Google’dan logo yarışması 5 Mart 2008

Yerelleştirme sadece Türkçe veya Swahili dilinde arayüz sunarak olmuyor, bunu artık bilmeyen kalmamıştır heralde. Eğer dünya çapında bir lovemark olmayı istiyorsanız insanların duygularını tetikleyen bir harekete ışık tutmanız, hitap ettiğiniz ülke insanının ince belli bardaktan çay içmekten aldığı keyfi, özel günlerdeki coşkusunu paylaşmayı bilmeniz gerekiyor.
Sevgili Özgür ve arkadaşlarının başlattığı bir hareket sonucu 23 Nisan 2007′de mutlu sona ulaşmanın üzerinden neredeyse 1 yıla yakın bir süre geçmiş geçti, artık Google.com.tr’de 23 Nisan, 29 Ekim gibi önemli günlerde doodle(Google’ın özel günler için hazırlanan logolarına doodle deniyor) çıkmasına şaşırmıyoruz. Bu yıl ise bir yenilik var: heralde Google’dakiler “madem logoyu isteyen sizlersiniz neden yapan da sizler olmayısınız?” diyerek 23 Nisan doodle’ı için bir ödüllü yarışma düzenleniyor. Son katılım tarihi 31 Mart 2008, detaylar ise Google’ın Logo Yapsana sayfalarında. Şimdiden bol şans!
Google Knol, bir Ekşi Sözlük klonu mu? 16 Ocak 2008
Google’ın her şeyi yapmasından bazen siz de rahatsız oluyor musunuz? Dönüp bakınca aşağı yukarı webin her alanında bir ya da birkaç Google servisi görüyor olmak garip değil. Belli ki bu adamlar Dünya’nın hakimi olmayı kafaya koymuşlar :)
Şaka bir yana, Google’ın son girişimi olan Knol, birkaç gün önce “insanları katılıma yüreklendirmek” başlıklı bir yazıyla duyuruldu. Google Knol, Ekşi Sözlük’ü bilenler için “neredeyse aynı şey” diyerek özetleyebileceğim bir proje. Genel tepki ise “tıpkı Wikipedia olmuş” şeklindeyse de ayrıştığı noktalar epey çok.
Wikipedia’nın objektiflik kriteri Knol’da olmayacak, tıpkı Ekşi Sözlük’teki gibi yazarların kişisel görüşlerine yer verilecek. Bu noktada gerçek isim kullanımı zorlanacak mı sorusunun cevabı “evet” gibi gözüküyor. Bir diğer konu ise düzenleme olanakları. Yazar izin verdiği sürece içeriği diğer Knol kullancıları değiştirebilecek, yorum yapabilecek gibi gözüküyor. Ancak girilen başlığın sahibi kim olacak? İlk yazan sahiplenecek, sonra bu başlığa yalan bilgi girildiğinde neler olacak? Bir moderatör grubu mu yoksa verilen oylar mı içeriği sildirecek bunlar da belli değil. Google hiçbir şekilde editörlük yapmayacağını ve sadece Search Quality dediği bir misyon çerçevesinde bu knol sayfalarının arama sonuçlarında doğru sırada çıkmasını sağlayacağını söylüyor.
Google, Knol ile Wikipedia’yı ve benzeri toplu içerik girilen siteyi imite ediyor, bunu kendi tarzında yapıyor ve yazarlarına eğer izin verdiyse yayınlayacağı reklam gelirini paylaşmayı vaat ediyor. Büyük olacağı kesin ancak detaylar belli olmadan antipati beslememek lazım. İçerik içeriktir, umarım başarılı olur.
Bu arada, başlıktaki sorunun cevabını vereyim: değil ;-)
[Link: Google Knol duyurusu]
Google Maps Mobile 2.0 - delilik gibi bir şey 29 Kasım 2007

Uzun zamandır bu kadar başarılı ve faydalı bir mobil uygulama görmemiştim: Google Maps Mobile 2.0‘ın yeni özelliği My Location (beta) ile GPS‘iniz olmasa bile dünya üzerindeki yerinizi 1700 metre hassasiyetle bulabiliyorsunuz! Resmen delilik!
İlk şoku atlattıktan sonra nasıl yapıldığını anlatabilirim heralde. Atlattınız mı? Evet, görünen o ki bizim vakti zamanında “ya biri otursa elinde bir GPS’le Türkiye’yi dolaşsa ve bu veriyi alıp dolaşırken kaydettiği baz istasyonu verisiyle birleştirip servis olarak satsa nasıl olur?” diye düşünüp tesis olmadığından gerçekleştiremediğimiz projeyi Google hayata geçirmiş. Biliyorum, VizonTele’deki Deli Emin’e bakar gibi bakıyorsunuz bana ama daha 1 ay kadar önce düzenlenen Mobile Monday’de verilen arada bunları konuştuğum arkadaşlarım hatırlayacaktır.
Şu ana kadar net bir açıklama olmasa da anlaşılacağı üzere telefonunuzun bağlı olduğu GSM baz istasyonlarını kullanarak sizin yaklaşık yerinizi tespit ediyorlar. Bunu yapabilmelerinin sebebi ise basit: GSM şebekesini altıgenlerden oluşan bir arı kovanına benzetin. Her altıgenin ortasına da birer baz istasyon koyun. En basit haliyle bu şekilde anlatabileceğim şebekeye bağlanan herhangi bir telefon en az 3 baz istasyona bağlandığında (ki bu sayı yanılmıyorsam 7′ye kadar çıkıyor) sinyal seviyesine göre mesafelerini bile bilmek mümkün (Lost’un birinci sezonunu hatırladınız mı?)
(more…)
Google Docs & Spreadsheets yayında 12 Ekim 2006
Google Docs bugün itibari ile yayına açıldı. Daha önce Writely‘yi satın alan, Google Spreadsheets‘i duyuran Google’dan bu iki ürünü birleştirip paketleyip önümüze koydu. İnsanların web browser üzerinden iş yapmayı ne zaman benimseyeceğini bilemiyorsam da bu satırları blog’a Google Docs & Spreadsheets editöründen gönderdiğimi söylesem ne kadar hoşuma gittiğini anlarsınız heralde blog desteğindeki problemimi çözdükten sonra daha yoğun kullanacağıma eminim. Gidin ve kendiniz görün: Google Docs & Spreadsheets
Google Calendar, Nokia 770, Sony Ericsson P990 - Haziran 2006 Kısa Kısa 29 Haziran 2006
Ay boyunca bir şey yazmadıysam da bol bol okudum diyebilirim. Bloglines sağolsun hiç kopmadım diyebilirim. Koskoca Haziran ayı boyunca neler oldu beraber bakalım isterseniz:
- Tabii önce Nokia cephesinden haberler. Her şeyden önce Nokia 770, işletim sistemi olan Internet Tablet OS 2006 Edition‘ın veya diğer adıyla Maemo 2.0‘ın ilk betası dağıtılmaya başlandı. Maemo’nun bu yeni sürümü benim için etkileyici bir gelişme, bunun son sürümü geldiğinde tüm izlenimlerimi aktaracaksam da kısaca çok çok daha hızlı, Google Talk destekli ve çok daha çekici bir arayüze sahip diyebilirim.
- Bir diğer yenilik de E serisinin raflarla buluşması oldu. Tam donanımlı klavyesiyle Nokia E61, Blackberry kullanıcılarını cezbedeceği gibi ActiveSync desteği ile Exchange Server bağımlılarını da mutlu edecek gözüküyor. E60 ise her iş adamının sahip olmak isteyeceği ince ve şık bir iş telefonu, yine de eksik kalır yanı yok diyebilirim.
- Sony Ericsson cephesinde haberler nihayet iyi. İş kullanıcılarının hayatını kolaylaştırmayı hedefleyen M600, Avrupa’da satışa sunuldu ve hediyesi 500€ (civarı). Kamerasız sunulan bu cihaz, P990 çıkana kadar SE‘nin en üst modeli olma görevine vekalet ediyor.
- Bir diğer güzel haber de P990‘ın 19 Temmuz’da raflarda olacağı haberiydi. Çevremde bu telefonu uzunca süredir bekleyen pek çok insan var, onların içi rahatlayabilir nihayet.
- Google cephesinde ise işler her zamankinden iyi. Baş düşmanı (ya da rakibi mi demeliydim?) Microsoft’tan önce web tabanlı tablolama yazılımını, Google Spreadsheet‘i çıkardı. Excel dosyalarınızı da açabildiğiniz uygulamanın çok ses getirdiğini söylemem gerek. Dahası Picasa
- Microsoft da boş durmadı tabi: Windows Vista Beta 2, halka açık olarak sunuldu ve gündeme bomba gibi düştü. Bununla beraber bir diğer ürünün, Office 2007‘nin de beta sürümü bilgisayarları süsledi. Microsoft’un oldukça radikal kararlar alarak arayüze farklı bir yaklaşım getirmesini takdir etmemek imkansız.
- Ve son olarak Apple. Apple Türkiye beni yanıltmayarak fiyat politikasının arkasında durdu ve Euro karşısında kuşa dönen YTL‘ye rağmen Intel tabanlı MacBook Pro‘ları ve iMac‘leri piyasaya %20 civarı pahalı sürdü. MacBook ise her ucuz Apple ürünü gibi henüz ortalıkta yok.
Google konusunda sevgili Özgür Poyrazoğlu‘nun bir araştırması var. Buna ve Google cephesindeki son gelişmelere önümüzdeki günlerde uzun uzadıya değinmek istiyorum. Özellikle burada yazmadığım Google Browser Sync, Büyük G‘nin nereye gittiği konusunda içime şüphe düşürüyor artık.
Yazacak bu kadar çok şey varken nasıl oldu da tembellik yaptın demeyin, hava o kadar sıcak ki!
Güncelleme: Sony Ericsson P990i aylar sonra nihayet yurdumuzda satışa çıktığına göre buradan devam edebilirsiniz.
Google Calendar Yayında 13 Nisan 2006
Hatırlarsanız daha önce sadece şanslı kişilerin erişebildiği ve CL2 kod adlı Google Calendar‘ı duyurmuştum. İşte Google, bugün yine yapacağını yaptı ve web tabanlı takvim uygulamasını hayata geçirdi. Şimdilik kullanacağımı düşünmüyorsam da denediğim birkaç uygulamadan çok daha kullanışlı, tebrikler.Ne kadar güzel olduğunu ya da artılarını yazmak kolay ancak tamamen kişisel görüş. O yüzden eksiklerini yazmak istiyorum, kısaca:
- Mobil yönü çok zayıf. Amerika’daki operatörlerin dışında SMS uyarıları desteklenmediği gibi cep telefonumdan bağlanabileceğim bir XHTML arayüz de henüz yok, zamanla olacağını tahmin ediyorum.
- Outlook ile senkronize etmeye dair hiçbir şey göremedim. XML ve iCAL formatlarında takvime ulaşmak mümkünse de eklenti yapmak için bir API de yok. SyncML ile erişebilmeyi beklerdim, halen de bekliyorum.
Bu ikisi birleşince sokaktaki adam olarak cep telefonumdan takvimime ulaşamadığım gibi telefonuma girdiğim takvim öğelerini web’e taşıyamıyorum. Neyse ki Gmail kurallarına birkaç küçük eklentiyle takvim uyarılarını benim Unimesajcell kutuma yönlendirmek ve bu sayede takvimdeki gelişmelerden haberdar olmak zor değil.
Şimdilik rahat arayüzü, gayet akıllı çalışan “Quick Add” özelliği (tıpkı Apple Newton gibi: breakfast at tiffany’s yazın da görün ;-) ) ve daha önce de belirttiğim üzere XML/iCAL gibi formatlarda çıkış vermesi ile benden pek çok artı aldı. Yine de yukarıdaki özelliklere kavuşana kadar kullanmayacağım.
Araştırma sonrası ek: Google Blog‘dan öğrendiğime göre iCal tahminimden daha yetenekli ve yaygınmış. Ancak Google takvimi yayınlama (publish) konusunda hiçbir şey yazmadığı için bu özelliğin olmadığını varsayıyorum. Olsaydı pekala Outlook 2003′le eşleştirme imkanım olabilirdi.
eski yazılar »




