Mobil cihazlar - Popüler Teknoloji (BETA)
jump to navigation

iPhone 3G, iPhone 2.0 Yazılım Güncellemesi ve Yeni Apple Oyuncakları! 9 Haziran 2008

İlk iPhone’un video incelemesi ve tüm özellikleri için gitmeniz gereken yer: iPhone Hakkında Her Şey

Jobsoğlu Steven Efendi ve Mahdumları, nam-ı diğer Apple, bugün ekosistemlerinin her yıl düzenlenen en büyük konferansını düzenledi ve beklenen açıklamaları yaptı. Lafı fazla uzatmadan açıklamaları açıklanma sırasıyla yorumlayayım da şu iPhone’un yenisi ne zaman çıkcak abi? yükü sırtımdan kalksın(ya da insin ne diyeceğime karar veremedim)

iPhone 2.0 ve SDK

Bundan daha önce de çok bahsettik ve en bilinen açıklamayı en başta yaptı Steve Jobs. Yeni yazılım ActiveSync desteğiyle Exchange üzerindeki tüm bilgilerinize ulaşabilirken güvenlik için de Cisco’nun VPN çözümünü tercih etmiş. Bunları yaparken Fortune 500 şirketlerinin %35′ini (175 şirket ediyor) test için ikna etmişler, memnun kalacakları çözümü yaratmaya çalışmışlar. Sonuç olarak artık rehberinize ulaşabilecek, gelen epostaları anında alabilecek ve bunları gerekirse Cisco’nun VPN çözümüyle koruyacaksınız. Belli ki Apple kurumsal dünyada Blackberry ile kavgaya iyice biledi kendini.

Diğer tarafta ise SDK konusu var ki, bu sayede yazılım geliştiriciler Apple‘ın da erişimi olan API’lere erişebilecek. Meali: iPhone‘a legal uygulama geliştirmek artık mümkün. En güzel yanı da SQLite, OpenGL ES gibi tanıdık bildik teknolojileri desteklemesi.

Tüm bu yenilikler Temmuz ayı başında iTunes üzerinden erişilebilir hale geldiğinde beraber göreceğiz ne kadar başarılı. Ancak genel olarak çevremdeki yazılımcıların çok beğenmediği Xcode‘a bağımlılık canınızı sıkabilir, o da tercih meselesi.

Büyük iş ortakları ve Application Store

iPhone‘a uygulama desteği getirdikten sonra bu uygulamaları dağıtacak bir de kanal yaratmak, o kanalı da pek çok büyük iş ortağıyla doldurmak farz olmuşken Steve Jobs bunu atlamayacaktı - atlamadı da. Application Store yeni yazılıma ve iTunes‘a entegre bir uygulama. Kendisini kullanarak iPhone‘a Ebay, TypePad, Associated Press gibi büyük kurumların ciddi uygulamalarını indirebileceğiniz gibi Sega, Disney gibi büyük stüdyoların keyifli ve yüksek kaliteli grafikli oyunlarını da indirebileceksiniz. Buradaki kısıtlama: 10 MB’a kadar olan uygulamaları dünyanın 70 ülkesinde EDGE veya 3G ile indirilebilecek iken daha büyük uygulamaları indirmek için en az WiFi ya da iTunes bağlantısı gerekiyor.

Uygulamalar arasında hali hazırda Installer‘da yer alan bazı uygulamaları da görmek güzel. Belli ki Installer ölmeyecek. Uygulama dağıtımındaki en önemli yenilik ise kendi iPhone‘unuzdaki bir uygulamayı bir başkasına göndermek. S60 dünyasında özellikle Psiloc‘un uygulamalarında olan bu özelliğin iPhone‘un uygulama yapısının bir parçası olması bence çok ince ama güzel düşünülmüş bir detay.

Kurumsal uygulama desteği de Application Store ile geliyor. Apple size Application Store‘un bir benzerini şirket ağına kurma ve buradan kurumsal uygulamalarınızı iTunes üzerinden yükleme olanağı da sunmuş. Bir de ücretsiz push teknolojisi getirmiş uygulamalarınıza ki, bu en karmaşık yeniliklerden biri. Bunu en güzel şöyle anlatabilirim: uygulamalarınız arka planda açık kalmayacak ancak örneğin sohbet programınız bağlantsını kaybetmediği gibi yeni mesaj aldığınızda bu mesaj direk telefonunuza itilecek.

Uygulamalarda güncellemeler ve Office/iWork desteği

Hesap makinesine bilimsel özellikler katılması ile başlayan uygulama güncellemeleri toplu dosya/eposta silme özelliği, fotoğrafları albüme kaydetme gibi özelliklerle devam etti. En önemli yenilik ise artık PowerPoint/Keynote sunumlarını görebiliyor olması. Bu da iş dünyasına giriş için ciddi bir stratejik hareket.

Baştan beri olması gereken Kanji desteği de göz doldurdu. Apple görünen o ki Uzakdoğu’da da ciddi hedefler belirlemiş kendine.

Mobile Me

Burada tam bir kral öldü yaşasın yeni kral durumu var. Düne kadar değişeceği sağda solda yazılan ve sonu başlamış .Mac servisi yerini çok daha gelişmiş bir arayüze sahip olan Mobile Me‘ye bırakıyor. Eposta, takvim, rehber ve fotoğraflarınızı barındıracak bu servis yıllık 99$’a 20GB depo alanı veriyor.

Mobile Me sayesinde bir web arayüzünden bütün bilgilerinizi güncelleyebilmek, bunları telefonla senkronize etmek mümkün. En önemli fayda heralde telefonunuzu kaybettiğinizde bütün içeriğine webden ulaşabilecek olmanız. Bunun bir güvenlik açığı da olabileceğini, Paris Hilton‘ın zamanında Sidekick’inin benzer servis şifresini kaybettiğini hatırlatarak belirtmeden edemeyeceğim. Yine de çok paranoyak olmaya gerek yok.

ve 3G iPhone!

Güzel ve herkesin beklediği haberi sona saklayan Steve Jobs, önce 1 yılda 6 milyon adet iPhone sattıklarından bahsederek böbürlendi. Bunun anlamını şöyle açıklayayım: son 1 yılda sıfırdan 3.sıraya oturmayı başardılar. İlk sıradaki Nokia satış adetlerini arttırırken küçük bir pazar payı kaybına uğrarken Blackberry satışları neredeyse iPhone‘un pazar payı kadar artış göstermiş geçen senenin ilk çeyreğine göre.

Yeni bir tasarımla 11 Temmuz 2008′de piyasaya sürülecek iPhone 3G 8GB’ın fiyatı 199$ olacak. Bundan 1 yıl kadar önce 599$‘a satıldığı ve 3G bile olmadığı düşünülürse gerçekten ciddi bir yol katedilmiş. iPhone 3G 16GB  ise 299$‘a satılacak ve bu fiyatlar dünyanın her yerinde aynı şekilde uygulanacak diye de not düşüyor Steve Jobs. Sonradan gelen ek: bu fiyatlar ne yazık ki sübvanse edilmiş ve AT&T ile kontrat imzalamadan iPhone 3G almak mümkün olmayacakmış. iPhone Türkiye blogundan Mustafa Tan’a teşekkürler. Ayrıca iki renk olarak satışa sunulacak iPhone 3G‘nin beyaz renk seçeneği sadece 16 GB modelde olacak, akıl eden pazarlama dehasına saygılar.

3G performansını gösterirken Nokia N95 ve Treo 750 ile karşılaştırma yapması da hedefinin bu cihazlar olduğuna bir işaret sanırım. Her ikisinden de %33 civarı daha yüksek sayfa görüntüleme hızıyla iPhone‘un çok hızlı olduğu iddiası var ki kişisel deneyim olarak çok da haksız diyemem.

3G hız ve performans getirirken pil ömrünü de neredeyse yarı yarıya düşürmüş. Artık 8 saat değil 5 saat konuşma süreniz olacaksa da 2G bir şebekede bu süre 10 saate çıkarılmış. Ben şahsen Türkiye şartlarında 2G şebeke üzerinde 4-5 saat konuşmadan sonra can sıkan pilinin daha çok yol katetmesi gerektiğini düşünüyorsam da henüz daha da iyi bir pil performansı yokmuş, en azından Steve Jobs öyle iddia ediyor - yanılıyorsa düzeltin.

Yeni iPhone‘un son ekstra özelliği ise siyah tasarımı değil, tabii ki GPS. Artık dahili GPS ve 3G data olduğu için elinizin altındaki Google Maps‘ten tam randıman almak mümkün. Ancak sayın Jobs ne yazık ki sesli yol tarifi gibi, 3 boyutlu haritalar gibi diğer platformlarda olan özelliklere değinmedi. Heralde iPhone 3G‘de bu özelliklerin bulunmaması bunda ciddi bir etken.

Özetle: 3G iPhone, yeni bir yazılım, bu yazılımda çalışacak uygulamalar, bu uygulamaları çekecek bir online mağaza, bu mağazaya 3-4 kat hızlı bağlanan 3G data ve yepyeni bir tasarımla geliyor. Kurumsal dünya ve havadan senkronizasyon açısından eksiklerini de kapatan iPhone’da halen MMS’in esamesi okunmuyor, halen görüntülü görüşme yok, HSDPA ise yokmuş gibi davranılıyor. 70 ülkede satışa sunulan iPhone’un 3G sürümü piyasadan kalkmadan Türkiye’ye 3G gelecek mi sorusunun cevabı ise halen belirsiz.

Sonradan gelen ek: Vodafone bugün daha önce Webrazzi’den duyduğumuz şekliyle iPhone 3G’yi Türkiye’de satışa sunacak ve ön talep toplamaya bile başladı. Ancak ilk anda heyecandan olsa gerek, iPhone 3G teknik özellikleri sayfasına girenler bir Blackberry modelinin teknik özellikleriyle yüz yüze geldi. Ben elimi çabuk tutup bir kopyasını sizin için burada sakladım. Çok yazıp çizdim ama en sonunda Vodafone’un iPhone ön talep sayfasının linki de aşağıda.

[Link: Engadget’ın WWDC 2008 canlı yayını]
[Link: Mobile Me]
[Link: Gartner’ın smartphone pazarına ilişkin basın bülteni]
[Link: Vodafone Türkiye iPhone 3G Ön Talep sayfası]


Asus EEE PC 700 ve 900 modelleri hakkında 26 Mayıs 2008

Daha önce de bahsettiğim Asus Eee PC‘ler, önceleri OLPC kavramına rakip gibi düşünülen ancak kısa bir sürede Ultra Low Cost PC (kısaca ULCPC, yani çok düşük maliyetli kişisel bilgisayar) kavramına ön ayak oldu.

İşte bu çok düşük maliyetli, çok düşük fiyatlı bilgisayar çok yakında bizim memlekete de girecek. Dünyanın dört bir yanında aylardır satılan bu bilgisayarların ilk nesli 700, 701 gibi numaralarla anılırken ikinci nesli de 900 koduyla anılıyor. En temel farkları: (more…)


CES’in MWC’nin heyecan vermediği an 23 Şubat 2008

Son dönemde yazı yazma sıklığımın düşmesinin sebebini sorgulamıyor değilim. Ne oluyor da ne CES ne de MWC’de tanıtılan neredeyse hiç bir ürün heyecan vermiyor?

Bu konuda tek kafa yoranın ben olmadığıma eminim. Son dönemde inovasyon adına çok yol kateden mobil dünya, artık “tek cihaz mı iki cihaz mı?” tartışmasının yaşandığı 2000 öncesinin mobil dünyası değil. Artık insanlar her şeyi yapan cihaz hangisi ise onu tercih etmeye çalışıyor. Bu noktada inovasyon, yazılım ve donanım tasarımında olmaya başlıyor.

Yazılımın iletişim ihtiyaçlarında tam entegrasyona gitmesi atılan en önemli adımlardan biri. Bunun örneklerini Nokia Ovi, Yahoo oneConnect, Blackberry gibi kurumsal cihazların bile artık IM, social networking gibi bilgisayar başında kullanmaya alışık olduğumuz servisleri kullanıcılarına sunmasında görebiliyoruz. Artık sosyal hayatınızı çekip çevirmek için eve gidip bilgisayarınızı açmanıza gerek kalmayacak, evde çoluk çocuk bilgisayarın başına geçip chat yapmak için birbirini yemeyecek gibi gözüküyor.

Diğer önemli inovasyon ise Apple’ın her zaman sonradan gelip Steve Jobs’ın karizmasıyla domine ettiği alanda oluyor: arayüz. Her ne kadar tamamen dokunmatik ekranlı telefon devri 90ların sonuna doğru Pocket PC(sonradan Windows Mobile oldu) ve Palm OS ile çoktan başlamıştı. Hatta o dönem Ericsson da dokunmatik ekran kullanan telefonlar yarattıysa da bir şekilde muvaffak olamadı.

Apple ise iPhone’la kısa bir sürede 4 milyon insanın cebine nasıl girdi bu halen bir muamma. Bu yüzden CES’te de MWC’de de Nokia ve Sony Ericsson’dan hep bu cihazı taklit etmeye çalışan arayüz tasarımları görüyor, hep “acaba iPhone’dan bir sonraki adımları ne olacak?” diye izliyorum.

Arayüzde bir sonraki adımı kestirmek güç: acaba üç boyuta geçilecek mi? acaba ses tanıma dünyası neler yapıyor? acaba insanları Apple’ın yaptığı gibi şaşırtacak bir sonraki adım nedir? Bunların cevabını henüz bilmiyorum. İşte bu yüzden yeni çıkan her şeye şöyle bir bakıp geçiyorken Apple’a olan nefretim sürekli artıyor. Sayelerinde artık ne MWC ne de CES gibi bendenizin de dahil olduğu “gadgetfreak” cemaatine bayram ettiren organizasyonlardan tad alamıyorum.


Nokia N95 8 GB’la ilgili ilk izlenimler ve canlı fotoğraflar 28 Kasım 2007

Nokia’nın üst uçtaki amiral gemisi N95 8 GB, nihayet Türkiye‘de de satışa sunuldu. iPhone yazımda gördüğünüz üzere kendisiyle tanışıklığımız daha önceye dayanıyor ve gerçekten etkileyici bir cihaz olduğunu söyleyebilirim.

Bir defa ekranı gerçekten çok büyük. Pocket PC’lerde standart hale gelmiş 2.8″ boyutundaki ekranı S60 tabanlı bir cihazda görünce neden bu kadar şaşırdığımı bilmiyorum ama bu boyutta bir ekranla pekala iPhone’la kıyaslanabilecek durumda.

Diğer bir etkileyici özelliği ise tasarımı olmuş. Nokia N93′le geçirdiğim 1 yılın ardından iPhone’la terkettiğim S60 dünyasının bence en güzel cihazı N95 8 GB. Siyah ve mat kasasıyla teknolojik ve sağlam imajı verirken selefi olan Nokia N95′ten çok daha iyi oturuyor ele.

Hep artılarından bahsederken bir eksisini de belirtmem lazım. Tasarımda yapılan önemli değişikliklerden biri de kamera kapağının çıkarılması olmuş. Bazı kullanıcıların hiç hoşuna gitmeyeceği gibi hangi amaçla yapıldığını da anlamadığım bir değişiklik, elbet bir bildikleri vardır. Tabii bunun kamera kalitesiyle uzaktan yakından alakası yok: halen aynı 5 megapixel Carl-Zeiss lens kullanılıyor, hatta çektiği fotoğrafların kalitesi yeni yazılımla biraz daha iyi olmuş. Eski sürümdeki keskin kenarlar bu sürümde daha az.
(more…)


Nokia E90 hikayem - 1.Levent Vodafone mağazası, Nokia Türkiye ve araya sıkışan 550 YTL 29 Eylül 2007

Güncelleme: Bugün Nokia destek ekibi ve üst düzeyi bana ulaştı, iade konusunda yardımcı olmak istedilerse de telefonu telefoncuya yok pahasına geri vermiş olduğum için ne yazık ki iade edemedim. Yine de itiraf edeyim, Nokia’dan Salih Bey’in bakış açısı ve yaklaşımı takdire şayandı.

Yazıyla ilgili “1 ölü piksel için bu kadar yaygara koparılır mı?” diyenler varsa yazıyı bir daha okumalarını rica ediyorum.

Dün itibariyle bir haftayı bulan bir sürecin sonuna geldiğimde aklımda şunlar vardı:

Başımdan geçenleri kısaca özetlersem: (more…)


iPod Touch, Yeni iPod’lar ve Apple’ın Harika Fikirleri 6 Eylül 2007

iPod Shuffle, iPod Nano, iPod Classic, iPod Touch

Dün Apple, hatta Steve ‘one-man-show’ Jobs, olağan sunumlarından birini daha gerçekleştirdi. Bu sunumda tanıtılan ürünleri kısaca listelemek gerekirse:

(more…)


eski yazılar »