<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
		xmlns:itunes="http://www.itunes.com/dtds/podcast-1.0.dtd"
	xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
>

<channel>
	<title>Burak.com &#187; Geek to live</title>
	<atom:link href="http://www.burak.com/kategoriler/geek-to-live/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.burak.com</link>
	<description>Burak Bayburtlu&#039;dan Popüler Teknoloji</description>
	<lastBuildDate>Mon, 21 May 2012 18:55:00 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.2</generator>
	<copyright>2006-2007 </copyright>
	<managingEditor>burak@burak.com (Burak.com)</managingEditor>
	<webMaster>burak@burak.com (Burak.com)</webMaster>
	<image>
		<url>http://www.burak.com/wp-content/plugins/podpress/images/powered_by_podpress.jpg</url>
		<title>Burak.com</title>
		<link>http://www.burak.com</link>
		<width>144</width>
		<height>144</height>
	</image>
	<itunes:subtitle></itunes:subtitle>
	<itunes:summary>Burak Bayburtlu'dan Sizin İçin ;)</itunes:summary>
	<itunes:keywords></itunes:keywords>
	<itunes:category text="Society &#38; Culture" />
	<itunes:author>Burak.com</itunes:author>
	<itunes:owner>
		<itunes:name>Burak.com</itunes:name>
		<itunes:email>burak@burak.com</itunes:email>
	</itunes:owner>
	<itunes:block>no</itunes:block>
	<itunes:explicit>no</itunes:explicit>
	<itunes:image href="http://www.burak.com/wp-content/plugins/podpress/images/powered_by_podpress_large.jpg" />
		<item>
		<title>Mac ve PC arasında harici disk paylaşmak üzerine</title>
		<link>http://www.burak.com/2011/12/21/mac-ve-pc-arasinda-harici-disk-paylasmak-uzerine/</link>
		<comments>http://www.burak.com/2011/12/21/mac-ve-pc-arasinda-harici-disk-paylasmak-uzerine/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 21 Dec 2011 14:41:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Burak Bayburtlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Geek to live]]></category>
		<category><![CDATA[Rehber]]></category>
		<category><![CDATA[dosya sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[exfat]]></category>
		<category><![CDATA[mac]]></category>
		<category><![CDATA[mbr]]></category>
		<category><![CDATA[ntfs]]></category>
		<category><![CDATA[pc]]></category>
		<category><![CDATA[windows]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.burak.com/?p=1537</guid>
		<description><![CDATA[Eğer aklınızda "Hangi dosya sistemini kullanmalıyım ki Mac ve Windows arasında dosya paylaşımı en sorunsuz şekilde gerçekleşsin?" gibi bir soru varsa bu yazıyı muhakkak okumanız lazım. Yazının sonundaki püf noktasına dikkat!]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p></p><p><a href="http://www.burak.com/wp-content/uploads/2011/12/maclovewin.png"><img class="size-full wp-image-1541 aligncenter" title="Mac ve PC'de disk paylaşımı" src="http://www.burak.com/wp-content/uploads/2011/12/maclovewin.png" alt="" width="666" height="300" /></a>1999 sonu ya da 2000 başında arşiv tutmayı bıraktım. Hikayesi uzun, kısaca bir öğrenci bütçesiyle güvenilir bir şekilde film, müzik, fotoğraf vs. arşivleyecek bir yapı kuramayacağıma, sıradan disklere de güvenemeyeceğime göre enerjimi daha iyi şeylere harcamak daha mantıklı bir fikir gibi durmuştu.</p>
<p>O zamandan bu zamana çok fazla harici disk satın alma gereği duymadım yedek için. Teknosa&#8217;dan indirim döneminde sepetten aldığım bir adet Philips disk de sağolsun, ucuz etin yahnisi misali hiç güven vermedi. Son olarak dünya 2000 &#8211; 2002 arasında mini fotoğraf makinemle çektiğim 1000lerce fotoğrafı görünmez kılmasıyla iyice korktum ve bir yeni disk satın aldım.</p>
<p>Hal böyle olunca aklıma gelen ilk soru şu oldu:</p>
<p><strong>Hangi dosya sistemini kullanmalıyım ki Mac ve Windows arasında dosya paylaşımı en sorunsuz şekilde gerçekleşsin? </strong></p>
<p>Bazı kurallarım olduğunu görmüşsünüzdür, bunlardan biri de FAT32&#8242;ye güvenmemektir. Zaten bu devirde 4GB&#8217;tan büyük dosyalarla çalışamamak çok saçma olacağından kısa süreli bir araştırma yaptım.</p>
<p>NTFS ya da HFS+ kullanabilsek iki tarafta da harika olacakmış, herkes bu konuda hemfikir. Tabii bu mümkün olmuyor. Mac&#8217;te Paragon NTFS ya da PC&#8217;de MacDrive kullanmak zorunda kalmak istememediğim zaten ortada. Zira her ikisi de belli performans kayıplarına sebep olması bir yana, bana, <em>tamamen önyargıyla söylüyorum</em>, güven vermiyor (bunda Paragon NTFS&#8217;le bir şey yazarken diski çıkarınca oluşan veri kaybının payı var tamam)</p>
<p>Sadede gelelim, geriye kalan tek seçeneğim exFAT olduğuna göre bir de onu denemeye karar verdim. Pek çok forum ve blog da bu görüşümü doğrulamış: exFAT hem Mac hem de PC&#8217;de kullanmak için en doğru seçim olduğuna karar verdim.</p>
<p>Diske format atmayı öğreten tonca kaynak vardır burada uzun uzun yazmayacağım. Her iki sistemde de kullanacağınız uygulamaların adı bile benzer, Mac&#8217;te <em>Disk Utility</em>, PC&#8217;de ise <em>Disk Management</em> kullanarak bölümleme ve format işlemlerini kolaylıkla yapabilirsiniz.</p>
<p><img class="size-medium wp-image-1538 aligncenter" title="Disk Utility'de MBR seçimi" src="http://www.burak.com/wp-content/uploads/2011/12/Screen-Shot-2011-12-21-at-16.06.26-300x255.png" alt="" width="300" height="255" /></p>
<p style="text-align: left;">Gözden kaçmaması gereken tek bir püf noktası vereceğim: diske ya bir PC kullanarak disk&#8217;e format atın, ya da Mac&#8217;te partition ayarlarını yaparken partition table olarak <em>MBR</em> kullanın ki PC&#8217;nizde okuma sorunu yaşamayın.</p>
<p style="text-align: left;">Sorunuz varsa beklerim.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.burak.com/2011/12/21/mac-ve-pc-arasinda-harici-disk-paylasmak-uzerine/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Apple TV 2&#8242;nin sınırlarını zorlamak</title>
		<link>http://www.burak.com/2011/10/27/apple-tv-2nin-sinirlarini-zorlamak/</link>
		<comments>http://www.burak.com/2011/10/27/apple-tv-2nin-sinirlarini-zorlamak/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 27 Oct 2011 13:24:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Burak Bayburtlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Geek to live]]></category>
		<category><![CDATA[apple tv 2]]></category>
		<category><![CDATA[atv2]]></category>
		<category><![CDATA[jailbreak]]></category>
		<category><![CDATA[media player]]></category>
		<category><![CDATA[xbmc]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.burak.com/?p=1338</guid>
		<description><![CDATA[Bu yazıda Apple TV 2'nizi jailbreak edip nasıl da harika bir medya oynatıcıya dönüştürebileceğinizi anlattım. ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p></p><p><a href="http://www.burak.com/wp-content/uploads/2011/10/product-product.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-1410" title="Apple TV 2" src="http://www.burak.com/wp-content/uploads/2011/10/product-product.jpg" alt="" width="446" height="217" /></a>Apple TV ilk çıktığında 300 dolar seviyesindeki fiyatı ve dahili sabit diskiyle daha içerik indirip, depolayıp bunları TV ve ev müzik sisteminde tüketmeye yönelik bir cihazdı. iTunes entegrasyonu sayesinde döneminin belki de çok ötesinde bir dijital alıcı olan Apple TV, önce 40 GB sonra da 160 GB diskli sürümle tüketiciye ulaşalı 5 yıldan fazla oluyor.</p>
<p>Apple&#8217;ın tam da Apple TV&#8217;yi gözden çıkardığı düşünceleri hepimizi sardığı sırada, Apple TV 2, bundan 1 yıl kadar önce tüketiciye merhaba dedi (<em>içses: yok aslında gülümseyip öpücük gönderdi</em>) Bu defa eskisinin 1/4&#8242;ü boyutta, tamamen farklı mimariye sahip, dahili diski olmayan ve tamamen ağ (İnternet, network) üzerinden kablolu veya kablosuz içerik tüketmeye yönelik bir küçük kutucuk haline gelmişti. Bu küçük kara kutunun fiyatı ise sanırım o dönemde benzersizdi (100$ yani).</p>
<p>Şimdilerde pek çok kutu bu fiyat seviyesine edinilebiliyorken Apple TV 2 gibi kısıtlı bir cihazın bu kadar popüler olmasının tabii ki bir sebebi de jailbreak. Apple, adet yerini bulsun diye yazılımı çok primitif (<em>içses: sanki kısıtlı, zayıf, kıtıpiyöz falan desen olmaz.. primitive my ass</em>) tutmuş, Vimeo gibi bir servisi bile sonradan yaptığı yazılım güncellemesine dahil etmeyi tercih etmişti.</p>
<p>Teknik özellikleriyle bir iPad 1 ya da iPhone 4&#8242;ten çok da farklı değil. 8 GB dahili hafızasına tabii ki hiçbir şey yüklemeniz öngörülmemiş. En üstün özelliği ise bilgisayarınızdaki iTunes uygulaması (PC veya Mac farketmiyor) ve iPhone/iPad/iPodTouch&#8217;ınızdaki fotoğraf, müzik ve video içerikleriyle entegre çalışması. Hatta o kadar pratik ki, aynı ağa bağlı bir telefondan tatil fotoğraflarınızı arkadaşınızın evindeki Apple TV&#8217;den göstermeniz bir düğmeye dokunarak gerçekleşiyor.</p>
<p>Lafı fazla uzatmayacağım, iOS 5&#8242;le gelen display mirroring özelliği ve bu kadar temiz entegrasyon için bile 100$ verip alınabilecek bir cihazken Apple TV 2, jailbreak edince XBMC ile 720p çıkış veren bir medya oynatıcı halini de alıyor.</p>
<p>Jailbreak için yazılımı 4.3 sürümünden yukarıya upgrade edilmemiş bir Apple TV 2, bir adet micro USB kablo, bir adet bilgisayar ve bir parçacık sabra ihtiyacınız var. Tabii bütün bunların işe yaraması için gerekli uygulamayı, seas0npass&#8217;i çekmeyi de unutmayın (bkz: <a href="http://seas0npass.com/" target="_blank">seas0npass</a>)</p>
<p>Adımlar ise sitede resimli olsa da Türkçe mealini yazayım:</p>
<blockquote><p>1- seas0npass uygulamasını çalıştırın.</p>
<p>2- &#8220;Create IPSW&#8221; düğmesine tıklayın.</p>
<p>3- Şu an son sağlıklı sürüm 4.3&#8242;ü kırmak için IPSW dosyasını indirip kırmasını bekleyin (sabır)</p>
<p>4- Apple TV 2&#8242;nizi bağlamanızı söyleyecek, sadece ve sadece USB kablonun uygun uçlarını cihaza ve bilgisayarınıza bağlayın.</p>
<p>5- Kumandayı cihaza doğrultup menü ve play/pause düğmelerine basılı tutun. Cihaz üzerindeki ışık yanıp sönmeye başlayacak (<em>içses tabii yanlış hatırlamıyorsam</em>)</p>
<p>5- Geçmiş olsun&#8230; iTunes yüklenir de son yazılım Apple TV&#8217;nize atılırsa şanslısınız. Eğer olmazsa bu işlemi tekrar yapın. Benim 3 denememin 2&#8242;sinde ikinci deneme sorunsuzdu.</p></blockquote>
<p>Bunları yapınca Apple TV&#8217;ye SSH ile bağlanabiliyor ve uygulamalar kurabiliyor olacaksınız. En önemli iki uygulamadan biri nitoTV, diğeri de XBMC(siz Plex de tercih edebilirsiniz, size kalmış). Eğer Mac kullanıyorsanız komut satırını açıp şunu yazmanız yeterli</p>
<blockquote><p>ssh root@ip.ad.re.si</p></blockquote>
<p>ip.ad.re.si olarak yazdığım kısım sizin Apple TV&#8217;nin IP adresi tabii ki. Bunu öğrenmek için menüden Settings -&gt; General -&gt; About&#8217;a girmeniz gerekiyor. Bağlandığınızda sistemin soracağı şifre <strong><em>alpine</em></strong> olacak, bu adımı atlamayın. Yazacağınız komutlar sırasıyla şunlar:</p>
<blockquote><p>apt-get install wget<br />
wget http://dl.dropbox.com/u/16129573/com.nito.deb<br />
dpkg -i com.nito.deb<br />
apt-get update<br />
apt-get install com.nito.nitotv<br />
killall Lowtide</p></blockquote>
<p>Bunların hepsi sorunsuz tamamlanırsa Apple TV 2&#8242;nizin görüntüsü kararıp geri gelecek ve menüde artık nitoTV seçeneğini de görüyor olacaksınız.</p>
<p>Nito TV eğer daha önce iPhone&#8217;unuzu Jailbreak ettiyseniz Cydia&#8217;nın görevini üstleniyor diye özetleyeyim. Jailbreak edilmiş Apple TV&#8217;ler için hobyist kişiler tarafından geliştirilen uygulamaları bu uygulama üzerinden indirebileceksiniz. XBMC de bunların başında yer alacak.</p>
<p>XBMC konusu gelmişken bu uzun yazının bir şekilde sonuna gelmek istiyorum, yoksa hiç bitmeyecek. XBMC problemsiz bir şekilde kurulduktan sonra bu uygulamaya bir de kaynak eklemeniz lazım. Bunu yaparken epey zorlandım ve eğer siz de benim gibi Mac kullanıcısıysanız hemen App Store&#8217;dan <a title="Mediamaster Server" href="http://itunes.apple.com/us/app/mediamaster-server/id427559105?mt=12" target="_blank">Mediamaster Server</a> uygulamasını indirin ve şu adımları takip edin:</p>
<blockquote>
<ul>
<li>Mediamaster Server&#8217;da &#8220;Select root directory&#8230;&#8221; seçeneğinden filmlerinizin olduğu klasörü seçin.</li>
<li>Yine aynı uygulamada Settings tabından kısa bir şifre verin.</li>
<li>Log tabını açın ki bağlantı kurulduğunda hareketlenmeyi görebilin.</li>
<li>Apple TV 2&#8242;de XBMC&#8217;yi yükleyin Videos ekranını açın</li>
<li>&#8220;Add Videos&#8230;&#8221; bölümüne girin</li>
<li><em>Windows kullanıcıları burada &#8220;Windows network (SMB)&#8221; seçebilir.</em></li>
<li>&#8220;Add network location&#8230;&#8221; seçin</li>
<li>Protocol: WebDAV Server (HTTP), adres olarak bilgisayarınızın IP adresi, port, kullanıcı adı ve şifresi de seçenekleriniz olarak girin.</li>
<li>Paylaşımınıza bir ad verip OK&#8217;e tıklatın.</li>
<li>Paylaşımlar listesinin en üstüne &#8220;dav://192.168.1.2:8000&#8243; gibi bir seçenek gelecek, onu seçin.</li>
</ul>
</blockquote>
<p>Bu şekilde bütün adımlar sorunsuz geçtiyse bağlantınız tamamdır, artık diskinizdeki filmleri Apple TV 2&#8242;niz üzerinden izleyebileceksiniz.</p>
<p>Bir de kısa soru-cevap listesi hazırladım, sorularınız olursa bu sayfanın altından yorum yaparak sorularınızı iletebilirsiniz.</p>
<p><strong>Soru &#8211; Cevap</strong></p>
<blockquote><p><em>Neden bu kadar uğraştın? Başka bir media player alıp da bu cihazın yerine onu kullansaydın ya?</em></p>
<p>Her şeyden önce Apple&#8217;ı ve ürünlerini seviyor ve beğeniyorum. Ancak esas önemli sebep, iOS 5 ile beraber gelen Display Mirroring özelliği çok cazip. O gelene kadar da evinizde aynı ağa bağlı bir iPhone, iPad ya da iPod Touch üzerindeki fotoğraf, müzik, video gibi içerikleri direkt Apple TV üzerinden TV&#8217;ye yansıtabiliyorsunuz. Yani özetle &#8216;seamless integration&#8217; denilen dört dörtlük uyumluluk benim için en önemli neden.</p>
<p><em>Bu kadar işlem çok zor başka yolu yok mudur bunun?</em></p>
<p>Var tabi hem de iki tane daha yolu var :) Ya gidip Firecore&#8217;dan <del>40$</del> 20$ karşılığı <a href="http://j.mp/sZ4lDR" target="_blank">aTV Flash (Black)</a> satın alacaksınız&#8230; Ya da iOS 5 kurulu iPad 2&#8242;niz  varsa <a href="http://j.mp/noZjP9" target="_blank">AirVideo</a> kurup bilgisayarınızdan iPad 2&#8242;ye, oradan da Display Mirroring ile Apple Tv 2&#8242;nize göndereceksiniz görüntüyü. Göreceğiniz üzere her şeyin bir bedeli var :)</p>
<p><em>Paylaşım gözükmüyor, neden?</em></p>
<p>Bu genelde Windows sistemlerde firewall&#8217;un doğru ayarlanmamasından kaynaklanabiliyor. Bununla ilgili bir sürü şey olabileceğinden tavsiyem önce tüm güvenlik önlemlerini kapatıp adım adım açmanız.</p>
<p><em>Neden Mac&#8217;te de SMB paylaşım yapmadık?</em></p>
<p>Lion ile beraber Apple kendi SMB protokol implementasyonuna geçti ve mevcut XBMC sürümü maalesef bu protokolle (SMB2) ile uyumlu değil. Windows&#8217;tan direkt klasör paylaştırıp o klasörün adresini yazabiliyorsunuz.</p>
<p><em>XBMC kurarken sorun yaşadım, ne yapabilirim?</em></p>
<p>Elle kurulum rehberi <a title="Apple TV 2 XBMC kurulumu" href="http://j.mp/upzqQX" target="_blank">şurada</a>, bunu yapmanız gerekiyor.</p>
<p><em>Başka ne uygulamalar kurmalıyım?</em></p>
<p>Size tavsiyem ne yaptığınızdan emin olmadığınız sürece kurmayın. MainMenuWeather güzel bir uygulama, Apple TV&#8217;nin menüsünün üzerinde hava durumunu gösteriyor. Couch Surfer Pro kurmak için aTV Flash (Black) kullandım fakat şu an fiyatı 40$&#8217;a çıktığı ve Beta 7&#8242;nin de hali hazırda çalışmayı reddettiğini düşünürsek Pirate Bay&#8217;e bakmaya devam derim.</p>
<p><em>Bu iş başka türlü olmaz mı? Plex falan kullansam?</em></p>
<p>Tabii olur, nitoTV&#8217;de pek çok uygulama var ve onları da kendiniz kurabilirsiniz.</p>
<p><em>Ben falanca filmi indirdim izleyemiyorum, napmam lazım?</em></p>
<p>Bu ve bunun gibi soruların cevabını bende bulamazsınız. Altyazı da bulamam ama mesela altyazınızın harfleri bozuk çıkıyorsa nasıl düzelteceğinizi tarif edebilirim (XBMC System menüsünde Video Settings&#8217;in içinde Subtitles&#8217;ın Character Set bölümünü Turkish (Windows) yapmayı deneyin)</p>
<p><em>1080p video izleyebiliyor muyum? </em></p>
<p>Cihazın çıkışı donanım olarak 720p kısıtlı duruyor (en azından şu ana kadar yazılım ile bunu çözebilen çıkmadı). Bu yüzden izlediğiniz içerik 720p olsa daha iyi. Benim yaptığım testte 1080p içeriği göstermekte sorun yaşamadıysa da kaynak 1080p, çıkışı 720p olduğundan 1080p avantajını da yaşayamıyorsunuz.</p>
<p><em>Hangi dosya formatlarını destekliyor?</em></p>
<p><em></em>Şu ana kadar deneyip de oynatamadığım hiçbir şey olmadı. MKV (içinde MP4 görüntü, AAC formatında ses) olan filmler, DiVX ile sıkıştırılmış AVI filmler, altyazı içeren MKV&#8217;ler&#8230; hepsi neredeyse sorunsuz. Sorun yaşadığım tek nokta XBMC&#8217;de dahili altyazı dosyası olan bir MKV izlerken dışarıdan altyazı seçtirme ayarının çok pratik olmaması. Ben de filmlerin içindeki altyazıyı çıkarmayı tercih ettim. Bunun için Mac&#8217;te <a href="http://j.mp/vxbpTB" target="_blank">MKVTools</a> kullanıyorum, tavsiye ederim.</p></blockquote>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.burak.com/2011/10/27/apple-tv-2nin-sinirlarini-zorlamak/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>14</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Twitter for Mac&#8217;te Classic Mode ve birkaç şey</title>
		<link>http://www.burak.com/2011/10/15/twitter-for-macte-classic-mode-ve-birkac-sey/</link>
		<comments>http://www.burak.com/2011/10/15/twitter-for-macte-classic-mode-ve-birkac-sey/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 15 Oct 2011 06:28:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Burak Bayburtlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[İnceleme]]></category>
		<category><![CDATA[Geek to live]]></category>
		<category><![CDATA[geek to live]]></category>
		<category><![CDATA[mac os x]]></category>
		<category><![CDATA[tips'n'tricks]]></category>
		<category><![CDATA[twitter]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.burak.com/?p=1287</guid>
		<description><![CDATA[Twitter for Mac kullanırken işinize yarayacağına inandığım birkaç kısayol ve kolaylık bu yazıda.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p></p><p style="text-align: center;"><a href="http://www.burak.com/wp-content/uploads/2011/10/Screen-Shot-2011-10-14-at-11.05.57.png"><img class="aligncenter size-medium wp-image-1290" title="Twitter for Mac - Mac Classic sıtayla" src="http://www.burak.com/wp-content/uploads/2011/10/Screen-Shot-2011-10-14-at-11.05.57-216x300.png" alt="" width="216" height="300" /></a></p>
<p><em>Uzun zaman yazmayınca ben de kısa kısa yazayım diye düşündüm. Bu da ilk örneğidir, selam olsun.</em></p>
<p>Mac&#8217;te en çok kullandığım masaüstü uygulamalarından biri de <a title="Twitter for Mac App Store bağlantısı" href="http://j.mp/pVKmip" target="_blank">Twitter for Mac</a>. Hatta bütün gün neredeyse elim ayağım gibi duruyor. Öyle olunca pek çok özelliğine ve kolaylığına erişme fırsatına nail oluyorum (<em>içses: nail olmak derken?)</em> Hemen yazalım:</p>
<ul>
<li>Yeni bir tweet yazmak için Command + N tabii ki.</li>
<li>Sekmeler arasında geçiş için Command + 1, Command + 2, Command + 3 kullanıyorum. Bu sayede Twitter timeline, mention&#8217;lar ve mesajlarım arasında dolaşmak daha pratik geliyor.</li>
<li>İstediğim sayfayı seçtikten sonra yukarı &#8211; aşağı oklarla tweetler arasında geziyorum.</li>
<li>Seçili bir mesaja cevap vermek için Command + R kombinasyonunu kullanıyorum.</li>
<li>Yeni bir tweet yazmak için Command + N yeterli. Bunu mesajlar sekmesinde yaparsanız size yeni bir direkt mesaj yazma seçeneği veriliyor.</li>
<li>Fotoğraf paylaşım servisini seçmek benim için önemli zira (<em>içses: zira mı?</em>) tüm fotoğraflarım Twitpic&#8217;te. Bunun için Preferences menüsüne girmek gerekiyor (Command + ,).</li>
<li>Bir sekmeyi güncellemek için mouse&#8217;la sayfayı tutup aşağı çekmek yeterli. iOS&#8217;ten alıştığımız bu özellik, iOS&#8217;in UI paradigmasına en güzel katkılarından biri sanırım :)</li>
<li>Bir sürü şeyi aynı anda takip ederken işinizi kolaylaştıran kısayol: herhangi bir bağlantıya tıklarken Command tuşuna basın. Bu sayede mesela profil resmine tıklayınca profil, hashtag&#8217;e tıklayınca hashtag&#8217;e sahip mesajlar yeni bir pencerede açılacak.</li>
<li>Şu yukarıdaki ekran görüntüsüne bakıp durduğunuzu tahmin ediyorum. Macintosh Classic arayüzüne kavuşmak için yine basit bir komut girmeniz yeterli. Kapatmak için &#8216;true&#8217; yazan kısmı &#8216;false&#8217; yapın (<em>eğer Mac Classic için bir Twitter uygulaması arıyorsanız: <a title="Grackle68K - Mac Classic için bir Twitter uygulaması" href="http://j.mp/o93muk" target="_blank">Grackle68k</a>)</em></li>
</ul>
<blockquote><p>defaults write com.twitter.twitter-mac Chicago -bool true</p></blockquote>
<ul>
<li>Size son yazacağım kolaylık da eğer insanları Twitter kullanıcı isimlerinden tanıyamıyorsanız (beni tanımak kolay mesela: <em><a title="Twitter sayfam - @burak " href="http://j.mp/pz9SNV" target="_blank">@burak</a></em>) gerçek isimlerini görmek için aşağıdaki komutu kullanmanız. Eski haline dönmek için 1 yazan kısmı 0 yapmanız yeterli.</li>
</ul>
<blockquote><p>defaults write com.twitter.twitter-mac ShowFullNames 1</p></blockquote>
<p>Bazen bilgisayar kullanırken bana uzaylıymışım gibi bakanlara selam olsun, şimdilik Twitter kullanımı bu kadar. Aklınıza takılan bir soru olursa beklerim.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.burak.com/2011/10/15/twitter-for-macte-classic-mode-ve-birkac-sey/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Samsung Wave 8500 ve Bada Platformu Hakkında</title>
		<link>http://www.burak.com/2010/06/04/samsung-wave-8500-ve-bada-platformu-hakkinda/</link>
		<comments>http://www.burak.com/2010/06/04/samsung-wave-8500-ve-bada-platformu-hakkinda/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 04 Jun 2010 08:29:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Burak Bayburtlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Akıllı Telefonlar]]></category>
		<category><![CDATA[Ön İnceleme]]></category>
		<category><![CDATA[Geek to live]]></category>
		<category><![CDATA[bada]]></category>
		<category><![CDATA[s8500]]></category>
		<category><![CDATA[Samsung]]></category>
		<category><![CDATA[samsung wave]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.burak.com/?p=1169</guid>
		<description><![CDATA[Bundan birkaç gün önce Samsung Developer&#8217;s Day&#8217;deydim ve burada bulunmamın iki temel sebebi vardı. Biri uzunca bir süredir sosyal medyada çevresinde çılgın bir buzz yaratılan Bada platformunu görmek, diğeri de yakında piyasaya sürülecek Samsung Wave&#8217;i canlı canlı kurcalayabilmekti. Samsung Wave 8500 Önce gelin kısaca Samsung Wave 8500 neye benziyormuş, arayüzü nasılmış, beraberce görelim: Göreceğiniz üzere [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p></p><p>Bundan birkaç gün önce Samsung Developer&#8217;s Day&#8217;deydim ve burada bulunmamın iki temel sebebi vardı. Biri uzunca bir süredir sosyal medyada çevresinde çılgın bir buzz yaratılan Bada platformunu görmek, diğeri de yakında piyasaya sürülecek Samsung Wave&#8217;i canlı canlı kurcalayabilmekti.</p>
<p><strong>Samsung Wave 8500</strong></p>
<p>Önce gelin kısaca Samsung Wave 8500 neye benziyormuş, arayüzü nasılmış, beraberce görelim:</p>
<p><a href="http://www.burak.com/2010/06/04/samsung-wave-8500-ve-bada-platformu-hakkinda/"><em>Click here to view the embedded video.</em></a></p>
<p>Göreceğiniz üzere bir video, yüzlerce kelimeden daha etkili. Genel olarak özetlemek gerekirse Samsung Wave S8500, oldukça şık, hızlı ve kullanışlı bir smartphone. Peki bunca alternatif arasından bir kullanıcı neden Wave seçecek? Bir defa fiyat/performans oranı oldukça yüksek bir cihazla karşı karşıyayız. Wave, ülkemizde Avrupa fiyatı olan 380€&#8217;ya yakın bir fiyatla satışa sunulacak deniyor ki diğer markaların bu donanım özelliklerine sahip modelleri 1000-1200TL seviyesinden giriyor piyasaya. 720p video çekmesi, LED flash&#8217;ı olan kamerası ve 5 megapiksel kamerası oldukça başarılı. Arayüzü ve uygulamaları hızlı, 3 boyutlu oyunlar gördüğünüz üzere oldukça başarılı.<br />
<span id="more-1169"></span><br />
Tanıtım sırasında üzerinde durdukları bir konu da SuperAMOLED ekran teknolojisi oldu. Samsung yetkililerinin bu teknolojiye oldukça güvendiği gözlerinden okunuyordu. SuperAMOLED, en kaba haliyle bünyesinde kapasitif dokunmatik yüzey barındıran bir AMOLED ekran. AMOLED ekrana göre de %20 daha fazla parlaklık, %80 daha az yansıma ve %20 daha az güç tüketimi gibi mucizevi özellikler vaadediyor. Bunların bilimsel ispatlarını bir kenara bırakırsak iPhone&#8217;dan bu yana kullandığım en hassas kapasitif ekran olduğunu ve oldukça parlak gözüktüğünü söyleyebilirim. Zaten inceleme videosunda da bunları görebiliyorsunuz.</p>
<p>Bir cihazı incelerken hep iyi yanlarından bahsetmek kolay. Esas zor olan böyle donanımlı ve yeni bir cihazın eksi yanlarını gösterebilmek. Temelde tüketici olarak bizlerin canını sıkan da zaten bunlar oluyor. O yüzden bunlara da değinmekte yarar var.</p>
<p>Örneğin artıları kadar eksilerinin başında da Bada platformu geliyor. Her ne kadar fiyat olarak rakibi olamasa da iPhone platformu çok daha fazla uygulama seçeneği sunuyor. Her ne kadar potansiyeli yüksek bir cihaz olsa da 3 boyutlu oyun sayısı şu an bir elin parmakları kadar.</p>
<p>Peki Android dünyasına bir alternatif olabilir mi? Olabilir zira Samsung, Google&#8217;ın aksine ülkemizde ücretli uygulama satışına izin vereceğini açıkladı ve Android dünyasındaki belirsizliklerden dolayı büyük oyun firmaları daha temkinli yaklaşıyor bu platforma. O yüzden kanımca çok da güzel rakip olabilir. Özellikle widget, ana sayfadan direk ulaşılan içerik gibi pek çok özellik birebir Bada&#8217;da da var.</p>
<p>Nokia ve Ovi dünyası ile kıyasladığımızda ise halen alınacak çok yol olsa da Nokia N8 çıkana kadar artık &#8220;Nokia şöyle, Ovi böyle&#8221; demekten vazgeçtiğimden çok fazla konuşmayacağım. Nokia 5800 ile giriş yaptığı dokunmatik dünyasında Nokia X6&#8242;ya gelene kadar evrimini tamamlamamakta ısrarcı olduklarından çok kan kaybettiklerini de hatırlayalım.</p>
<p><strong>Bada Platformu</strong></p>
<p>Bir defa Android gibi açık bir platform varken neden ikinci bir Linux tabanlı platform daha geliştirdiklerini hepiniz gibi ben de çok merak ediyordum. Bada tamamen Samsung&#8217;a ait olacağından ve Android Market&#8217;tan gelir elde edememeleri görünüşe bakılırsa en önemli etken. Diğer yandan Samsung Galaxy S gibi canavar Android telefonlar üretmeye de devam ettiklerinden çok da kötü bir hareket olmadığını söylemekte yarar var.</p>
<p>Aklımdaki diğer soru işareti de programcıları ilgilendiriyor: nasıl programlayacağız, neler yapabiliyoruz? İşte bu kısım orada bulunan insanların çoğunluğunun orada bulunma sebebini de oluşturuyor. Ben de katılamayanlar için kısa kısa notlar tuttum, işte o notlar:</p>
<ul>
<li>Bada, Samsung Kies adı verilen iTunes benzeri bir uygulama, web ve Bada ile çalışan cep telefonları ile erişilebilen bir uygulama platformu ve o platformun koştuğu işletim sisteminin adı. Korece <em>okyanus</em> anlamına geliyor.</li>
<li>Apple&#8217;ın AppStore&#8217;undan indirme ve sahip olma anlamında benim görebildiğim hiçbir fark yok.</li>
<li>En üst katmanda Open API adı verilen framework çalışıyor</li>
<li>Bu framework 5000&#8242;in üzerinde API&#8217;a sahip ve bunlar arasından accelerometer&#8217;dan GPS&#8217;e, tarayıcı ve medya objelerine kadar pek çok obje var</li>
<li>Programlama dili C++ ancak kendi memory management rutinlerini kullanıyor</li>
<li>Yine kendine ait bir build sistemi ve package sistemi ile geliyor</li>
<li>Eclipse tabanlı IDE http://developer.bada.com adresinden edinilebiliyor</li>
<li>Bada ve Samsung Developer forumlarına giderek orada her türlü konuyu tartışabilirsiniz</li>
<li>Uygulama gönderme ve onay sürecinde hedef 7 gün içerisinde uygulamanın yayına alınması</li>
<li>Burada tabii bazı kriterler var, bunlar yine Bada developer dokümanlarında yer alıyor</li>
<li>Adaptive UI ile sistem komponentlerini kullandığınız uygulamalar farklı çözünürlükte telefonlarda kendi kendine boyut değiştiriyor</li>
<li>Uygulama içinden Bada platformu üzerinden satınalma yapabiliyorsunuz</li>
<li>Bada Server ile telefondan sunucuya ve sunucudan telefona bilgi &#8220;push&#8221; edebiliyorsunuz. Örneğin Lattitude uygulaması yazmak mümkün.</li>
<li>Lifecycle J2ME ile neredeyse aynı, uygulama arka planda kaldığında ya da bir çağrı geldiğinde bundan haberdar olabiliyor.</li>
<li>Garip gelen bir konu, uygulamanın kullandığı tüm API&#8217;lerin seçilmesini gerektiren bir nevi manifest file ile paketleme yapmanız. Buna ne gerek vardı, bunu Eclipse yapamaz mıydı diye düşünmedim değil.</li>
<li>On device debugging henüz yok ancak olacak.</li>
<li>Uygulamaları test etmek için Samsung Bada simülatörü dışında Samsung&#8217;un herkese açmayacağı ancak ücretsiz olarak kullanılabilecek Remote Rack özelliği ile Kore&#8217;de yer alan cihazları uzaktan kullanarak test edebileceksiniz.</li>
<li>Bir de baştan beri yazmayı unuttuğum bir özellik: Linux tabanlı bu işletim sistemi multitasking yapabiliyor :)</li>
</ul>
<p>Özetle ilk notlarım bunlar. Apple&#8217;ın 2 yıla yakın sürede geldiği noktaya ilk günden gelmesi eminim bu satırları okuyan yazılımcıları en az benim kadar heyecanlandırmıştır. Bada platformunun ücretli uygulama satışı yapacağı ilk 10 ülkeden birinin Türkiye olduğunu ve 100&#8242;ün üzerinde ülkede 50&#8242;nin üzerinde operatörle lansman yapılacağını da hatırlatırım. Ödemeler kredi kartı ve telefon faturası ile yapılacak, hepsi ilk anda uygun olmayabilir diye de ekleyim.</p>
<p><strong>Özetle</strong></p>
<p>Bugüne kadar gerek arayüzü, gerekse tasarımları ile hep uzak durduğum bir marka olan Samsung, beni ilk defa etkileyen iki hareketle, Samsung Wave ve Bada platformuyla, bu yıl kendinden çok bahsettirecek gibi gözüküyor. Detaylar arasında aklınıza takılan sorularınızı paylaşırsanız elimden geldiğince yanıtlamaya çalışacağım. Samsung Galaxy S ise o günün bonusu olarak bir başka yazıyı bekleyedursun :)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.burak.com/2010/06/04/samsung-wave-8500-ve-bada-platformu-hakkinda/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>20</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Lenovo T400s ve Mac&#8217;ten sonra Windows deneyimi</title>
		<link>http://www.burak.com/2010/05/29/lenovo-t400s-ve-macten-sonra-windows-deneyimi/</link>
		<comments>http://www.burak.com/2010/05/29/lenovo-t400s-ve-macten-sonra-windows-deneyimi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 29 May 2010 20:11:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Burak Bayburtlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[İnceleme]]></category>
		<category><![CDATA[Dizüstü]]></category>
		<category><![CDATA[Geek to live]]></category>
		<category><![CDATA[Mobil cihazlar]]></category>
		<category><![CDATA[Rehber]]></category>
		<category><![CDATA[expose]]></category>
		<category><![CDATA[lenovo]]></category>
		<category><![CDATA[mac]]></category>
		<category><![CDATA[switcher]]></category>
		<category><![CDATA[thinkpad]]></category>
		<category><![CDATA[thinkpad t400s]]></category>
		<category><![CDATA[Windows 7]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.burak.com/?p=1158</guid>
		<description><![CDATA[2 yıl Macbook Air ile Mac OS X kullandıktan ve Snow Leopard'a geçtikten hemen sonra Windows 7'li bir Lenovo T400s'e geçtim. Bunun üzerinden 4 ay geçtiğine göre bu konuda paylaşacak çok şey birikti, işte o notlar.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p></p><p>Bundan birkaç ay önce 2 yıla yakın süre kullandığım Macbook Air, yerini Lenovo T400s&#8217;e devrettiğinden beri bu yazıyı yazmak istiyordum. Neden yazamadığım bir kenara, bu pek çoğunuzun da merak ettiğini düşündüğüm bir konu.</p>
<p>Öncelikle neden Lenovo T400S&#8217;e geçtiğimin hikayesinden bahsedeyim. 2009&#8242;un sonlarına doğru Lenovo&#8217;nun kapalı bir topluluğa davet edildim: Lenovo Blogger Advisory Council. İsmi oldukça havalı duran bu topluluk, bir nevi <em>customer insight</em> topluluğu, grubu. Daha açık ifade etmek gerekirse Lenovo&#8217;nun dünya çapında teknoloji konusunda fikir önderi olarak gördüğü blog yazarlarını bir çatı altında toplama insiyatifi. Bu sayede hedefleri de tahmin edeceğiniz üzere bu insanların fikirlerine ve yorumlarını almak, bunların ışığında ürünlerinin gelişimine yön vermek.</p>
<p>Bu topluluk çerçevesinde Lenovo&#8217;nun yerel ve global yöneticileri ile bir araya gelen blog yazarları, bir de kapalı Facebook grubunda fikirlerini paylaşıyorlar. Şu an için 41 kişinin kayıtlı olduğu toplulukla ilgili en önemli konu da şeffaflık. Kapalı grupla şeffaflık nasıl olur demeyin, Lenovo deneyimini yaşamamız amacıyla bizlere birer (hatta belki daha da fazla) bilgisayar hediye edildiğini sizlerle paylaşmamızı istiyorlar. Burada amaç bedelsiz olarak aldığımız bilgisayarı kullandığımızı paylaşarak bizleri takip eden insanların &#8220;hmm Lenovo almış&#8221; fikrine kapılmamalarını istemeleri.</p>
<p>Bu yazının konusu Lenovo&#8217;nun topluluğu değil tabii ki. Ne demiştik? Lenovo T400S!<br />
<span id="more-1158"></span><br />
<strong>Neden Lenovo T400S?</strong></p>
<p>Bu noktada küçük bir itirafta bulunmamda yarar var. Paraya kıyıp gayet pahalı bir Sony Vaio dizüstü aldığım günlerde bile için için ThinkPad kullanıcılarını kıskanırdım. Neden kıskanıp da almadığım çok açık: ThinkPad serisi dizüstüler öyle sağda solda mağazalarda görebileceğiniz bir seri değil. Üreticisi Lenovo, diğer dizüstü üreticileri gibi ürün gamının tümünü son kullanıcıya sunmuyor. HP&#8217;nin ve Dell&#8217;in de benzer uygulamaları biliniyor. Bu ürünler ancak bayi kanalıyla kurumsal satış yoluyla temin edilebiliyor. Ben de bu işlemlerle uğraşmamak adına daha son kullanıcıya yönelik modeller tercih etmek durumunda kalıyordum.</p>
<p>Ne diyorduk? Neden T400S? İşin aslı bütün ürün gamından bir model seçme şansım vardı. Örneğin benim gibi bu topluluğa davet edilen diğer yerli blog yazarı ve teknoloji konusuna ilgi duyanların yakından tanıdığı bir isim olan Berkin Bozdoğan&#8217;ın seçimi ideaPad Y550 oldu. Deneyimlerini blogundaki <a href="http://isgucenerji.blogspot.com/2010/01/yeni-bilgisayarm-geldi.html" target="_blank">Yeni Bilgisayarım Geldi</a> başlıklı yazısından okuyabilirsiniz. Bir diğer bilgi olarak da şunu söylemem de yarar var: bizden sadece bunu bildirmemizi istediler, bu yazıda yazılan olumlu ya da olumsuz tüm görüşler tamamen şahsıma aittir.</p>
<p>Ben ise tercih edecek onca modelin arasında iki modele düşene kadar Lenovo Pazarlama Müdiresi sevgili <a href="http://tr.linkedin.com/pub/aysun-karab%C4%B1y%C4%B1k/2/b11/a96" target="_blank">Aysun Karabıyık</a>&#8216;a akla karayı seçtirdim :) T400S&#8217;i seçmemdeki en önemli nedenleri şöyle sıralamak gerekirse:</p>
<ul>
<li>Macbook Air&#8217;dan sonra ağır bir dizüstü taşımak istemiyordum, 1.8 kg ağırlığında bir bilgisayar olarak sadece 500 gram daha ağırdı.</li>
<li>Hafif olsun ama hızlı olsun istiyordum, Macbook Air Flash&#8217;ın Mac performansının da sayesinde HD videoları oynatırken başka da bir şey yapmama gerek olmadığını düşünüyordu. Bu yüzden daha hafif olan X301&#8242;i seçmedim.</li>
<li>İşlemci hızı derken biraz teknik özelliklerine değineyim: T400S 4 GB RAM, P9400 seri numaralı 2.4 GHz işlemci ve 128 GB SSD ile geliyor. Ekran kartı bütünleşik ve 4500 serisi Intel chip en mükemmel oyun performansını sunmasa da masaüstü performansında oldukça başarılı.</li>
<li>Mat ekranının çözünürlüğü 1440&#215;900, bu da onun en önemli avantajlarından. Sınıfında daha yüksek çözünürlüklü bir ekran bilmediğimin de altını çizeyim.</li>
<li>Son olarak da ideaPad değil de Thinkpad seçtim çünkü şu aşağıdaki video aklımı aldı:</li>
</ul>
<p style="text-align: center;"><p><a href="http://www.burak.com/2010/05/29/lenovo-t400s-ve-macten-sonra-windows-deneyimi/"><em>Click here to view the embedded video.</em></a></p></p>
<p>Tamam bütün  bunları yapmayacağım ancak bir gün bilgisayarımı düşürdüğümde ya da üzerine su döküldüğünde ne yapacağımı şaşırma korkusundan kurtulmak, tahmin edebileceğiniz gibi büyük bir lüks.</p>
<p>Bütün bunların yanında Mac&#8217;ten bu tarafa geçişte işletim sistemi dışında aradığım şeyler yok değil:</p>
<ul>
<li>Multitouch beklediğim gibi çıkmadı, burada Apple&#8217;a hakkını vermek lazım.</li>
<li>Klavye aydınlatmak için kullanılan Thinklight iş görüyorsa da arkadan aydınlatmalı klavyenin eksikliğini duyduğum oluyor.</li>
<li>Pil ömrü gerçekten bir PC için uzun olsa da (tam şarjda 4 saatin üzerinde pil ömrü var) biraz da donanım-yazılım entegrasyonunun eksikliği sonucu bekleme (stand-by) halinde pil tüketimi çok fazla. Yine de bilgisayarı neredeyse hiç kapatmıyorum (shutdown) diyebilirim.</li>
</ul>
<p>Özetle durum bundan ibaret. Artıları ve eksileri ile sınıf olarak aslında Macbook Pro sınıfında ancak ondan çok daha dayanıklı bir bilgisayarım var. Ancak bu yazının iki konusu olduğunu unutmadım: Lenovo T400S&#8217;ten yeterince bahsettikten sonra biraz da Mac&#8217;ten sonra Windows 7 nasıl bir yaşam sundu bana ona bakalım.</p>
<p><strong>Mac&#8217;ten sonra Windows </strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong><a href="http://www.burak.com/wp-content/uploads/2010/05/ss.png"><img class="aligncenter size-medium wp-image-1165" title="Windows 7 ve ThinkVantage paketi" src="http://www.burak.com/wp-content/uploads/2010/05/ss-300x187.png" alt="" width="300" height="187" /></a><br />
</strong></p>
<p>Buraya kadar her şey güzeldi di mi? Bundan 2 sene evvel Macbook Air&#8217;ı ilk aldığım günlerde Tekno Sohbet&#8217;e <a href="http://televidyon.com/p/294/macbook-air-incelendi" target="_blank">Macbook Air incelemesi</a> ile konuk olmuştum (hey gidi günler!) Mac OS X&#8217;in en önemli avantajı kuşkusuz yazılımın da donanımın da aynı üreticiden çıkmasıdır. Bu sayede pil ömründen performansa, kullanıcı arayüzünün donanıma etki etmesinden stabiliteye pek çok avantaja sahip Mac dünyası.</p>
<p>Ancak Mac dünyasında olmanın bazı dezavantajları da var, yok değil. Bunların başında her ne kadar işimi görecek bir yazılım bulmakta zorlanmadıysam da alışmak, doğru uygulamaları bulmak, onlarla yaşamaya başlamak biraz zamanımı almıştı.</p>
<p>Bu yazıdaki amacım Mac OS X&#8217;i Windows 7 ile kafa kafaya çarpıştırmak değil. O yüzden kısa kısa notlarla sizlere Windows&#8217;a dönüşümden bahsetmek istiyorum:</p>
<ul>
<li>Bir kere artık ofis işleriyle uğraşırken uyum sorunu yaşamıyorum. Pages ve Numbers kullanmak çok keyifli ancak bunları PC&#8217;de açabilmek mümkün olmadığından PDF&#8217;e çevirip dosyalarınızı göndermek zorunda kalmak, gönderdiğiniz dosyaları düzenlemek isteyenlere DOC ya da DOCX formatında dosya göndermeye kalkınca oluşan format hataları gibi sorunlarım yok. Bundan memnunum.</li>
<li>Microsoft bir strateji olarak mı Office paketinde Mac sürümünde aynı kısayollar ve arayüzü sunmuyor bilemiyorum ancak Mac için Office&#8217;i eski bir Office canavarı olarak kullandığımda elim kolum bağlı hissediyordum, bu da bir son buldu. Umarım gelecek sürümlerde daha iyi olur uygulamalar.</li>
<li>Mac kullanıcıları için kanımca vazgeçilmez özelliklerden biri Exposé&#8217;dir. Bunun ne olduğunu kısaca tarif edeyim: çeşitli kısayollar ile ekranınızdaki tüm pencerelere bakabilir, onları ekrandan kaldırabilir ve uygulamalar arasında hızlıca geçiş yapabilirsiniz. Bu özelliği çok yoğun kullandığımdan Switcher&#8217;ı bulana kadar biraz canım sıkıldı. Switcher Exposé&#8217;nin tüm fonksiyonlarını yerine getiremese de benim işimi gördü, <a href="http://insentient.net/" target="_blank">sitesinden</a> indirebilirsiniz.</li>
<li>Kullanılabilirlik sorunlarımı ufak tefek pürüzlerle (doküman tabanlı arayüzden tekrar pencerelere adapte olmak da ayrı bir yazı konusu olsun) hallettikten sonra itiraf edeyim Windows 7 beni çok noktada şaşırttı. Performans olarak gerek bilgisayarın hızlı olması gerekse yapılan iyileştirmelerle müthiş hızlı çalıştığını söyleyebilirim.</li>
<li>Hızın göreceli bir kavram olduğunu biliyorum, bu yüzden şöyle söyleyebilirim: Windows Search ile uygulama bulup çalıştırmak neredeyse Spotlight kadar hızlı. Bir belge ya da uygulama bulmakla uğraşmamak Windows XP&#8217;de de mümkünse de işletim sistemine gömülü bir yapı olması, hem de bunu Vista&#8217;nın aksine çok daha başarılı yapmasına sevindim.</li>
<li>Yeni Denetim Masası (Control Panel) başta oldukça karışık geldi. Ne XP, ne Vista&#8217;ya benzemiyor. Hatta tüm öğelerin açılışta önünüze gelmiyor olması kafanızı karıştırabilir. Burada Windows Search alışkanlığı kazanmak faydalı oluyor, bir süre sonra her şeyi öğreniyorsunuz. Yine de riskli bir hareket.</li>
<li>Bir diğer iyileştirme de Windows Explorer&#8217;da olmuş. Dosya gezgini günlerinden bu yana yapısını değiştirmeye çalışan Windows Explorer, bugün ilk bilgisayarını Windows 7 olarak almış birine eski deneyimden bambaşka bir yapı sunuyor. Pencerenin sol tarafına kısayollar ekleyebilmek Mac&#8217;te çok kullandığım bir özellikti. Windows Search&#8217;ün hemen sağ üst köşede kendine yer bulması da bir diğer Mac alışkanlığı. Eğer Windows XP&#8217;den geçiyor olsam bunlar olmadan nasıl yaşıyordum diyebilirdim.</li>
<li>Hep iyi şeyler olmadı tabii Windows&#8217;ta. Örneğin kullandığım 32-bit sürümde sadece 3 GB RAM&#8217;im var gözüküyor. Her ne kadar paylaşımlı bir dizüstüm olsa da kurduğum 64 bit Ubuntu&#8217;da bu miktar gayet de 4 GB&#8217;a yakın bir miktar olduğundan Windows&#8217;un bunu ne yaptığı konusunda hiçbir fikrim yok, araştırmadım da maalesef.</li>
<li>Mac&#8217;te çok sık kullandığım ve kısayolunu eskittiğim bir fonksiyon olan ekranın sadece belli bir kısmının ekran görüntüsünü yakalama özelliğinin başlarda çok eksikliğini hissettim. Tam da profesyonel bir ekran görüntüsü yakalama uygulaması aramaya başlarken Windows 7&#8242;nin çok da bilinmeyen Snipping Tool uygulamasını buldum. Bunu başlat menünüzden bulabilirsiniz. Bir diğer alternatif de eğer OneNote kuruluysa Windows+S kısayolu.</li>
<li>Bir diğer canımı sıkan konu ise dosya işlemleri. Bir dosyayı bir başka yere kopyalarken Mac&#8217;te de yaşanan ve çok normal olan hızın düşmesi beklediğimiz bir durum. Ancak maalesef Windows 7&#8242;de bu tip basit işlemler dosyalardan birinin kopyalanmaması, hatta bu takılma durumunu <strong>İptal</strong> tuşuna basıp yok etmeye çalıştığınızda Windows Explorer&#8217;ın kilitlenmesine varacak düzeylerde sorunlu. Bunun sebebi nedir biri biliyorsa söylesin lütfen.</li>
<li>Kafama takılan sorunlardan biri de güncellemelerin ardından bilgisayarı kapatıp açmak zorunluluğu. Bu yapıyı düzeltmek ellerindeyse de mimari seçimleri bunun önüne geçiyor anlaşılan, bu devirde artık restart isteyen bir bilgisayar olmaz&#8230; lütfen :)</li>
<li>Bir de tüm taskbar yapısını değiştirmişler, artık ekranın sağ altında tonlarca ikon gözükmüyor. Bunun yerine açıyorsunuz bir düğmeye basıp, listelenen ikonlardan bir işlem yapıyorsunuz. Bu da bir yere kadar kabul edilebilir ancak sanırım uygulamaların hepsi bu özelliğe adapte olmadığından, sağ tuşla tıkladığınızda bazen tepki alamıyorsunuz. Bunlara bilgisayarınıza bağlı USB diskleri güvenli bir şekilde çıkamak için kullanılan ikon da dahil.</li>
<li>Bir sorun da kablosuz ağ ayarlarımda ancak bundan Microsoft ne kadar sorumlu bilemiyorum. Lenovo bilgisayarların sağlıklı çalışmasını amaçlaya bir takım yazılımlar Lenovo ThinkPad serisinde yüklü geliyor. Bu paketin ismi ThinkVantage ve sürücü güncellemelerinden kablosuz ağ ve güç tüketim profillerine kadar pek çok özelliği yönetmenizi sağlıyor. Bu yüzden midir yoksa Windows&#8217;un kablosuz ağ ayarlarından mıdır bilmiyorum, iki farklı yerde aynı isimli ve aynı şifreli bir kablosuz ağa Mac&#8217;ten problemsiz bağlanabilirken Windows&#8217;ta bağlantı ayarlarıyla boğuşup duruyorum.</li>
<li>Son olarak hazır yeri gelmişken bir de ThinkVantage paketinden bahsedeyim. Bu Lenovo ThinkPad ailesinin en iddialı özelliği ve sizi özellikle yazılım güncellemesi, sürücü güncellemesi gibi problemlerle uğraştırmamasıyla Windows deneyiminizi daha iyi bir hale getiriyor. Aralıklarla bu programı açıp yeni neler var diye baktığınızda ekran kartı sürücünüz sizin ruhunuz bile duymadan güncellenivermiş oluyor. Bu da Lenovo&#8217;nun artı hanesine bir çentik daha manasına geliyor.</li>
<li>Windows 7&#8242;yi PC kullanıcılarına tavsiye ediyor muyum? Evet, şayet Windows kullanmak zorundaysanız bir an önce Windows 7&#8242;ye geçip alışmaya bakın zira artık XP tarzı arayüzden uzaklaşıyorlar ve kendinizi yabancı hissetmeniz an meselesi. Ancak Ubuntu gibi bir alternatif de olduğundan eğer bilgisayarınız bir lisansla gelmediyse lisansa para vermenizi gerçekten gerektiren bir şey yoksa Ubuntu, Mint veya bir benzeri ücretsiz ve açık işletim sistemlerine şans verin derim.</li>
</ul>
<p>Şimdilerde iyice alıştığım bilgisayarım ve <strong>Windows 7</strong> ile iyi geçiniyoruz. Ancak bu sonsuza dek Mac kullanmayacağım anlamına gelmesin, size de önereceğim gibi: bir işletim sistemi ya da markaya bağımlı kalmayın, tebdil-i mekanda ferahlık vardır ;)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.burak.com/2010/05/29/lenovo-t400s-ve-macten-sonra-windows-deneyimi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>6</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>WordPress eklentilerini otomatik güncellemek</title>
		<link>http://www.burak.com/2009/02/10/wordpress-eklentilerini-otomatik-guncellemek/</link>
		<comments>http://www.burak.com/2009/02/10/wordpress-eklentilerini-otomatik-guncellemek/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 10 Feb 2009 21:31:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Burak Bayburtlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Geek to live]]></category>
		<category><![CDATA[WordPress]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.burak.com/?p=837</guid>
		<description><![CDATA[Dünya üzerindeki binlerce blog sahibi gibi ben de blogumu WordPress altyapısı ile sizlere ulaştırıyorum, sunucular da Sadecehosting&#8216;de. Hal böyle olunca bir sürü eklenti (plug-in) ile geliştirmek de kaçınılmaz oluyor. Eklenti sayısı arttıkça her gün güncellenen eklenti sayısı da aynı oranda artıyor. Az önce baktım 10un üzerinde eklenti kullanıyorum ve bunların aşağı yukarı 2-3 adedi sürekli [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p></p><p>Dünya üzerindeki binlerce blog sahibi gibi ben de blogumu <strong><a href="http://wordpress-tr.com" target="_blank">WordPress</a></strong> altyapısı ile sizlere ulaştırıyorum, sunucular da <a href="http://sadecehosting.com" target="_blank"><strong>Sadece</strong></a><strong><a href="http://www.sadecehosting.com" target="_blank">hosting</a></strong>&#8216;de. Hal böyle olunca bir sürü eklenti (plug-in) ile geliştirmek de kaçınılmaz oluyor.</p>
<p>Eklenti sayısı arttıkça her gün güncellenen eklenti sayısı da aynı oranda artıyor. Az önce baktım 10un üzerinde eklenti kullanıyorum ve bunların aşağı yukarı 2-3 adedi sürekli <strong>uyarı</strong> veriyor: beni güncelle, yeni sürümüm geldi!</p>
<p>WordPress bu konuda da oldukça iyi bir çözüme sahip: tek tıkla güncelleme. Gelin görün ki bir türlü bundan faydalanamıyordum &#8211; sürekli bir hata: yok efendim <em>open_base_dir</em> izin vermiyormuş da geçici dosya yaratamıyormuş da. Ben de mecburen dosyayı indirip zip&#8217;i açıp klasöre geri yüklemek zorunda kalıyordum.</p>
<p>Bugün <a href="http://www.tart.com.tr" target="_blank"><strong>Tart</strong></a> ofisinde geçirdiğim günlerden biriydi ve ortamda bu kadar çok PHP üstadı varken onlara sormadan edemedim. Sağolsun o sırada yanımda olan <a href="http://wizardctp.blogspot.com/" target="_blank"><strong>Arda Yalçıner</strong></a> ve kuzenim <a href="http://www.guncem.com" target="_blank"><strong>Emrah Olgun</strong></a>, sorunu hemen çözdü ve rahat rahat Heroes&#8217;un son bölümünü izleyebildim. Çözüm basit:</p>
<ol>
<li>Blog tuttuğunuz sunucuda boş bir dizin yaratın</li>
<li>Onun yazma haklarını ayarlayın (777 yapmayın :P)</li>
<li>Son olarak da bu satırı kendinize uygun klasörü de ekleyerek wp-config.php&#8217;ye ekleyin<br />
<span style="font-family: 'Courier New'; line-height: 18px; white-space: pre;"> putenv(&#8220;TMPDIR=/blog/altinda/gecici/dosya/atilacak/dizin&#8221;);</span></li>
</ol>
<div>Sonuç: artık tek tıklamayla  Wordpress eklentilerimi güncelleyebiliyorum :-)</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.burak.com/2009/02/10/wordpress-eklentilerini-otomatik-guncellemek/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>12</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Blogger olmanın dayanılmaz hafifliği</title>
		<link>http://www.burak.com/2009/01/05/blogger-olmanin-dayanilmaz-hafifligi/</link>
		<comments>http://www.burak.com/2009/01/05/blogger-olmanin-dayanilmaz-hafifligi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 05 Jan 2009 16:04:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Burak Bayburtlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Geek to live]]></category>
		<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[Blogosfer]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.burak.com/?p=717</guid>
		<description><![CDATA[Uzun süredir şu veya bu şekilde bu bloga yazıyorum, teknolojik gelişmelerden haber veriyorum, ürünleri kendi gözümden inceleme yazıları ile değerlendiriyorum, karşılaştırıyorum. Kısaca bu site için belli bir sürenin üzerinde emek sarfediyorum. Bu süre zarfında blogger olmanın avantajlarını en çok yaşayanlardan biri olarak şu kısa geçmişimde teknoloji blogu tutmuş olmanın getirdiği faydaları paylaşmak istiyorum. Bloguma ilk [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p></p><p style="text-align: center;"><a rel="attachment wp-att-720" href="http://www.burak.com/2009/01/05/blogger-olmanin-dayanilmaz-hafifligi/blogger_logo/"><img class="size-full wp-image-720 aligncenter" title="Blogger" src="http://www.burak.com/wp-content/uploads/2009/01/blogger_logo.png" alt="Blogger" width="179" height="178" /></a></p>
<p><a rel="attachment wp-att-720" href="http://www.burak.com/2009/01/05/blogger-olmanin-dayanilmaz-hafifligi/blogger_logo/"></a>Uzun süredir şu veya bu şekilde bu bloga yazıyorum, teknolojik gelişmelerden haber veriyorum, ürünleri kendi gözümden inceleme yazıları ile değerlendiriyorum, karşılaştırıyorum. Kısaca bu site için belli bir sürenin üzerinde emek sarfediyorum.</p>
<p>Bu süre zarfında blogger olmanın avantajlarını en çok yaşayanlardan biri olarak şu kısa geçmişimde teknoloji blogu tutmuş olmanın getirdiği faydaları paylaşmak istiyorum.</p>
<p><span id="more-717"></span></p>
<ul>
<li>Bloguma ilk ilgi gösteren Nokia Türkiye ve ajansları Marjinal Porter Novelli oldu. Daha sonra ardı arkası kesilmeyecek bir test cihazı kapısı açıldığında 2007 sonuydu.</li>
<li>Pek çok blogger&#8217;a gaz da verdiğine inandığım Nokia World 2007 seyahatimde hem ilk defa Nokia ekosistemine canlı şahit oldum, hem de Amsterdam&#8217;ı basın konforuyla gezdim.</li>
<li>Bu seyahat bana o zamanlar daha temelleri yeni atılan MYK ailesi ve basından pek çok dostla tanışma imkanı tanıdı.</li>
<li>Blogumda yazıp çizdiklerim ve meraklı olduğum için önce bir iPhone incelemesiyle başlayan Teknosohbet.tv macerası Televidyon&#8217;da bir kanala kadar gitti.</li>
<li>Düzenli olarak sinema filmlerinin özel gösterimlerinde ücretsiz ve ikramlı, daha da önemlisi benim gibi gayet keyifli bloggerlar ile izleme olanağı buluyorum (Sağol WB ve emeği geçen dostlar :-) )</li>
<li>Blogum ve MYK&#8217;daki programım sayesinde artık Türkiye&#8217;de satılan elektronik cihazlara, telefonlara, bilgisayarlara incelemek istediğimde para vermem gerekmiyor.</li>
<li>Bunlar görünenler. Görünmeyen yanı ise binlerce insana ulaşmanın verdiği manevi tatmini sıcak yuvamın konforunda yaşıyorum olmak. Evet bu büyük bir keyif ve insan için gurur verici.</li>
<li>Laf karın doyurmuyor dediğiniz duyar gibiyim (hep kullanmak istediğim bir kalıptır bu da &#8212; duyar gibiyim). Maddi tatmin için ise henüz vakit var. En azından blog&#8217;umu ve programımı sponsor alacak seviyeye getirdiğimden emin olana, gerekli geliştirmeleri tamamlayana ve hazır olana kadar.</li>
</ul>
<p>Bunlar 1 seneden kısa bir sürede hayatıma blog yazmanın getirdiği artılar. Bunları yazmamın temel sebebi ise bugün kapandığını duyduğum 6 dergi. Evet bugün 6 basılı yayın organı hayatına son verdi. Orada çalışan ve hayatını kazananları belki tahmin edebileceğinizden daha zor günler bekliyor. Benzer durumda olan ancak basın çalışanı olmayan, pek çok kalifiye personel de bugün evinde, eşinde, dostunda, işsiz ve dolduracak bir sürü vakti var.</p>
<p>Bu vakti değerlendirmenizin, iddia ediyorum, şu ekonomik ortamda blog tutmaktan daha iyi bir yolu yok. Her şeyden önce başlangıç maliyeti sıfır olan, sadece elinizin altındaki İnternet, bilgisayar ve fotoğraf makinesi(fotoğraf çeken telefon bile olur) yeterli.</p>
<p>Ne mi yazacaksınız? İndirimleri yazın, fırsatları yazın.. her yer kampanya dolu. Her gün yediklerinizi yazın, insanlar nasıl ilginç önerilerde bulunacak şaşıracaksınız. Alın çantanızı ilginç ve tekin gördüğünüz sokaklara dalın.. birkaç fotoğraf çekip onları paylaşın. Düzenli aldığınız kitapların özetlerini yazın, hangi sahafta ne kitap var notlarınızı paylaşın&#8230; sevdiğiniz kitapları sizinle paylaşmak isteyen nice insanlar bulacaksınız. Sevdiğiniz ne varsa onunla ilgili detaylı açıklamalar, o hobinizde neler yaptığınızı paylaşın. İki tane fotoğraf ekleyin yayınlayın. Gittiğiniz maçları, tribündeki muhabbetleri yazın&#8230; taraftarlar sizi bulunca keyfiniz daha da artacak. Bunlar bugün ücretsiz araçlarla gerçekten çok kolay. Girin wordpress.com&#8217;a, blogger.com&#8217;a, açın blogunuzu ve yazmaya başlayın.</p>
<p>Bugünden itibaren vaktinizi daha iyi doldurun ki zaman kaliteli geçsin. Herkesin yapabileceği bir iş değil yazı yazmak. Ama en azından şu 6 derginin editörlerine sesleniyorum: ne yapacağım diye kara kara düşünmeyip kendi mecranızı oluşturmaya başlayın. Siz başlayın, gerisi gelir &#8211; eksiklerinizi de bloggerlar tamamlar :-)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.burak.com/2009/01/05/blogger-olmanin-dayanilmaz-hafifligi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>6</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Link ve arşiv sayfaları tamam</title>
		<link>http://www.burak.com/2008/12/29/link-ve-arsiv-sayfalari-tamam/</link>
		<comments>http://www.burak.com/2008/12/29/link-ve-arsiv-sayfalari-tamam/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 29 Dec 2008 15:33:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Burak Bayburtlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Geek to live]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.burak.com/?p=694</guid>
		<description><![CDATA[Geçen haftaki koşturmanın da ardından yeni yılda artık &#8216;beta&#8217; yazısını da kaldırayım istiyordum. Bunun için temel fonksiyon olarak gördüğüm özellikleri tamamlamam gerekiyordu. Bu bir kural değilse de ben öyle istiyordum. Temel fonksiyonları tamamladığıma göre artık &#8216;beta&#8217; yazısına da gerek yok. Bu temel fonksiyonların arasında Typebased temasında yer almayan Arşiv ve Bağlantılar sayfalarımı nasıl yaptığımı da [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p></p><p>Geçen haftaki koşturmanın da ardından yeni yılda artık &#8216;beta&#8217; yazısını da kaldırayım istiyordum. Bunun için temel fonksiyon olarak gördüğüm özellikleri tamamlamam gerekiyordu. Bu bir kural değilse de ben öyle istiyordum.</p>
<p>Temel fonksiyonları tamamladığıma göre artık &#8216;beta&#8217; yazısına da gerek yok. Bu temel fonksiyonların arasında Typebased temasında yer almayan Arşiv ve Bağlantılar sayfalarımı nasıl yaptığımı da kısaca açıklayayım.</p>
<ul>
<li>Temanın single.php&#8217;sini aldım</li>
<li>İki adet dosya yarattım (biri links.php diğeri archives.php)</li>
<li>Bunların başlarına şu yazıyı ilave ettim:<br />
<span style="font-family: 'Courier New'; line-height: 18px; white-space: pre;">&lt;?php /* Template Name: Arşiv  */ ?&gt;</span></li>
<li>Sayfanın yazı gösteren kısımlarında gerekli düzenlemeleri yapıp sadece başlık ve yazının çıkacağı kısmı bıraktım.</li>
<li>Yazı yerine bağlantı listem için şu WordPress kodu yeterli oldu:<br />
<span style="font-family: 'Courier New'; line-height: 18px; white-space: pre; ">wp_list_bookmarks(&#8216;between= -<br />
&amp;show_description=1&amp;title_li=&amp;categorize=0&amp;orderby=rand&#8217;); </span></li>
<li>Aylara göre arşiv listem için ise şu kod:<br />
<span style="font-family: 'Courier New'; line-height: 18px; white-space: pre; ">wp_get_archives(&#8216;type=monthly&#8217;);</span></li>
<li>php dosyalarını düzenledikten sonra dosyaları temanın klasörüne yükledim</li>
<li>İki yeni sayfa yarattım</li>
<li>Sayfa şablonları WordPress 2.7&#8242;de sağ sütunda yer alıyor, oradan da yukarıdaki ilk koddaki isimleri (Arşiv ve Bağlantılar) seçtim</li>
<li>Kaydedip yayınladığımda sayfalar yerindeydi</li>
</ul>
<p>Bütün bunları tabii &lt;li&gt; tag&#8217;i içinde yazdığımı da ilave etmem lazım. Sonuç güzel olduysa da yukarıda yazdığım şekilde olmadı tabii &#8211; hem PHP bilmediğimi hem de temanın CSS yapısını defalarca bozduğumu düşünürseniz baya uğraştırdılar. Sonuç olarak artık <a href="http://www.burak.com/baglantilar/">bağlantılarım</a> ve <a href="http://www.burak.com/arsiv/">arşivime</a> kolayca ulaşabiliyorsunuz, takılırsanız size genel kavramlarda yardımcı olurum (meali: sizin için temanıza bu sayfayı eklememi istemeyin, uğraşın, takıldığınızda sorun :-) )</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.burak.com/2008/12/29/link-ve-arsiv-sayfalari-tamam/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yeni temaya devam!</title>
		<link>http://www.burak.com/2008/12/03/yeni-temaya-devam/</link>
		<comments>http://www.burak.com/2008/12/03/yeni-temaya-devam/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 03 Dec 2008 21:57:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Burak Bayburtlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Geek to live]]></category>
		<category><![CDATA[SEO]]></category>
		<category><![CDATA[tema]]></category>
		<category><![CDATA[WordPress]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.burak.com/?p=662</guid>
		<description><![CDATA[Uzun süredir kod yazmamış biri olsam da üç-beş satır PHP kodunu düzeltmekte hiç zorlanmadım diyebilirim. Bugün yaptıklarımı özetlemek gerekirse: Sitenin tamamını Türkçe&#8217;ye çevirdim. Bunun için bütün dosyaları açıp teker teker içindeki yazıları değiştirip bir de üzerine WordPress Türkiye&#8216;nin Türkçe dil dosyasını kullandım. Atladığım bir yer yakalarsanız söyleyin lütfen! Her yerde tavsiye edilen All-in-one SEO Pack [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p></p><p>Uzun süredir kod yazmamış biri olsam da üç-beş satır PHP kodunu düzeltmekte hiç zorlanmadım diyebilirim. Bugün yaptıklarımı özetlemek gerekirse:</p>
<ul>
<li>Sitenin tamamını Türkçe&#8217;ye çevirdim. Bunun için bütün dosyaları açıp teker teker içindeki yazıları değiştirip bir de üzerine <a href="http://www.wordpress-tr.com" target="_blank">WordPress Türkiye</a>&#8216;nin Türkçe dil dosyasını kullandım. Atladığım bir yer yakalarsanız söyleyin lütfen!</li>
<li>Her yerde tavsiye edilen <a href="http://wordpress.org/extend/plugins/all-in-one-seo-pack/" target="_blank">All-in-one SEO Pack</a> eklentisini kurdum, keyfime göre düzenledim. Ben de tavsiye ederim.</li>
<li>Yan sütunu temizledim. Ana sayfadan link vermek PageRank için iyi değil deniyordu, ben de linkleri kaldırdım.</li>
<li>Linkleri eklemek için bir link sayfası yarattım. Bu sayfayı da yukarıdan görebilirsiniz.</li>
<li>Ana sayfanın çok büyük olmasından rahatsızlık duyuyordum. Özellikle cep telefonumdan açtığımda gereksiz KB&#8217;lar indirmek ve SEO performansı için artık ana sayfada son 3 yazı var. Bu sadeliğe de katkıda bulunuyor :-)</li>
</ul>
<p>Geriye neler kaldı? Bir kere çok sık kullandığım FriendFeed&#8217;in yorumlarını eklemem lazım, orada çok fazla yorum kalıyor, bloga taşımadan olmaz. Daha sonra eski sayfamdaki linkleri ve widget benzeri şeyleri ilave edeceğim. Bunlar da eklendikçe sağda göreceksiniz. Bir de tepedeki şu fotoğrafların yerine kendi arşivimden seçim yapıp koyabilirsem mutlu sona ulaşacağım sanırım.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.burak.com/2008/12/03/yeni-temaya-devam/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tatilden bloga devam!</title>
		<link>http://www.burak.com/2008/08/02/tatilden-bloga-devam/</link>
		<comments>http://www.burak.com/2008/08/02/tatilden-bloga-devam/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 02 Aug 2008 09:00:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Burak Bayburtlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Geek to live]]></category>
		<category><![CDATA[Blogosfer]]></category>
		<category><![CDATA[iPhone]]></category>
		<category><![CDATA[iPhone 3G]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.burak.com/?p=454</guid>
		<description><![CDATA[Bir iPhone kullanıcısı olarak maalesef İnternet&#8217;e bağlanmak için Alemşah&#8217;ın bulduğu şu trick resmen hayatımı kurtardı. Şu an bilgisayarımda bir internet bağlantısı var ama ne yazık ki telefonun pili çok hızlı biteceğe benziyor zira henüz InsomniaX, iPhone 2.0 için yok :-( Siz bu sırada tatilimizi takip için Alemşah ve benim feedlerimi takip edebilirsiniz!]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p></p><p>Bir iPhone kullanıcısı olarak maalesef İnternet&#8217;e bağlanmak için Alemşah&#8217;ın bulduğu <a href="http://lifehacker.com/398961/" target="_blank">şu trick</a> resmen hayatımı kurtardı. Şu an bilgisayarımda bir internet bağlantısı var ama ne yazık ki telefonun pili çok hızlı biteceğe benziyor zira henüz InsomniaX, iPhone 2.0 için yok :-(</p>
<p>Siz bu sırada tatilimizi takip için<a href="http://friendfeed.com/alemsah" target="_blank"> Alemşah</a> ve <a href="http://friendfeed.com/burakbayburtlu" target="_blank">benim</a> feedlerimi takip edebilirsiniz!</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.burak.com/2008/08/02/tatilden-bloga-devam/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yardım çağrısı!</title>
		<link>http://www.burak.com/2008/07/25/yardim-cagrisi/</link>
		<comments>http://www.burak.com/2008/07/25/yardim-cagrisi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 25 Jul 2008 09:00:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Burak Bayburtlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Geek to live]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Blogosfer]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.burak.com/?p=448</guid>
		<description><![CDATA[Alemşah&#8217;ın yardım çağrısına kulak verin, sarılın klavyenize ve bu güzel yolculuğu şenlendirecek yerleri FriendFeed&#8216;e siz de ekleyin. Yoksa siz hala FriendFeed kullanmıyor musunuz?!]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p></p><p>Alemşah&#8217;ın <a href="http://www.antifit.com/?p=1415" target="_blank">yardım çağrısına </a>kulak verin, sarılın klavyenize ve bu güzel yolculuğu şenlendirecek yerleri <a href="http://friendfeed.com/e/27041bfe-39a3-4b42-956e-063ef43a6b6d/Istanbul-Izm-r-Cesme-Bodrum-rotas-nda-yemek/" target="_blank">FriendFeed</a>&#8216;e siz de ekleyin.</p>
<p>Yoksa siz hala FriendFeed kullanmıyor musunuz?!</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.burak.com/2008/07/25/yardim-cagrisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mac OS X&#8217;te klavye düzeni değiştirmek</title>
		<link>http://www.burak.com/2008/05/09/mac-os-xte-klavye-duzeni-degistirmek/</link>
		<comments>http://www.burak.com/2008/05/09/mac-os-xte-klavye-duzeni-degistirmek/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 09 May 2008 21:03:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Burak Bayburtlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Geek to live]]></category>
		<category><![CDATA[Apple]]></category>
		<category><![CDATA[Macbook Air]]></category>
		<category><![CDATA[Rehber]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.burak.com/?p=412</guid>
		<description><![CDATA[Yurtdışından edindiğim bir Macbook Air&#8216;ım olduğunu ve bunun günlük bilgisayarım olduğunu daha önce de yazmıştım. Bilgisayarı aldığım günden beri beni rahatsız eden şeylerden biri klavye&#8217;de &#8221; (çift tırnak) tuşunun olmaması sorunuydu. Birkaç Mac kullanıcısı arkadaşıma danıştıysam da (Özkan ve Mehmet, sözüm size) bir sonuç alamadım. Sevgili Elma Kurdu takipçilerinden de bir cevap çıkmayınca iş başa [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p></p><p>Yurtdışından edindiğim bir <strong>Macbook Air</strong>&#8216;ım olduğunu ve bunun günlük bilgisayarım olduğunu daha önce de yazmıştım. Bilgisayarı aldığım günden beri beni rahatsız eden şeylerden biri klavye&#8217;de <strong>&#8221; (çift tırnak) tuşunun olmaması</strong> sorunuydu. Birkaç Mac kullanıcısı arkadaşıma danıştıysam da (Özkan ve Mehmet, sözüm size) bir sonuç alamadım. Sevgili <strong>Elma Kurdu</strong> takipçilerinden de bir cevap çıkmayınca iş başa düştü, tuttuk Google&#8217;ın yolunu.</p>
<p>Çözüm aslında basit, tabii ki ücretsiz bir yazılım sayesinde kendi klavye düzeninizi kendiniz hazırlayabiliyorsunuz. Çözümün adı: <strong>Ukelele,<span style="font-weight: normal;"> yani</span><span style="font-weight: normal;"> bir klavye editörü. </span>Ukelele s<span style="font-weight: normal;">ayesinde 1&#8242;in hemen solundaki tuşa Türkçe PC klavyesinde olduğu gibi &#8221; (shift: é) tuşunu atadım. Küçük eşit ve büyük eşit yerine de küçüktür ve büyüktür koyunca epey kullanışlı bir klavye dizilimim oldu. Tuş takımınızı kaydedip bir de ikon dosyasıyla beraber /Library/Keyboard Layouts ya da ~/Library/Keyboard Layouts altına kopyalayı logout/login yapmanız yetiyor. Bir sorun yaşarsanız ben buradayım, tüm <strong>US klavyeli </strong><strong>Macbook Air</strong> kullanıcılarına duyurulur.</span></strong></p>
<p>[Link: <a href="http://scripts.sil.org/ukelele" target="_blank">Ukelele</a>]</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.burak.com/2008/05/09/mac-os-xte-klavye-duzeni-degistirmek/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>9</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Vista ile bilgisayarınızı nasıl yedeklersiniz?</title>
		<link>http://www.burak.com/2007/07/18/vista-ile-bilgisayarinizi-nasil-yedeklersiniz/</link>
		<comments>http://www.burak.com/2007/07/18/vista-ile-bilgisayarinizi-nasil-yedeklersiniz/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 17 Jul 2007 22:29:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Burak Bayburtlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[İnceleme]]></category>
		<category><![CDATA[Geek to live]]></category>
		<category><![CDATA[Microsoft]]></category>
		<category><![CDATA[Rehber]]></category>
		<category><![CDATA[Uygulama]]></category>
		<category><![CDATA[Windows Vista]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.burak.com/?p=288</guid>
		<description><![CDATA[Bir süredir Sony Vaio SZ3 üzerinde Windows Vista Ultimate kullanıyorum ve hayatımdan gayet memnunum. Ancak itiraf edeyim, halen Service Pack 1 seviyesine gelmemiş bir Windows&#8216;un başıma her an bir iş açmasından da korkuyorum. İş açmayı da bıraktım, kurduğum abuk subuk bir programın uyum sorunu yüzünden bilgisayarımı açamama riskimin olduğu ön yargısı ne yazık ki hiç [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p></p><p><a href="http://www.burak.com/2007/07/18/vista-ile-bilgisayarinizi-nasil-yedeklersiniz/windows-vista-backup/" rel="attachment wp-att-289" title="Windows Vista Backup"><img src="http://www.burak.com/wp-content/uploads/2007/07/vistabackup.thumbnail.jpg" alt="Windows Vista Backup" align="left" /></a>Bir süredir <strong>Sony Vaio SZ3</strong> üzerinde <strong>Windows Vista Ultimate</strong> kullanıyorum ve hayatımdan gayet memnunum. Ancak itiraf edeyim, halen <strong>Service Pack 1</strong> seviyesine gelmemiş bir <strong>Windows</strong>&#8216;un başıma her an bir iş açmasından da korkuyorum. İş açmayı da bıraktım, kurduğum abuk subuk bir programın uyum sorunu yüzünden bilgisayarımı açamama riskimin olduğu ön yargısı ne yazık ki hiç aklımdan çıkmıyor.</p>
<p>Bugüne kadar bu korkum gerçekleşmediyse de bilgisayara herhangi bir nedenle format atmak istediğimde tekrar <strong>Sony Vaio</strong> uygulamalarını kurmakla uğraşmak istemiyorum. Sony her ne kadar harika taşınbilir bilgisayar donanımları üretiyorsa da henüz benim kullandığım model için <strong>Windows Vista</strong> sürücülerini tek bir kurulum dosyası halinde sunmadı. Daha da ne zaman sunar bilemediğim için kurulum sapasağlam bittiğinden beri bilgisayarımın bu gıcır gıcır halinin bir yedeğini almak istiyordum.<br />
<span id="more-288"></span><br />
Daha önce hiç bilgisayarının tam bir yedeğini almamış bir <strong>alpha geek</strong> olarak bunu nasıl yapacağımı araştırmaya başladım. Uzmanlığa çok değer verdiğimi beni tanıyanlar bilir ve çok fazla aynı donanıma sahip bilgisayarı süratle(!) kurmasıyla meşhur birinin kapısını çaldım: <strong>Mynet</strong>&#8216;in sistem destek gurusu <strong>Serdar</strong>!</p>
<p>Bir uzmandan yardım alırken onun ihtiyaçlarının da çok farklı olduğunu unutmamanız gerekiyor. Serdar da pek çok bilgisayara aynı kurulumu yaparken kendi ihtiyaçlarına en uygun çözümü kullanıyor ve tavsiye ediyordu: <strong>Norton Ghost</strong>.</p>
<p><strong>Norton Ghost</strong>, çok fonksiyonlu ve harika bir program olabilir. 70$&#8217;lık fiyatıyla (crack demeyin lütfen) gayet ulaşılabilir bir program da olabilir (blog&#8217;dan dolar milyoneri olduğumu unutmayın). Ancak ne bu özellikler, ne de cebimden çıkacak 70$ benim bu küçük projem için cazip şeyler değildi. Ayrıca kullandığım işletim sisteminin adında <strong>ultimate</strong> gibi iddialı bir kelime vardı. Kısaca hem pratik hem de bedava bir çıkış bulmam an meselesiydi.</p>
<p>Bunları düşünürken bende jeton düştü: <strong>Windows Vista</strong> ailesinin pek çok sürümü var (bkz: <a href="http://www.microsoft.com/windows/products/windowsvista/editions/choose.mspx" target="_blank" title="Windows Vista sürümleri karsilastirmasi">Windows Vista sürümleri karşılaştırması</a>) ve <strong>Home Basic</strong> ile <strong>Home Premium</strong> sürümlerinin en önemli farklardan biri <strong>complete PC backup and restore</strong>. Kullandığım mega-OS&#8217;ta, yani <strong>Windows Vista Ultimate</strong>&#8216;da, ise tabii ki yok yoktu. Bu sürüm için birkaç yüz dolar vermeniz gerekiyor ve çok az bilgisayar Vista Ultimate önyüklü geliyorsa da daha uygun fiyatlı ve daha yaygın kullanılan <strong>Windows Vista Business</strong> ve <strong>Windows Vista Enterprise</strong> da bu özelliğe sahip, hemen belirteyim.</p>
<p>Neyse, uzun lafın kısası bugün <strong>Windows Vista</strong>&#8216;nın yedekleme uygulamasıyla bilgisayarımı yedekledim. Nasıl mı?</p>
<ul>
<li>Windows tuşuma bastım.</li>
<li>Klavyeden elimi kaldırmadan <em>backup</em> yazdım ve <em>Backup and Restore Center</em> uygulamasını seçip, çalıştırdım.</li>
<li><em>Backup computer</em> düğmesine basıp <em>UAC</em>&#8216;ye onay verdim.</li>
<li>Windows birkaç saniye gerçek bir yedekleme ünitem olup olmadığına baktı, tabii ki bulamadı :)</li>
<li><em>On a harddisk</em> seçeneği zaten seçiliydi, ben sadece harici diskimi seçtim ve <em>Next</em> dedim.</li>
<li>Bilgisayarımda iki tane bölüm olduğu için her ikisinin de seçili yapıp bir <em>Next</em> daha dedim.</li>
<li>Bütün hayatımın ve sistem dosyalarımın 48 GB&#8217;a sığdığını görüp şöyle bir iç geçirdikten sona <em>Start backup</em>&#8216;a tıkladım.</li>
<li>Yedekleme sürerken bilgisayarı kullanmaya ve televizyondaki diziyi izlemeye devam ettim.</li>
<li>Bu süre zarfında yedekleme yapılıp yapılmadığını hissetmediğim gibi tahminen 1 saat kadar sonra yedeklemenin bittiğini farkettim.</li>
</ul>
<p><strong>Window Vista ile bilgisayarımı yedeklemek</strong> o kadar <em>kolay</em> ve <em>sorunsuz</em> oldu ki &#8220;acaba gerçekten yedeklendi mi bilgisayar?&#8221; sorusu halen kafamı kurcalıyor. Koskoca <strong>Microsoft</strong> yalan söylemiyordur heralde :) Bu yedeği en kolay yükleme yolu ise bilgisayarınızı <strong>Windows Vista</strong> CD&#8217;niz ile açıp kurulum sırasında restore seçeneğini seçerek oluyor, son vereceğim bilgi de bu olsun.</p>
<p><strong>Kısaca:</strong> <em>Windows Vista Professional</em>, <em>Enterprise</em> ya da <em>Ultimate</em> yüklü bir bilgisayarda yedek almak çok kolay, tabii ki bunun belli bir fiyatı var.</p>
<p><em>Not: Microsoft&#8217;tan okuyan birileri varsa Backup and Restore Center&#8217;ı 10-15 defa açtıktan sonra arayüzünün çok kötü kaydığını, Restore düğmelerinin kaybolduğunu, dahası FileSaveDialog gibi kritik bir pencerenin açılmadığını görme şansı buldum. Benim bilgisayarıma has bir durum mudur genel bir problem midir bilemiyorum. Bu kadar övgüye böyle bir sorun yaşamasam şaşardım, Murphy rulez!</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.burak.com/2007/07/18/vista-ile-bilgisayarinizi-nasil-yedeklersiniz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

