Nokia N95 8GB’a iPhone makyajı 20 Nisan 2008
iPhone’u ilk kez görenler en çok ekranın otomatik dönmesinden ve iki parmakla fotoğraflara, web sayfalarına zoom yapılabilmesinden etkileniyorlar. Çok nokta dokunmatik ekranlar Nokia telefonlarda bir süre daha olmayacak bir özellikse de diğeri, yani ekranı yana çevirince yana dönmesini sağlayacak donanım Nokia N95‘ten beri pek çok Nokia cihazda mevcut.
Bu özelliği kullanmak için hali hazırda Mosh‘ta da yayınlanmış hackler mevcutsa da bugüne kadar cihazın kendi yazılımına entegre edilmemişti. İçinde bir ivmeölçer(accelerometer’ın Türkçesi) olan Nokia N95 8GB, geçtiğimiz günlerdeki yazılım güncellemesi ile daha önce ilk kez kardeşi N82‘de karşımıza çıkan bu özelliğe resmi yollarla kavuştu.
Bu sayede artık telefonunuzu yan çevirdiğinizde ekrandaki görüntü de buna uygun olarak dönüyor olacak. Özellikle web sayfalarını gezerken ya da uzun değil de geniş ekrandan faydalanacağınız uygulamalarda işinizi kolaylaştıran yeni yazılımı yüklemek için Nokia‘nın yazılım güncelleme sayfasını kullanabilirsiniz.
[Link: Nokia Software Update]
CES’in MWC’nin heyecan vermediği an 23 Şubat 2008
Son dönemde yazı yazma sıklığımın düşmesinin sebebini sorgulamıyor değilim. Ne oluyor da ne CES ne de MWC’de tanıtılan neredeyse hiç bir ürün heyecan vermiyor?
Bu konuda tek kafa yoranın ben olmadığıma eminim. Son dönemde inovasyon adına çok yol kateden mobil dünya, artık “tek cihaz mı iki cihaz mı?” tartışmasının yaşandığı 2000 öncesinin mobil dünyası değil. Artık insanlar her şeyi yapan cihaz hangisi ise onu tercih etmeye çalışıyor. Bu noktada inovasyon, yazılım ve donanım tasarımında olmaya başlıyor.
Yazılımın iletişim ihtiyaçlarında tam entegrasyona gitmesi atılan en önemli adımlardan biri. Bunun örneklerini Nokia Ovi, Yahoo oneConnect, Blackberry gibi kurumsal cihazların bile artık IM, social networking gibi bilgisayar başında kullanmaya alışık olduğumuz servisleri kullanıcılarına sunmasında görebiliyoruz. Artık sosyal hayatınızı çekip çevirmek için eve gidip bilgisayarınızı açmanıza gerek kalmayacak, evde çoluk çocuk bilgisayarın başına geçip chat yapmak için birbirini yemeyecek gibi gözüküyor.
Diğer önemli inovasyon ise Apple’ın her zaman sonradan gelip Steve Jobs’ın karizmasıyla domine ettiği alanda oluyor: arayüz. Her ne kadar tamamen dokunmatik ekranlı telefon devri 90ların sonuna doğru Pocket PC(sonradan Windows Mobile oldu) ve Palm OS ile çoktan başlamıştı. Hatta o dönem Ericsson da dokunmatik ekran kullanan telefonlar yarattıysa da bir şekilde muvaffak olamadı.
Apple ise iPhone’la kısa bir sürede 4 milyon insanın cebine nasıl girdi bu halen bir muamma. Bu yüzden CES’te de MWC’de de Nokia ve Sony Ericsson’dan hep bu cihazı taklit etmeye çalışan arayüz tasarımları görüyor, hep “acaba iPhone’dan bir sonraki adımları ne olacak?” diye izliyorum.
Arayüzde bir sonraki adımı kestirmek güç: acaba üç boyuta geçilecek mi? acaba ses tanıma dünyası neler yapıyor? acaba insanları Apple’ın yaptığı gibi şaşırtacak bir sonraki adım nedir? Bunların cevabını henüz bilmiyorum. İşte bu yüzden yeni çıkan her şeye şöyle bir bakıp geçiyorken Apple’a olan nefretim sürekli artıyor. Sayelerinde artık ne MWC ne de CES gibi bendenizin de dahil olduğu “gadgetfreak” cemaatine bayram ettiren organizasyonlardan tad alamıyorum.
Nokia’yı MWC’de canlı izleyin 11 Şubat 2008
Bugün mobil dünya için epey heyecanlı bir gün zira Barcelona’daki Mobile World Congress’in ilk günü. Daha az önce gelen ilk basın bültenlerinde gördüğüm Sony Ericsson cihazlar pazarın bu yıl epey kızışacağına işaret. Nokia da geri kalacak değil ancak hiçbir şey netleşmemiş durumda (gerçi netleşenler de var ama işler karışık anlayacağınız)Eğer siz de Nokia’nın bu yıl çıkaracağı ürünlerini merak edenlerdenseniz yukarıdaki resme tıklayın ve bu organizasyonda olan biteni canlı izleyin. Biraz heyecan olsun, açıklanacak ürünler: Nokia N96, Nokia N78 ve Nokia 6220 Classic olacak.
Popüler Teknoloji’de dalya: 10.000 RSS abonesi! 14 Ocak 2008
Bu defa bir Nokia telefon ya da Google’ın detayları belli olan büyük bir projesini kritik etmiyorum. Bu defa sadece 10.000 RSS abonesi sınırını geçtiğimi müjdelemek istiyorum. En çok okuyucum ise Google Feedfetcher’dan geliyor, tahminim iGoogle ağırlıklı olduğu. Bunun da anlamı şu: yazdığım bir yazı anında binlerce insanın kişiselleştirilmiş anasayfasında çıkıyor. Bu da son günlerdeki aşırı yoğunluğumun arasında yazı yazmak için ciddi bir motivasyon tabii ki.
Sizi bir grafik ve rakamlarla başbaşa bırakırken halen abone olmadıysanız sağdaki kutudan email ya da büyük turuncu RSS ikonundan abone olabileceğinizi hatırlatayım. Teşekkürler!

Wikipedia’nın Kurucusu Jimmy Wales Türkiye’ye geliyor! 11 Ocak 2008

Time tarafından 2006′da yılın en etkili fikir adamlarından biri olarak gösterilen ve Wiki konseptini(düzeltme için nec‘e teşekkürler) Wikipedia’yı yaratan kişi olarak milyonların hayatını değiştiren Jimmy Wales, 18 Ocak 2008′de “Altivi ile Sınırsız Dünya’nın Liderleri” seminerlerinin ilki için İstanbul’da olacak. Yeri gelmişken Altivi ve organizasyon ekibini tebrik etmek ve ”bu kadarla kalmasın daha Michael Arrington, Dick Hardt, Mark Zuckerberg gibi isimleri de bekliyoruz” diye eklemek istiyorum.Sizi bilmiyorum ama ben orada olacağım, pek çok blogger’ın da geleceğini tahmin ediyorum. Ücretsiz katılım için iki şart var:
- Bir blog ya da web projesi sahibi olmak (sektör çalışanlarını da katılımcı da alacaklarını tahmin etsem de katılımda bloggerlara öncelik tanınacak)
- Ve tabii ki kayıt forumunu doğru bir şekilde doldurmak :-)
Nokia World 2007′den sıcak sıcak 4 Aralık 2007
Literatüre “kuşluk vakti” olarak geçen saatlerde otelden çıkıp konferansın düzenlendiği RAI‘ye ulaştığımızda beklendiği gibi yağmurlu bir hava hakimdi. İçeri hızlıca geçip basın kokartlarımızı aldıktan sonra konferansın düzenlendiği salondaki yerimizi aldık.
İlk konuşmacılar Oli-Pekka Kallasvuo ve Anssi Vanjoki oldu. Oli-Pekka’nın ağzından en çok çıkan kelime, daha sonra diğer konuşmacılardan da duyacağımız üzere “context” yani Türkçe ifade etmek gerekirse “şartlar/bağlam” oldu(bu konuda çok tartışma var, benimle tartışmayın, işin içinden ancak böyle çıkabildim!). Epey uzun konuştuklarını söyleyebilirim ancak özetlemek gerekirse şunlardan bahsedildi: (more…)
eski yazılar »





