazının başında kriterlerimin çok belirgin gibi gözüktüğünü ancak en sonunda bambaşka bir yere geldiğimi görüyorsunuz: T7200 işlemci, 2 GB RAM, en az Geforce Go 7400 ayarında ekran kartı ve en çok 2 kg. ağırlık derken ağırlık dışında hiçbir şeyi tutmayan <span style="font-weight: bold">HP tx1000</span>&#8216;de karar kılabildim, siz de bu süreçte kararımı etkileyenlerden kendinize pay çıkarabildiyseniz ne ala.</p>
<p>Özetle: Son 6 aydır ideal dizüstü bilgisayarın peşinden koşuyor olmanın getirdiği birikimi paylaşırken aslında çok bilmenin ne kadar kötü olduğunu da anlatmaya çalıştım. Bu noktada illa yorum yapacaksanız şu sorulara cevap verebilirsiniz:</p>
<ul>
<li>Benim yerimde olsanız ne yapardınız?</li>
<li>Sizin için en iyi dizüstü bilgisayar hangisi ve neden?</li>
<li>Farkındaysanız Monster, Datron, Cbox gibi markalardan hiç bahsetmedim, bunlarla ilgili deneyimleriniz var mı?</li>
</ul>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.burak.com/2007/03/15/mukemmel-dizustu-bilgisayari-ararken/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>21</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

