Reklam bir hizmet midir?

Türkiye’de İnternet denince 90’larda modemle İnternet’e erişmeyen herkesin aklına tek marka geliyor: TTNET.

TTNET’in adının, logosu, binası, reklamarı falan farklı olduğuna bakmayın. 2005 yılında Türk Telekom’un %55’i satıldığında halen Türk Telekom adı altında hizmet veriyordu. O dönemde Saudi Oger Ltd.’ye ait Oger Telecom, koskoca TT’nin %55’ini 3 yıllık kârı karşılığı olan 6.55 milyar ABD doları karşılığında satın almış, dönemin iktidarı eleştirilere kulak asmamıştı ya neyse, o konulara başka zaman gireriz.

O günlerin üzerinden çok geçti, TTNET artık markasıyla olsun, hizmet kalitesiyle olsun rüştünü ispatladı, pazar payı da halen %82,93 (genişbantta %76,3) seviyesinde geziyor. İşinin doğası gereği oldukça kârlı bir işletme, 2011’in aynı dönemine göre 2012 ikinci çeyrek gelirleri ADSL ve data toplamında 59 milyon TL düzeyinde artmış. Bu söylediğim sadece artış, gerisini siz düşünün.

Bu kadar girizgahın sebebi, TTNET gibi bir şirketin İnternet ile ilgili attığı her adım, İnternet’e bağlanan 10 insanın en az 8’ini etkiliyor ve etkilemeye devam edecek. Bu gerçeği farkında olanlar kusura bakmasınlar, okuyan herkesin iyice bilmesini istedim.

İşte bu TTNET, gelirindeki artışı ivmelendirmek adına kullanıcısından çok kendi yararına olacak bir yeni uygulamayı da bir süredir devreye sokmuş durumda.

Daha evvel Twitter’da paylaştım, Phorm konusunun nereden ve nasıl çıktığına dair uzunca bir yazıyı Sosyalmedya.co‘da okuyabilirsiniz. Bu Phorm’un nelere malolacağını ise merak içerisinde bekleyenlerden biri de bendim. Temmuz ayı içinde kaçırdığım bir haberle bugün Anonymous Turkey grubunun iki gün evvel Twitter hesabında paylaştığı şu mesajın ardından yüzleştim:

Dedim ya daha evvel kaçırdığım bir haber, siteye girip de en alttaki TTNET ve PT Reklam ibarelerini görünce jeton bu defa hızlıca düştü :)

Öncelikle hatırlayalım, Phorm sistemi ile TTNET’in bizi profilleyeceğini, PT Reklam’ın da bu konuyla ilgili operasyonu yürüteceğini biliyorduk. Pekiyi bu Gezinti nereden çıktı?

Hemen söyleyim: Gezinti, içerik portalı görünümünde bir reklam ağıdır. Şu haliyle sunduğu tek hizmet, esasen reklamverenlerin bütçelerini doya doya harcayacakları hedeflenmiş reklamdır. Son kullanıcıya ise bir içerik portalı olarak paketlenmişse de esas hedef bu portalın şu anki halinde sağdan soldan toparladığı derme çatma içeriği görmek isteyen kullanıcıları profilleme sistemine kayıt ettirmektir. Bu sisteme kayıt olduğunuz takdirde, gezdiğiniz tüm siteler servis sağlayıcınız TTNET’in de desteğiyle tamamen anonim olduğu iddia edilen bir veritabanına kaydedilecek, bu verileri TTNET ve izin vereceği herkes istediği gibi kullanacak, size özel reklamlar sunulacaktır.

Peki bunu nasıl yapacak? Sizden izin almasını beklerdiniz değil mi? Ben de öyle olmasını umuyordum ancak Ekşi Sözlük’te Gezinti.com hakkında yazılanlara bakılırsa size çıkarılan pencereyi direkt kapatmanız halinde sisteme kaydolduğunuz yolunda bir iddialar var. Onlara da sıra gelecek.

Ayrıca ben de daha evvel bu veya başka bir TTNET sistemi yüzünden tıkladığım adrese değil, TTNET ve Tivibu ana sayfalarına yönlendirildiğimi söylemiş, bu konuda TTNET destek biriminden böyle bir problemi bir daha asla yaşamayacağım yanıtını almıştım. Bu konuyla ilgili detaylı açıklamalarını halen bekliyorum, paylaştıklarında sizle de paylaşırım.

Özet geçersek, benim oldukça rahatsız edici bulduğum ve adeta bir fişleme mekanizması olan Gezinti.com hakkında uyarıldınız. Bu sistemden çıkmak için yapmanız gereken ise:

  1. Gezinti.com/hesabim adresine girin
  2. Eğer servis açıksa aşağıdaki gibi gözükecek her iki seçeneği de kapatın:
  3. Eğer başarılı olduysanız şöyle gözükecek:

Ayrıca yeterince paranoyaksanız Anonymous Turkey‘in bahsettiği a.oix.net adresini ve tüm alt adresleri de hosts dosyasından sevdiğiniz bir blog adresine yönlendirebilirsiniz :)

Kısaca anlatırım diye düşünüp yine uzun süren bir yazının ardından tabii ki bahsettiğim kurumların şu sorulara cevap vermelerinde fayda var:

  • Ekşi Sözlük’teki iddialar ve kendi deneyimlerime dayanarak soruyorum: sisteminize kayıt olmak neden bu kadar kolay?
  • Bir reklam uygulaması ile haber portalını paketleyerek kullanıcıyı HİZMET alacakmış gibi yanlış yönlendiriyorsunuz. İletişim dilinizi değiştirmeniz ve bu yanlış uygulamadan geri adım atmanız mümkün mü?
  • Sisteme kaydolmayı kabul eden birine dair ne gibi bilgiler tutulacak? Örneğin eposta yazışmalarım veya benzer iletişimlerim de profilleme adı altında arşivlenecek mi?
  • Yeni kullanıcılar dahil oldukları sistem hakkında yeterli bilgi alamıyor. Siteye kayıtta bu sistemle ilgili tüm detayları kayıt esnasında açık ve anlaşılır bir dille ne zaman yayınlayacaksınız?

Bu sorularla ilgili cevaplar geldikçe paylaşacağım. Şimdilik bu kadar.

Adil Kullanım Noktası neden adil değil? Nasıl adil olur?

Bugüne kadar pek çok defalar uyarılmamıza[1] ve karşı toplumun genelince çıkılmasına rağmen BTK, Türk Telekom‘un o dönemdeki talebine ‘evet’ diyerek İnternet üzerindeki düzenleyici özelliğini bu ülkenin vatandaşlarının aleyhine hamleler için kullanmaya devam etti ve kotasız İnternet’i neredeyse tarihe gömdü.

Bugün eğer bakanlar, meclis başkanı, vekiller, yeni anayasa için konuşurken İnternet’i de dahil edeceklerinden bahsediyor hale geldiyse İnternet’i elektrik gibi, su gibi görmekte beis yok. Yani insan hayatının bir parçası, bundan 10 yıl öncesinin aksine artık bir lüks değil, bir gereksinimdir İnternet.

Pekiyi Türkiye’nin İnternet’inin sorunları neler? Elbette pek çok sorunu var ve fakat ben bugün sadece bu hafta ilk kez uygulanan Adil Kullanım Noktası ya da doğru ifade etmek gerekirse limitsiz adı bile verilse İnternet’in kotalı olması gerçeğinden bahsedeceğim.

Öncelikle bir konuyu açıklığa kavuşturalım. Bu Adil Kullanım Noktası kavramı hiç aklıma yatmıyor, iletişim olarak aldatıcı olduğunu düşünüyorum. Bu aslen bir kota uygulamasıdır. Dolayısıyla ben AKN yerine Adil Kullanım Kotası, kısaca AKK diyeceğim (A-KA-KA diye okuyacağım, kulağa bir terör örgütü gibi geliyorsa kusura bakmayın). Continue reading

TTNet Video yayında!

 Yoruma gerek var mı bilmiyorum ama TTNet‘in ADSL abonelerine ücretsiz video portalı dün gece itibariyle yayında. Haber atlatma hissini atlatır atlatmaz detaylarla geleceğim :)

…ve geldim.

TTNet Müzik çıktığında Türkçe müzik dinleme ihtiyacımı radyoda arada bir çalan parçalar ve zap sırasında rastladığım müzik kanallarıyla giderdiğim için hiç ilgimi çekmemişti. İyi ki de çekmemiş diyorum bugün zira kullanılabilirlik açısından biraz ileri gitmişse de pek kullanışsız, pek Web 2.0 kavramından uzak bir site olmuş TTNet Video.

Bu durumda birileri kalkıp “yahu belki hedef içerikle vurmak illa Youtube gibi tag’lerle, yorumlarla büyüyen bir site mi yapmak zorundalar?” diyebilir. Bu durumda sitenin içeriğini de değerlendirmek gerekiyor ki değerlendirdim de. Site içeriği şunlardan oluşuyor:

  • Haber – Milliyet Video gibi haber odaklı portallar dururken beni çeken bir şey yok. Zaten her yerden bedavaya izleyebildiğim NTV’nin haber videolarını doldurmuş da doldurmuşlar.
  • Spor – Durum haber kategorisinden farklı değil. LigTV’nin web sitesi sadece para ödeyenlere sunulan Lig TV içeriğini bulabileceğiniz bir portal mesela, özellikle futbol izleyecekseniz oraya bakabilirsiniz.
  • Sinema – İşte bir miktar özgün içerik var diyebileceğim bölüm. Yine de çeşitlilik az, fragmanlar, NTV ve Bilgi Üniversitesi içerikleri ağırlıklı.
  • Ekran Yüzleri – İşte bir miktar (9 miktar mı demeli? toplam 9 video olan bir kategori) içerik var ve yine NTV’nin kıymetli içeriklerinin tekrar gösterimi. Şahan sevenler kısa sürede tüketebilir burayı.
  • Eğlence – İşte TTNetVideo‘nun en geniş içeriğini bulacağınız yer burası. Pek çok sanatçının video klipleri, oyun demoları ve yine Şahan’ın videoları bulunuyor. En geniş dediysem toplam 453 içerik var.
  • Yaşam – Burada da “İnternet” tarafından üretilmiş video gördüğüm için tebrik ediyorum :) 99 video da burada, milyonlara yaklaştık resmen.
  • Bilim – İlginç içerik var ama yine bir avuç, yine NTV tarafından doldurulmuş. Buna da mı şükür demeli?
  • Otomobil – Burada ne olduğunu tahmin eden var mı? :) Top Gear var diye bekliyorsanız yanıldınız. Audi videoları, birkaç BMW, biraz Land Rover, aman ayıp olmasın adet de Toyota, Nissan, Opel. Artık doya doya izlersiniz.

İnternet’te kaliteli video içeriği bulmak, bunları bedava sunmak kolay bir iş değil. Öyle Müyap’la Mesam’la anlaşıp vermeye de benzemiyor – bizzat işin içinden biri olarak biliyorum. Dolayısı ile TTNet Müzik ne kadar başarılı içeriğe sahipse TTNet Video da o kadar kısıtlı, tek yönlü (NTV/Doğuş Grubu sponsor mu nedir?) ve zayıf içeriğe sahip. Tek güzel yanı var o da çok kaliteli video yayını var, onu da Mac kullanıcıları izleyemeyecek çünkü Windows Media Video formatında.

Dedim ya başta, ne Web2.0 öğelerine sahip, ne de içeriği güçlü. 6 ay sonra tekrar bakmak gerek – tabi gelip beğenmeden giden kullanıcıyı geri getirebilirse TTNet. Geçmiş olsun.

[Link: TTNetVideo]

Youtube’a ne oldu?

Görünen o ki bir takım yargı kararları sonucu bir süre daha Youtube’a erişmemiz mümkün olmayacak(az önce gördüm ki yasak kalkmış). Amacım bu kararları eleştirmek değil, doğru ya da yanlış: bu memleketin insanları bu hadiseyi sonuna kadar haketmiştir. Bunu kesinlikle bir partiye oy verip vermemek olarak nitelendirmeyin. Bu, daha yasa yayınlanmadan önce durumu farketmeyen, tepki vermeyen, yasa hayata geçtikten sonra da hiç bir tepki vermeyip ilk alınan kararları “amaan nası olsa opendns var, şu var bu var, yasaklarlarsa yasaklasınlar” şeklinde karşılayan herkesin hakettiği bir ceza kanımca.

Bu noktada daha önce bahsettiğim birkaç noktayı hatırlatmam gerek: yapılan işlem Türkiye’nin İnternet altyapısını sağlayan Türk Telekom yetkililerinin, kendi ağlarına bağlanan kullanıcıların Youtube.com adresine erişmesini engellemekten başka bir işlem değildir. Youtube.com web sitesi bütün bu olaylar olurken Dünya’nın büyük bir kısmına açık ve yayınına aynı şekilde devam ediyor. Bizler, yani Türk İnternet kullanıcıları ise, sizin aldığınız “kafanızı kuma gömün” kararınızdan ve benzer sansür kararlarınızdan çok rahatsızız.

Buna ek olarak yine yasayı hazırlayan devlet büyüklerine bilgi vereyim: eğer yasayı hazırlayan grup olarak, yasadışı siteleri yayından kaldırmayı hedefliyor idiyseniz aldığınız karar icra edilmiyor ve edilemez. Eğer bu emri uyguladığınız kurumlardan birinde görevliyseniz ve siteyi yayından kaldırma emri aldıysanız bu emri yerine getirmiyorsunuz, teorik olarak getiremezsiniz de. Ucu bucağı belirsiz İnternet’in bir diğer ucundaki bir siteyi, sitenin teknik altyapısının sunulduğu (kısaca yayınladığı) ülke yasalarına aykırı bir içerik bulundurmadığı sürece kapatamazsınız. O şartlar altında dahi yayınlandığı ülkede yasal önlem almanız gerekir, bilginiz olsun.

TTNet ücretsiz müzik dağıtacak ama bakalım siz indirebilecek misiniz?

Bugün TIME 2007‘de lansmanı yapılan TTNet müzik servisi, yeni yılda limitsiz ADSL ve 49 YTL üzeri ödeyen tüm kullanıcılara verilecek bir katma değerli servis olacak. Bu kullanıcıların belli sınırlar dahilinde ücretsiz müzik indirmelerini mümkün kılacak olan TTNet, Webrazzi‘de Arda Kutsal‘ın yazdıklarına bakılırsa bu işi daha da ilerletecek ve belki de yakın gelecekte yurtdışındaki Free veya Orange‘ın paketlerine benzer paketler evde dijital eğlence ve iletişim anlayışımızı değiştirecekmiş.

Arda‘nın temennilerine ve TTNet için çizdiği vizyona sonuna kadar katılsam da önceliğin dijital eğlence olmadığını hatırlatmakta yarar görüyorum. Hep beraber yaşadığımız grev rezilliğinden şu veya bu şekilde zarar görmeyeniniz kaldı mı?

Bankalar arası iletişim hatları mı kopmadı? Kredi kartınızı mı kullanamadınız? Evinizde İnternet olmadığı için internet kıraathanelerinde mi sürünmediniz? Ha bağladılar ha bağlayacaklar diye haftalardır kesik olan ADSL bağlantınızın faturasını tıkır tıkır ödemediniz mi? Bu alanlardaki iş gücü ve fırsat kayıplarını kimse tazmin etmeyi düşünmeyecektir, emin olun.

Türkiye Cumhuriyeti, demokratik ve laik bir hukuk devletidir. Bunu kabul eden herkes gibi grev veya lokavt gibi yasalarla tanınmış hakların kullanılmasına, zarar görsek de görmesek de saygılı olmalıyız. Ancak verdiği hizmet karşılığı para alan bir kurumun, bir ticari müessesenin, yaşanan problemleri çözmek için yasaların sınırlarını zorlama kaypaklığını göstermesine saygı maygı gösteremem. Bu sorunların derhal çözülmesi gerekirken daha MuziPlay‘in de sunduğu “ücretsiz Türkçe müzik servisi” zerre kadar ilgimi çekmiyor.

Elbette yeni servisler geliştirecekler, bunlarla ilgili çalışmalarını sürdürecekler ve çağdaşlarını yakalamak için uğraşacaklar, hatta belki yakalayacaklar da. Ancak daha en temel sorumlulukları olan “iletişim hizmetinin sürekliliğini sağlamak” konusunda bile başarısız olduklarını gördükten sonra, IMKB‘nin iletişim hatlarında oluşan arızanın seans başlangıç saatine doğru farkedilip gün ortasından sonra çözülmesine de inanın hiç şaşırmıyorum. Bravo, yeni servisiniz vatana millete hayırlı olsun.

Konuyla ilgili bir de şunlar var (bkz: şaka gibi ülke telekom)