Panasonic Convention 2013 Notlarım

Panasonic Convention 2013

Blog yazılarımı eskiden beri takip edenler bilir: arada bir yazma orucuna girip uzunca bir süre yazı yazmadığım çok olmuştur. Bu defa da arayı çok açmış olmakla beraber epey yazı biriktirdim ki bunları da önümüzdeki günlerde göreceksiniz.

Gözlerinizi dolduran girizgahın ardından konumuza gelirsek… Geçtiğimiz günlerde Panasonic’in iş ortakları ve basına kapalı olarak düzenlediği bir etkinlik için Fransa’ya, Nice’e gittik(kafile ile). Her ne kadar bu konuyla da ilgili farklı muhabbetler döndüğü kulağıma çalınsa da bu yazının konusu bambaşka.

Geek Talk Radio’yu ve Twitter hesabımı takip edenler bilirler… Bundan evvel pek çok Panasonic fotoğraf makinesini incelemiş, gerek Micro Four Thirds sistem cihazlar, gerekse fotoğraflarını paylaştığım Lumix LX5 ile Panasonic’in ürünlerini bol bol inceleme fırsatım oluyordu. Bu gezide işin rengi değişti, fotoğraf makineleri sınırından dışarı çıktım ve Panasonic dünyasında kısa da olsa bir yolculuk fırsatım oldu.

Bunları yazarken etik amaçlı bir not düşmemde yarar var. Bu yazıyı yazmak için çıktığım seyahatte tüm masraflarım Panasonic tarafından karşılandı. Seyahat sırasında kullandığım fotoğraf makinesi Lumix LX7 de yine halen Panasonic’e ait olan ancak hem orada işimi görmesi hem de deneyimlemem için bana verildi ve geri iade edeceğim. Bu seyahate gelmeden evvel davetlerini kabul ettiğim için teşekkür amaçlı hediye edilen bir adet kulaklığı ise dışarıda olmasa da ofiste veya evde zaman zaman kullandığımı da itiraf edeyim. Maddi değeri konusunda bir bilgim yok ancak bunları bilmenizde yarar olduğunu düşünüyorum.

Continue reading

Reklam bir hizmet midir?

Türkiye’de İnternet denince 90’larda modemle İnternet’e erişmeyen herkesin aklına tek marka geliyor: TTNET.

TTNET’in adının, logosu, binası, reklamarı falan farklı olduğuna bakmayın. 2005 yılında Türk Telekom’un %55’i satıldığında halen Türk Telekom adı altında hizmet veriyordu. O dönemde Saudi Oger Ltd.’ye ait Oger Telecom, koskoca TT’nin %55’ini 3 yıllık kârı karşılığı olan 6.55 milyar ABD doları karşılığında satın almış, dönemin iktidarı eleştirilere kulak asmamıştı ya neyse, o konulara başka zaman gireriz.

O günlerin üzerinden çok geçti, TTNET artık markasıyla olsun, hizmet kalitesiyle olsun rüştünü ispatladı, pazar payı da halen %82,93 (genişbantta %76,3) seviyesinde geziyor. İşinin doğası gereği oldukça kârlı bir işletme, 2011’in aynı dönemine göre 2012 ikinci çeyrek gelirleri ADSL ve data toplamında 59 milyon TL düzeyinde artmış. Bu söylediğim sadece artış, gerisini siz düşünün.

Bu kadar girizgahın sebebi, TTNET gibi bir şirketin İnternet ile ilgili attığı her adım, İnternet’e bağlanan 10 insanın en az 8’ini etkiliyor ve etkilemeye devam edecek. Bu gerçeği farkında olanlar kusura bakmasınlar, okuyan herkesin iyice bilmesini istedim.

İşte bu TTNET, gelirindeki artışı ivmelendirmek adına kullanıcısından çok kendi yararına olacak bir yeni uygulamayı da bir süredir devreye sokmuş durumda.

Daha evvel Twitter’da paylaştım, Phorm konusunun nereden ve nasıl çıktığına dair uzunca bir yazıyı Sosyalmedya.co‘da okuyabilirsiniz. Bu Phorm’un nelere malolacağını ise merak içerisinde bekleyenlerden biri de bendim. Temmuz ayı içinde kaçırdığım bir haberle bugün Anonymous Turkey grubunun iki gün evvel Twitter hesabında paylaştığı şu mesajın ardından yüzleştim:

Dedim ya daha evvel kaçırdığım bir haber, siteye girip de en alttaki TTNET ve PT Reklam ibarelerini görünce jeton bu defa hızlıca düştü :)

Öncelikle hatırlayalım, Phorm sistemi ile TTNET’in bizi profilleyeceğini, PT Reklam’ın da bu konuyla ilgili operasyonu yürüteceğini biliyorduk. Pekiyi bu Gezinti nereden çıktı?

Hemen söyleyim: Gezinti, içerik portalı görünümünde bir reklam ağıdır. Şu haliyle sunduğu tek hizmet, esasen reklamverenlerin bütçelerini doya doya harcayacakları hedeflenmiş reklamdır. Son kullanıcıya ise bir içerik portalı olarak paketlenmişse de esas hedef bu portalın şu anki halinde sağdan soldan toparladığı derme çatma içeriği görmek isteyen kullanıcıları profilleme sistemine kayıt ettirmektir. Bu sisteme kayıt olduğunuz takdirde, gezdiğiniz tüm siteler servis sağlayıcınız TTNET’in de desteğiyle tamamen anonim olduğu iddia edilen bir veritabanına kaydedilecek, bu verileri TTNET ve izin vereceği herkes istediği gibi kullanacak, size özel reklamlar sunulacaktır.

Peki bunu nasıl yapacak? Sizden izin almasını beklerdiniz değil mi? Ben de öyle olmasını umuyordum ancak Ekşi Sözlük’te Gezinti.com hakkında yazılanlara bakılırsa size çıkarılan pencereyi direkt kapatmanız halinde sisteme kaydolduğunuz yolunda bir iddialar var. Onlara da sıra gelecek.

Ayrıca ben de daha evvel bu veya başka bir TTNET sistemi yüzünden tıkladığım adrese değil, TTNET ve Tivibu ana sayfalarına yönlendirildiğimi söylemiş, bu konuda TTNET destek biriminden böyle bir problemi bir daha asla yaşamayacağım yanıtını almıştım. Bu konuyla ilgili detaylı açıklamalarını halen bekliyorum, paylaştıklarında sizle de paylaşırım.

Özet geçersek, benim oldukça rahatsız edici bulduğum ve adeta bir fişleme mekanizması olan Gezinti.com hakkında uyarıldınız. Bu sistemden çıkmak için yapmanız gereken ise:

  1. Gezinti.com/hesabim adresine girin
  2. Eğer servis açıksa aşağıdaki gibi gözükecek her iki seçeneği de kapatın:
  3. Eğer başarılı olduysanız şöyle gözükecek:

Ayrıca yeterince paranoyaksanız Anonymous Turkey‘in bahsettiği a.oix.net adresini ve tüm alt adresleri de hosts dosyasından sevdiğiniz bir blog adresine yönlendirebilirsiniz :)

Kısaca anlatırım diye düşünüp yine uzun süren bir yazının ardından tabii ki bahsettiğim kurumların şu sorulara cevap vermelerinde fayda var:

  • Ekşi Sözlük’teki iddialar ve kendi deneyimlerime dayanarak soruyorum: sisteminize kayıt olmak neden bu kadar kolay?
  • Bir reklam uygulaması ile haber portalını paketleyerek kullanıcıyı HİZMET alacakmış gibi yanlış yönlendiriyorsunuz. İletişim dilinizi değiştirmeniz ve bu yanlış uygulamadan geri adım atmanız mümkün mü?
  • Sisteme kaydolmayı kabul eden birine dair ne gibi bilgiler tutulacak? Örneğin eposta yazışmalarım veya benzer iletişimlerim de profilleme adı altında arşivlenecek mi?
  • Yeni kullanıcılar dahil oldukları sistem hakkında yeterli bilgi alamıyor. Siteye kayıtta bu sistemle ilgili tüm detayları kayıt esnasında açık ve anlaşılır bir dille ne zaman yayınlayacaksınız?

Bu sorularla ilgili cevaplar geldikçe paylaşacağım. Şimdilik bu kadar.

2011’in en iyi iPhone ve iPad Uygulamaları

Madem oyunları yazdım bir de uygulamalara girişeyim dedim. Her ne kadar başlıkta iPad desem de listeyi bitirince gördüm ki iPhone / iPod Touch uygulamaları ağırlıklı bir liste  oldu. Neden diye düşününce, iPad’i webde gezmek, kitap okumak ve oyun oynamak için kullanırken iPhone’umu pek çok ufak tefek işi çözmek için daha çok ve daha aktif kullandığım gerçeğiyle yüzleştim. Bilmiyorum sizde durum nasıl?

Sadede gelirsek… Linkler genelde iTunes linki, oyunun başka platformlardaki sürümlerini arayarak bulabileceğinizi düşündüm (tabi varsa). Uygulamanın adının yanında (+) varsa iPad uyumludur. Bazı linkler açılmayabilir, olabildiğince web’den doğru store linki almaya çalıştım ancak hatam var ise affola.

2011’in en iyi iPhone ve iPad Oyunları

2011’de olan bitene bakınca en çok iPhone, iPod Touch ve iPad oyunlarıyla boş zamanlarımı doldurduğumu görüyorum. Hal böyle olunca benim için en çarpıcı olduğuna inandığım oyun ve uygulamaları fazla da ciddi olmayan bir liste ile paylaşmak istedim. Bu listeye siz de katkıda bulunmak için aşağı yorum ekleyebilirsiniz gayet.

Linkler genelde iTunes linki, oyunun başka platformlardaki sürümlerini arayarak bulabileceğinizi düşündüm (tabi varsa). Oyunların yanında (+) varsa iPad uyumludur. Bazen link açılmayabilir, olabildiğince web’den doğru store linki almaya çalıştım ancak hatam var ise affola.

Continue reading

Geç olsun güç olmasın: Nokia N9 İncelemesi


Nereden geldik?

Nokia’nın cihaz ailesinde çok özel bir yeri olan Maemo platformu, bundan yıllar evvel, 2005’te duyurulmuş, sonbaharda da tüketiciye ulaşmıştı. Maemo, tablet bilgisayarlar için tasarlanmış bir Linux dağıtımı olarak pek çok açık kaynak projeyle de desteklenmiş, uzunca bir süre piyasadaki en taşınabilir tabletlerde kullanılmıştı.

Bu dönemde ben de bir Nokia 770 edinmiş, ancak akıllı telefonların gitgide gelişmesiyle önce Nokia N93 sonra da 2007’de iPhone’a geçene kadar giderek daha az kullanmıştım. O dönemlerde cebinize sığacak boyutlarda bir tablet fikrine sıcak baksam da bugün artık iPad’in açtığı tablet ufkunun derinliğinde bu tip bir ürünün yerinin kalmadığını düşünüyorum.

Nokia, Maemo ile ilgili stratejisini zaman içinde değiştirdi. Nokia 770, N800, N810 gibi tablet cihazlar, 2009’da duyurduğu Nokia N900’le beraber tabletten smartphone’a geçişe karar verdi. Daha sonra da Intel ile yaptığı işbirliği kapsamında Maemo ve Moblin platformları, MeeGo adı altında birleşti.

Bugün neredeyiz? Continue reading