Adil Kullanım Noktası neden adil değil? Nasıl adil olur?

Bugüne kadar pek çok defalar uyarılmamıza[1] ve karşı toplumun genelince çıkılmasına rağmen BTK, Türk Telekom‘un o dönemdeki talebine ‘evet’ diyerek İnternet üzerindeki düzenleyici özelliğini bu ülkenin vatandaşlarının aleyhine hamleler için kullanmaya devam etti ve kotasız İnternet’i neredeyse tarihe gömdü.

Bugün eğer bakanlar, meclis başkanı, vekiller, yeni anayasa için konuşurken İnternet’i de dahil edeceklerinden bahsediyor hale geldiyse İnternet’i elektrik gibi, su gibi görmekte beis yok. Yani insan hayatının bir parçası, bundan 10 yıl öncesinin aksine artık bir lüks değil, bir gereksinimdir İnternet.

Pekiyi Türkiye’nin İnternet’inin sorunları neler? Elbette pek çok sorunu var ve fakat ben bugün sadece bu hafta ilk kez uygulanan Adil Kullanım Noktası ya da doğru ifade etmek gerekirse limitsiz adı bile verilse İnternet’in kotalı olması gerçeğinden bahsedeceğim.

Öncelikle bir konuyu açıklığa kavuşturalım. Bu Adil Kullanım Noktası kavramı hiç aklıma yatmıyor, iletişim olarak aldatıcı olduğunu düşünüyorum. Bu aslen bir kota uygulamasıdır. Dolayısıyla ben AKN yerine Adil Kullanım Kotası, kısaca AKK diyeceğim (A-KA-KA diye okuyacağım, kulağa bir terör örgütü gibi geliyorsa kusura bakmayın). Continue reading

Mynet’te değişim rüzgarı esmeye devam ediyor

Yeni Mynet

Daha önce de bahsetmiştim, Mynet ciddi bir değişim rüzgarına kapılmış koşar adım ilerliyorken ben de bu değişimi gayet olumlu görüyordum. Bir adım daha atıldı ve bilmiyorum farkında mısınız ama artık kişiselleştirilmiş ana sayfa özellikleri ile Mynet, doğru yönde ilerlediğini tekrar gösterdi.

Kişiselleştirilmiş ana sayfanın en önemli avantajı istediğiniz içeriklerin elinizin altında olmasına imkan tanıması. Bir diğer devrimsel hareket de dışarıdan içerik eklenebilmesi. Mynet bu sayede kullanıcılarına diğer siteleri açmadan o siteleri RSS feedleri üzerinden takip edebilecek.

Daha açık söyleyim: Türkiye’de en önemli ve en çok takip edilen içerik haber (bkz: Türkiye’de İnternet Nedir?) ve en büyük siteler de Mynet’le gibi portaller ve Hürriyet, Milliyet gibi gazetelerin web siteleri. Bütün bu sitelerin artık iyi ya da kötü RSS desteği mevcut ve Mynet artık diğer sitelere girmeden tüm rakiplerini, üstelik de ana sayfasından, takip etme olanağı sunuyor. Üstelik bunları çok basit ve çok iyi yönlendiren bir arayüz ile, ilk günden Hürriyet, Milliyet, Zaman, BBC gibi linkleri ana sayfasından vererek yapıyor.

Bu artık geçmişteki kapalı ve geri kafalı zihniyetin sona erdiğinin bir habercisidir. Mynet’in, yani Türkiye’nin en büyük portalının attığı en sıkı adımlardan biridir. Bir de platform olup üzerinde uygulama yayınlama imkanı verdiği gün Mynet, Türkiye’de İnternet’in tek hakimi olacaktır. Fazla mı iddialı? Rakipleri benzer hamleler yapana kadar bence değil :-)

[Link: Mynet]

FX TV ve ötesi online mecrada

FX TV

Mynet‘te de beraber çalıştığımız Burak Evren‘in Fox International Channels’ın Dijital Medya direktörlüğüne geçmesinin etkisi de olacak(!) ki,  “FX/Erkeksen.” sloganı ile Türk medya dünyasına hızlıca giren TV kanalı FX, daha önce hiçbir kanalda görmediğimiz türden bir web sitesini yayına aldı.

Bir televizyon kanalı, yapısı ve işleyişi gereği çok fazla interaksiyon sunamıyor (Zeki Müren sizi göremediğinden). Günümüz ITV – Interactive TV uygulamaları ise henüz Digiturk dışında bir platformda yaygın değil. İş böyle olunca ortaya alternatif mecraları iyi değerlendiren ve online alanda da var olan FX‘e kucak dolusu sevgiler sunmak bize düşüyor.

Bu tip uygulamaların çok büyük kitlelere ulaşması doğru bir hedef olmayacaktır. Eğer hedef kitleyi tam 12’den vurmak amacıyla yola çıkılıyorsa, beklenti son kullanıcı içeriğini yiğidin harman olduğu yerde, yani webde, toplamak, FX izleyicilerini tartışma gruplarıyla, içerik paylaşımıyla televizyonun dışında da kendine çekmek olduktan sonra değmeyin keyfinize. Ayrıca kaliteli FX içeriği ile desteklendiğinde bir süredir takip ettiğim “erkekler portalı” alanındaki açığı da kapatabilir, kim bilir ;-)

[Link: FX TV Resmi Sitesi]

Tatil dönüşü mide bulantısı

Uzun süredir beklediğim tatil nedeniyle bir süredir ara verdiğim çevrimiçi hayatıma kaldığım yerden devam edeceğimi, 1000i geçen RSS okuyucum olduğuna sevinerek daha çok yazacağımı düşünürken yanıldığımı gördüm: hakkında yurtdışına çıkış yasağı olan ve Yargıtay’da halen görüşülmekte olan bir de davası bulunan Adnan Oktar‘ın avukatları müvekkillerinin haklarını korumuş, WordPress.com’a gönderdiği uyarılara cevap alamayınca siteyi ilgili mahkemelere başvurarak kapattırmış.

Bu konuda yazmak için biraz araştırma yaptım, biraz da sinirimin yatışmasını bekledim. Bir vatandaş olarak sinirlenmek hakkımdır umarım, çünkü bu sebeple sitemin kapatılması halinde ne yaparım inanın bilmiyorum.

Ne yazık ki 5651 numaralı İnternet kanunu gereği daha önce Ekşi Sözlük ve muhalif fikirler yayınlayan pek çok siteyi kapattıran Adnan Oktar‘ın avukatları ilgili kanunda değişiklik yapılmadıkça daha çok can yakabilir.

Özetle: Youtube’la daha yeni tüm dünyaya rezil olan biz Türkler, bu defa Adnan Oktar gibi korunmaya değer bir ismin sahibi sayesinde WordPress gibi dünyanın en büyük serbest kürsüsünün hedefi haline geldik, hayırlı olsun.

Not: Bir yayına açılıp bir kapatılan WordPress.com üzerinde yayınlananları okumak için Anonymouse‘u kullanmak halen mümkün.

[Link: Why We’re Blocked in Turkey: Adnan Oktar]
[Link2: Yukarıdaki link açılmazsa bir de bunu deneyin]

TTNet’ten yeni ADSL tarifesi – nihayet!

Son dönemde Superonline’ın Rekabet Kurulu’nda dava açtığı TTNet, nihayet en düşük hızı 1 MBit seviyesine çekebildi. Bugün eve gelip modemi kapatıp açtığımda eskiden 256/64Kbit limitsiz olan bağlantımın 1024/256 olduğunu gördüm. Cuma açıkanan yeni ADSL tarifeleri ve fiyatları TTNet’in web sayfasında yer alıyor.

Tek dileğim yakın gelecekte yurtdışı bağlantılarının kağnı hızına düşmesine sebep olmaması. Tepe tepe kullanın.