Web 2.0 - Popüler Teknoloji (BETA)
jump to navigation

Mynet’te değişim sadece görsel değil 15 Nisan 2008

Mynet

Bir süre önce yenilenen Mynet ana sayfasına gelen tepkilere şaşırmadım değil: “web2.0′ı geç yakaladılar”, “sürekli de değişiklik olur mu” ve daha neler neler.

İşin aslı Mynet‘teki değişimin detaylarına bakmayanların çoğu, özellikle son kullanıcı ağırlıklı bir grup, bu değişimin sadece yüzeysel olduğunu düşündü. Görünüşle yetinir, bunun üzerine büyük değişiklikleri de kaçırırsanız(bu nasıl olur bilemiyorum, algıda seçicilik heralde) bu şekilde bir değerlendirme yapmanız mümkün - Webrazzi’deki yorumlar bunun canlı ispatı. Ancak işin aslı öyle değil :-) [Not: Bu güncellemeler ne zaman yayına alındı bilmiyorum, Webrazzi’deki yorumlar yapıldığında bu servislerin bir kısmı halen herkese açık değil miydi emin olamadım, çok alıngan olmayın lütfen]

Mynet bir süre önce ana sayfaya koyduğu login kutusuyla kullanıcılarına ana sayfadan giriş yapma, kendilerine gelen mesajları görme imkanı sunmayla ilk adımı atmıştı. İkinci adım için hem geliştirme süreci hem de bu alışkanlığın oturması beklenildi.

Bu alışkanlığın bir sonraki safhası ana sayfanın tasarım olarak Eksenim‘in genel özelliklerini taşımasıyla ortaya çıktı. Eksenim, Mynet‘in yeni nesil servislerinin en geniş kapsamlısı, hatta belki de yakın gelecekte en etkililerinden biri olacak bir sosyal ağ ve paylaşım platformu. Burada içerik paylaşmak, yeni insanlar ya da mevcut arkadaşlarınla iletişime geçmek, blog yazmak veya benzer sitelerde gördüğünüz pek çok fonksiyonu yerine getirmek mümkün.
(more…)


FX TV ve ötesi online mecrada 14 Nisan 2008

FX TV

Mynet‘te de beraber çalıştığımız Burak Evren‘in Fox International Channels’ın Dijital Medya direktörlüğüne geçmesinin etkisi de olacak(!) ki,  ”FX/Erkeksen.” sloganı ile Türk medya dünyasına hızlıca giren TV kanalı FX, daha önce hiçbir kanalda görmediğimiz türden bir web sitesini yayına aldı.

Bir televizyon kanalı, yapısı ve işleyişi gereği çok fazla interaksiyon sunamıyor (Zeki Müren sizi göremediğinden). Günümüz ITV - Interactive TV uygulamaları ise henüz Digiturk dışında bir platformda yaygın değil. İş böyle olunca ortaya alternatif mecraları iyi değerlendiren ve online alanda da var olan FX’e kucak dolusu sevgiler sunmak bize düşüyor.

Bu tip uygulamaların çok büyük kitlelere ulaşması doğru bir hedef olmayacaktır. Eğer hedef kitleyi tam 12′den vurmak amacıyla yola çıkılıyorsa, beklenti son kullanıcı içeriğini yiğidin harman olduğu yerde, yani webde, toplamak, FX izleyicilerini tartışma gruplarıyla, içerik paylaşımıyla televizyonun dışında da kendine çekmek olduktan sonra değmeyin keyfinize. Ayrıca kaliteli FX içeriği ile desteklendiğinde bir süredir takip ettiğim “erkekler portalı” alanındaki açığı da kapatabilir, kim bilir ;-)

[Link: FX TV Resmi Sitesi]


Google Knol, bir Ekşi Sözlük klonu mu? 16 Ocak 2008

Google’ın her şeyi yapmasından bazen siz de rahatsız oluyor musunuz? Dönüp bakınca aşağı yukarı webin her alanında bir ya da birkaç Google servisi görüyor olmak garip değil. Belli ki bu adamlar Dünya’nın hakimi olmayı kafaya koymuşlar :)

Şaka bir yana, Google’ın son girişimi olan Knol, birkaç gün önce “insanları katılıma yüreklendirmek” başlıklı bir yazıyla duyuruldu. Google Knol, Ekşi Sözlük’ü bilenler için “neredeyse aynı şey” diyerek özetleyebileceğim bir proje. Genel tepki ise “tıpkı Wikipedia olmuş” şeklindeyse de ayrıştığı noktalar epey çok.

Wikipedia’nın objektiflik kriteri Knol’da olmayacak, tıpkı Ekşi Sözlük’teki gibi yazarların kişisel görüşlerine yer verilecek. Bu noktada gerçek isim kullanımı zorlanacak mı sorusunun cevabı “evet” gibi gözüküyor. Bir diğer konu ise düzenleme olanakları. Yazar izin verdiği sürece içeriği diğer Knol kullancıları değiştirebilecek, yorum yapabilecek gibi gözüküyor. Ancak girilen başlığın sahibi kim olacak? İlk yazan sahiplenecek, sonra bu başlığa yalan bilgi girildiğinde neler olacak? Bir moderatör grubu mu yoksa verilen oylar mı içeriği sildirecek bunlar da belli değil. Google hiçbir şekilde editörlük yapmayacağını ve sadece Search Quality dediği bir misyon çerçevesinde bu knol sayfalarının arama sonuçlarında doğru sırada çıkmasını sağlayacağını söylüyor.

Google, Knol ile Wikipedia’yı ve benzeri toplu içerik girilen siteyi imite ediyor, bunu kendi tarzında yapıyor ve yazarlarına eğer izin verdiyse yayınlayacağı reklam gelirini paylaşmayı vaat ediyor. Büyük olacağı kesin ancak detaylar belli olmadan antipati beslememek lazım. İçerik içeriktir, umarım başarılı olur.

Bu arada, başlıktaki sorunun cevabını vereyim: değil ;-)

[Link: Google Knol duyurusu]


Wikipedia’nın Kurucusu Jimmy Wales Türkiye’ye geliyor! 11 Ocak 2008

Jimmy Wales

Time tarafından 2006′da yılın en etkili fikir adamlarından biri olarak gösterilen ve Wiki konseptini(düzeltme için nec‘e teşekkürler) Wikipedia’yı yaratan kişi olarak milyonların hayatını değiştiren Jimmy Wales, 18 Ocak 2008′de “Altivi ile Sınırsız Dünya’nın Liderleri” seminerlerinin ilki için İstanbul’da olacak. Yeri gelmişken Altivi ve organizasyon ekibini tebrik etmek ve ”bu kadarla kalmasın daha Michael Arrington, Dick Hardt, Mark Zuckerberg gibi isimleri de bekliyoruz” diye eklemek istiyorum.Sizi bilmiyorum ama ben orada olacağım, pek çok blogger’ın da geleceğini tahmin ediyorum. Ücretsiz katılım için iki şart var:


The Next Web’e giderken 30 Mayıs 2007

TheNextWeb.org


Avrupa’da Web’in geleceği konulu en büyük ve en önemli organizasyonlardan biri düzenleniyor: The Next Web. We ben de bu konferansa yarın sabah itibariyle uçuyor olacağım. Pek çok yatırımcı, 20 startup, 100lerce katılımcı bir araya gelecek ve Web dünyasının en önemli isimlerinin “Web’in Geleceği” üzerine yorumlarını dinleyecek. Türkiye’den tek katılım, sanırım Mynet‘ten oluyor çünkü katılımcılar arasında hiç Türkçe isim göremedim. Eğer bu satırları okuyorsanız ve orada olacaksanız email adresimden bana ulaşabilirsiniz.


Tumbleblog nedir? 22 Mart 2007

Her gün yeni bir web servisi ile tanışmak için çok çaba sarfetmeye gerek yok. Bugün Lifehacker’da gördüğüm bir siteye bakmadan edemedim: Tumblr.

Tumblr, bu yazının ilham kaynağı olan site, harika bir blog yazılımı. Ama bildiğiniz bloglardan tutmuyor: tumbleblog tutuyor. Bu konuda biraz bilgi vermek gerekirse: Wikipedia’ya göre ilk kez 12 Nisan 2005′te kullanıla bu terim, eski usûl tutulan blogların yeni nesil adı. Başlıkların olmazsa olmaz olmadığı, Movable Type, Wordpress, Blogger gibi uygulamaların olmadığı, her bir yazının kısa birer makale, yorumların değil kendini ifade etmenin önemli olduğu günlerde (hatırlayan var mı?) tutulan bloglar genelde elle güncellenen sayfalardan, içerikleri de kısa bir paragraf, bir küçük fotoğraf, bir özlü söz veya bir linkten oluşurmuş (sanırım o zaman blog da değil “kişisel sayfa” deniyordu).

RSS feed ve blog post yani yazılar dışında pek standart bloglarla ortak yanı da yok. Pratik oyuncakları seven bendeniz de denedim ve bütün özelliklerini kullandığım bir sayfa yaptım. Yeni ne var diyenlere bunu anlatabileceğimi sanmıyorum: belki inanılmaz pratik ve hafif arayüz, belki de her şeyin çok basit olması sanki yeni bir şey icat edilmiş gibi hissetmeme sebep oldu. Hele bir de sayfanın sonuna /mobile eklenince (örneğin: burak.tumblr.com/mobile) iyice kırpılmış versiyonunun geldiğini görünce yüzümdeki ifadeyi görmeliydiniz.

Belki bir gün ben de bu kadar basit ve zaten çok da sevmediğim yorumların olmadığı bir yapıya geçerim, kim bilir?

[Link: Tumblr]


eski yazılar »