Nokia N95 8GB, N81 - hangisini ne kadara alacağız? 22 Ekim 2007

Kısa bir süre önce duyurulan Nokia N95 8 GB ve Nokia N81/N81 8GB, çeşitli merkezlerde satışa sunuldu. En çok merak edilen şeyi yazayım da rahatlayın: telefonların Avrupa fiyatları yaklaşık olarak şöyle(operatör paketsiz, SIM kilitsiz):
- Nokia N95 8GB: 650-700€ arası
- Nokia N81 8GB: 500-580€ arası
- Nokia N81: 450-500€ arası
Henüz çok yaygın olmadıkları için göreceğiniz üzere fiyatlar da oturmadı. Türkiye fiyatları ise malum, %20 kadar daha pahalı olacak. Bunda ağır vergi yükünün etkisi ne yazık ki çok fazla.
Hangi telefonu seçmeliyim diyenlere de cevap vereyim:
- Bütçesi kısıtlı oyunculara Nokia N81
- Yanında hem oyun hem de bir sürü MP3, video, podcast taşıyacak oyunculara Nokia N81 8GB
- Fotoğraf ve video fanatiği multimedya canavarlarına ise iPhone’un şu an dünyada da en güçlü rakibi olarak görülen Nokia N95 8GB
diyerek işin içinden çıkacağım. Bu arada Nokiacıları kızdırmayalım: Nokia N95 8GB, iPhone’un çok ilerisinde yazılım desteği ile gelen, tüm teknoloji delilerinin başını döndürecek bir cihaz. Umarım bahsedilen performans iyileştirmeleriyle gerçek potansiyelini gölgelemez.
Şimdiden pek çok sitenin incelediği Nokia N95 8GB‘la ilgili ilk izlenimlere gelirsek: çok daha hızlı ve %25-30 civarı daha uzun pil ömrü olduğu söylenior. Özellikle yeni hafıza yönetimi ile çok güçlü ve çok stabil bir hal gelen N95 8GB, Nokia’nın bir sonraki amiral gemisi olacak.
Nokia N81 ailesi ise hem bütçeyi daha az yoran hem de Nokia’nın iPod-vari yeni tekerleğiyle ve ekranın üst tarafına yerleştirilmiş oyun tuşlarıyla geliyor. Pek çok N95 8GB kullanıcısı bu iki özelliği kıskanacak. Her iki cihazın içinde yüklü gelecek 3 boyutlu bir menü ise ortak noktaları ve OVI’ye geçiş niteliğinde. Bu menü en çok kullanılan çoklu ortam özelliklerini ve N-Gage arayüzünü barındırıyor. S60′ı sürekli görsel olarak ileri götüren Nokia’dan bu epeydir bekleniyordu zaten.
Son olarak iki de iyi haberim var: bu modeller Türkiye’ye ilk geldiğinde buradan incelememi okuyabileceksiniz, eğer bu cihazları satın almayı düşünüyorsanız siteyi takibe devam edin. Diğer iyi haber ise Nokia’nın Türkiye’de N-Gage platformunu duyuracak olması. Bunun anlamı şu: dünyanın dört bir yanındaki diğer N-Gager’larla aynı anda oyunları indirip telefonunuza yükleyebileceksiniz. Bu da Nokia’nın Türk oyuncu camiasını ne kadar önemsediğine dair bir işaret olsa gerek.
Şimdilik bu kadar, gelişmeler için favori fiyat arama motorunuzu takip etmeye devam edin derim.
iPhone hakkında 15 Ekim 2007
iPhone hakkında uzunca süre önce birkaç şey yazmıştım, takip edenler bilir. Bu kadar eksiğine rağmen bir gün iPhone almak isteyeceğimi hiç düşünmezken sevgili Burç’un New York’tan elinde bir iPhone‘la gelmesi, her şeyi değiştirdi.
iPhone‘un eksilerini saymakla bitiremezsiniz, bitiremedim de. Her yerde yazılanları hızlıca hatırlatmak gerekirse: pili sabit, AT&T’ye kilitli, MMS yok, 3G yok, sanal klavye rahat değil, 3rd party uygulamalar sadece web tabanlı, iTunes’a bağımlısınız… daha da çıkar eminim.
Bütün bunları göre göre neden iPhone aldı 1 milyon insan? Bunu vakti zamanında S60 kullanım alışkanlıklarını inceleyen Nokia‘nın araştırma sonuçlarında görüyoruz. Buyrun:
- İncelemeye katılanların %79′u müzik dinlemiş, toplamın %34′ü birden çok kez, %14′üyse en az gün aşırı müzik dinlemiş. iPhone‘da alâsı var.
- Radyo, ki bu özellikle Türkiye’de çok rağbet gören bir özellik, sadece %44′ü tarafından kullanılmış ve toplamın sadece %9′u haftada birkaç defa radyo dinlemiş. Burada iPhone bir eksi alıyor.
- Fotoğraf ve video ise çok kullanılan özellikler arasında. Ortalama bir katılımcı ayda 18 fotoğraf ve 4 video kaydediyor. Aşağı yukarı herkes fotoğraf çekerken %71′i en az 1 defa video kaydetmiş. iPhone’un Video kaydetmemesi çok kötü, bunu kabul etmek ve yeni sürüm yazılımlarda video kayıt olanaklarının gelmesini beklemekteyiz.
- Ve gelelim dataya. %98 oranında kullanımla en ilgi gören servis olan data, en çok trafiği webde dolaşarak yaratmış. Burada da WiFi’a yoğun bir eğilim gözüküyor, her yerde olmamasına rağmen toplam trafiğin %41′i kablosuz ağlarda yaratılmış. Bu alanda da iPhone‘un pek bir eksiği yok fazlası var: Safari. 3G zaten iyice yılan hikayesine dönerken uzun süredir kullandığım N93′ümü muhafaza ettikçe 3G endişem de olmayacak.
- Uygulamalarda ise çalıştırılan uygulamaların sadece %10-12 civarında bir kısmı cihaza sonradan yüklenmiş uygulamalar ve ağırlık IM (MSN, ICQ, vs) uygulamalarıyla İnternet uygulamalarında. iPhone‘un da bildiğiniz üzere browser üzerinden çalışan pek çok uygulaması var, doğal olarak IM de bulunuyor listede. Bir sorunu daha çözdü gibi.
Sonuç olarak iPhone birkaç eksi ve pek çok artı puanla, ortalama smartphone kullanıcısının video hariç tüm ihtiyaçlarını karşılayabildiğini gösteriyor. Bu da iPhone’un aslında o kadar da eksik bir cihaz olmadığını, Jobs’un güzel iş çıkardığının ispatı (sanki 2,5 ayda 1 milyon satış değilmiş gibi)
Bir süredir “teknoloji için yaşamak” yerine “yaşamak için teknoloji” felsefesini benimsemeye çalıştığım(İngilizce live to geek vs. geek to live) ve Nokia dışındaki alternatiflere de bakmam gerektiğini düşündüğüm için bir iPhone sipariş ettim. Bakalım uzun vadeli kullanımda 1.nesil iPod nano’mun ve Nokia N93′ümün yerini alabilecek mi?
iPod Touch, Yeni iPod’lar ve Apple’ın Harika Fikirleri 6 Eylül 2007
Dün Apple, hatta Steve ‘one-man-show’ Jobs, olağan sunumlarından birini daha gerçekleştirdi. Bu sunumda tanıtılan ürünleri kısaca listelemek gerekirse:
- iPhone Ringtones uygulama eklentisi: satın aldığınız bir parçayı sadece 0.99$ daha ödeyerek iPhone melodisi yapmanızı sağlayan iTunes eklentisi.
- Yeni iPod Shuffle renkleri ve (PRODUCT) -tüketirken içinizdeki hayırseveri de tatmin edin- RED iPod Shuffle
- O ana kadarki ilk gerçek duyuru olan Yeni iPod Nano: iPod’lardaki tüm özelliklere daha küçük bir ekran ve inanılmaz boyutlarda sahip olmak isteyenler için.
- 160 GB’lık yeni iPod, hatta yeni adıyla iPod Classic
- iPhone’un telefon özellikleri, Bluetooth’u ve çok da işe yaramayan kamerası çıkarılmış versiyonu olan iPod Touch (16 GB seçeneğiyle)
- Ve hazır olun: 600$’lık iPhone 8GB‘ın 400$’a düştüğü müjdesi ve iPhone 4GB’ın üretimden kalktığı haberi (sessizce)
Vista ile bilgisayarınızı nasıl yedeklersiniz? 18 Temmuz 2007
Bir süredir Sony Vaio SZ3 üzerinde Windows Vista Ultimate kullanıyorum ve hayatımdan gayet memnunum. Ancak itiraf edeyim, halen Service Pack 1 seviyesine gelmemiş bir Windows‘un başıma her an bir iş açmasından da korkuyorum. İş açmayı da bıraktım, kurduğum abuk subuk bir programın uyum sorunu yüzünden bilgisayarımı açamama riskimin olduğu ön yargısı ne yazık ki hiç aklımdan çıkmıyor.
Bugüne kadar bu korkum gerçekleşmediyse de bilgisayara herhangi bir nedenle format atmak istediğimde tekrar Sony Vaio uygulamalarını kurmakla uğraşmak istemiyorum. Sony her ne kadar harika taşınbilir bilgisayar donanımları üretiyorsa da henüz benim kullandığım model için Windows Vista sürücülerini tek bir kurulum dosyası halinde sunmadı. Daha da ne zaman sunar bilemediğim için kurulum sapasağlam bittiğinden beri bilgisayarımın bu gıcır gıcır halinin bir yedeğini almak istiyordum.
(more…)
Mükemmel dizüstü bilgisayarı ararken 15 Mart 2007
Okumaya başlayanlara önemli uyarı: bu yazı oldukça uzun ve tamamen benim bir bilgisayar almadan önce yaşadığım kargaşayı anlatıyor. Bazen gereksiz araştırmacılığın bir insanın bilgisayar alışverişini nasıl bir işkenceye çevirebileceğini görmenize sebep olabilir, hatta kafanızı bile karıştırabilir, bilginize!
Bugün son dönemlerde kafamı en çok kurcalayan teknolojik soru işaretini paylaşmak istiyorum. Teknoloji, mobilite, yenilikler diyorum madem, her ne kadar çok ihtiyaç duymasam da yeni bir cihaz denemekte fayda var düşüncesiyle bilgisayarımı yenilemeye karar verdiğimden bu yana yaklaşık 6 ay geçti. Evet, koskoca bir 6 ay! Neden bu kadar sürdüğünü falan anlatacağım ancak önce biraz tarih :)
2000 yılının Kasım ayından bu yana sadece dizüstü kullanıyorum. Bunun sebebi açık: performanstan ve özelliklerden ödün vererek taşınabilir bir bilgisayar sahibi olmanın avantajlarını yaşamayı tercih ediyorum. İlk dizüstü bilgisayarım olan Asus L8400‘ü seçerken öncelik o zamanlar benim için tek kriter Quake 3 çalıştırabilmesi olmuştu, yani şimdii kadar büyük sıkıntı yaşamamıştım.
Oyun için dizüstü bilgisayar almanın doğru seçim olmadığını, bilgisayarı aldıktan birkaç ay sonra çıkan oyunlarda performans sorunları yaşayınca anlamışsam da hayatımdan gayet memnundum. 700 MHz Pentium III işlemci, 8 MB S3 Savage MX ekran kartı ve 3 kilonun altında ağırlığıyla benim için ideal bir bilgisayardı. Bunun üzerine bir de uygun fiyatını ekleyince mükemmeli bulduğumu düşünmüştüm.
Nokia 6630′umdakiler 12 Mayıs 2006
Aslen bir S60 2nd Edition cep telefonu olan Nokia 6630‘u yaklaşık 13 aydır kullanıyorum. Bu süre içinde kurduğum programın sayısını tahmin edersiniz ki bilmem mümkün değil. Ancak her zaman çevremdekilerden gelen sorulara bir cevap verebilirim. İşte telefonumda yüklü uygulamalar/programlar:
Adobe Reader - Neredeyse hiç kullanmadığım bu programı yazmamın sebebi bunun var olduğunu herkesin bilmesini istemem. Cep telefonunda PDF okumak için en iyi alternatif değilse de bazı PDF dokümanlarında daha başarılı.
PDF+ - Adobe Reader her zaman her PDF’i açamazken işte bu mucizevi uygulama sizin yardımcınız oluyor. Eğer PDF tabanlı kitap(kısaca ebook/ekitap) arşivinizi telefonunuzda okumayı planlıyorsanız Adobe Reader’ın yanında ihtiyaç duyacağınız bir uygulama. Tabii diğeri gibi ücretsiz olmadığını da hatırlatmalıyım.
« yeni yazılar | eski yazılar »



