Adil Kullanım Noktası neden adil değil? Nasıl adil olur?

Bugüne kadar pek çok defalar uyarılmamıza[1] ve karşı toplumun genelince çıkılmasına rağmen BTK, Türk Telekom‘un o dönemdeki talebine ‘evet’ diyerek İnternet üzerindeki düzenleyici özelliğini bu ülkenin vatandaşlarının aleyhine hamleler için kullanmaya devam etti ve kotasız İnternet’i neredeyse tarihe gömdü.

Bugün eğer bakanlar, meclis başkanı, vekiller, yeni anayasa için konuşurken İnternet’i de dahil edeceklerinden bahsediyor hale geldiyse İnternet’i elektrik gibi, su gibi görmekte beis yok. Yani insan hayatının bir parçası, bundan 10 yıl öncesinin aksine artık bir lüks değil, bir gereksinimdir İnternet.

Pekiyi Türkiye’nin İnternet’inin sorunları neler? Elbette pek çok sorunu var ve fakat ben bugün sadece bu hafta ilk kez uygulanan Adil Kullanım Noktası ya da doğru ifade etmek gerekirse limitsiz adı bile verilse İnternet’in kotalı olması gerçeğinden bahsedeceğim.

Öncelikle bir konuyu açıklığa kavuşturalım. Bu Adil Kullanım Noktası kavramı hiç aklıma yatmıyor, iletişim olarak aldatıcı olduğunu düşünüyorum. Bu aslen bir kota uygulamasıdır. Dolayısıyla ben AKN yerine Adil Kullanım Kotası, kısaca AKK diyeceğim (A-KA-KA diye okuyacağım, kulağa bir terör örgütü gibi geliyorsa kusura bakmayın). Continue reading

Youtube’a ne oldu?

Görünen o ki bir takım yargı kararları sonucu bir süre daha Youtube’a erişmemiz mümkün olmayacak(az önce gördüm ki yasak kalkmış). Amacım bu kararları eleştirmek değil, doğru ya da yanlış: bu memleketin insanları bu hadiseyi sonuna kadar haketmiştir. Bunu kesinlikle bir partiye oy verip vermemek olarak nitelendirmeyin. Bu, daha yasa yayınlanmadan önce durumu farketmeyen, tepki vermeyen, yasa hayata geçtikten sonra da hiç bir tepki vermeyip ilk alınan kararları “amaan nası olsa opendns var, şu var bu var, yasaklarlarsa yasaklasınlar” şeklinde karşılayan herkesin hakettiği bir ceza kanımca.

Bu noktada daha önce bahsettiğim birkaç noktayı hatırlatmam gerek: yapılan işlem Türkiye’nin İnternet altyapısını sağlayan Türk Telekom yetkililerinin, kendi ağlarına bağlanan kullanıcıların Youtube.com adresine erişmesini engellemekten başka bir işlem değildir. Youtube.com web sitesi bütün bu olaylar olurken Dünya’nın büyük bir kısmına açık ve yayınına aynı şekilde devam ediyor. Bizler, yani Türk İnternet kullanıcıları ise, sizin aldığınız “kafanızı kuma gömün” kararınızdan ve benzer sansür kararlarınızdan çok rahatsızız.

Buna ek olarak yine yasayı hazırlayan devlet büyüklerine bilgi vereyim: eğer yasayı hazırlayan grup olarak, yasadışı siteleri yayından kaldırmayı hedefliyor idiyseniz aldığınız karar icra edilmiyor ve edilemez. Eğer bu emri uyguladığınız kurumlardan birinde görevliyseniz ve siteyi yayından kaldırma emri aldıysanız bu emri yerine getirmiyorsunuz, teorik olarak getiremezsiniz de. Ucu bucağı belirsiz İnternet’in bir diğer ucundaki bir siteyi, sitenin teknik altyapısının sunulduğu (kısaca yayınladığı) ülke yasalarına aykırı bir içerik bulundurmadığı sürece kapatamazsınız. O şartlar altında dahi yayınlandığı ülkede yasal önlem almanız gerekir, bilginiz olsun.

TTNet ücretsiz müzik dağıtacak ama bakalım siz indirebilecek misiniz?

Bugün TIME 2007‘de lansmanı yapılan TTNet müzik servisi, yeni yılda limitsiz ADSL ve 49 YTL üzeri ödeyen tüm kullanıcılara verilecek bir katma değerli servis olacak. Bu kullanıcıların belli sınırlar dahilinde ücretsiz müzik indirmelerini mümkün kılacak olan TTNet, Webrazzi‘de Arda Kutsal‘ın yazdıklarına bakılırsa bu işi daha da ilerletecek ve belki de yakın gelecekte yurtdışındaki Free veya Orange‘ın paketlerine benzer paketler evde dijital eğlence ve iletişim anlayışımızı değiştirecekmiş.

Arda‘nın temennilerine ve TTNet için çizdiği vizyona sonuna kadar katılsam da önceliğin dijital eğlence olmadığını hatırlatmakta yarar görüyorum. Hep beraber yaşadığımız grev rezilliğinden şu veya bu şekilde zarar görmeyeniniz kaldı mı?

Bankalar arası iletişim hatları mı kopmadı? Kredi kartınızı mı kullanamadınız? Evinizde İnternet olmadığı için internet kıraathanelerinde mi sürünmediniz? Ha bağladılar ha bağlayacaklar diye haftalardır kesik olan ADSL bağlantınızın faturasını tıkır tıkır ödemediniz mi? Bu alanlardaki iş gücü ve fırsat kayıplarını kimse tazmin etmeyi düşünmeyecektir, emin olun.

Türkiye Cumhuriyeti, demokratik ve laik bir hukuk devletidir. Bunu kabul eden herkes gibi grev veya lokavt gibi yasalarla tanınmış hakların kullanılmasına, zarar görsek de görmesek de saygılı olmalıyız. Ancak verdiği hizmet karşılığı para alan bir kurumun, bir ticari müessesenin, yaşanan problemleri çözmek için yasaların sınırlarını zorlama kaypaklığını göstermesine saygı maygı gösteremem. Bu sorunların derhal çözülmesi gerekirken daha MuziPlay‘in de sunduğu “ücretsiz Türkçe müzik servisi” zerre kadar ilgimi çekmiyor.

Elbette yeni servisler geliştirecekler, bunlarla ilgili çalışmalarını sürdürecekler ve çağdaşlarını yakalamak için uğraşacaklar, hatta belki yakalayacaklar da. Ancak daha en temel sorumlulukları olan “iletişim hizmetinin sürekliliğini sağlamak” konusunda bile başarısız olduklarını gördükten sonra, IMKB‘nin iletişim hatlarında oluşan arızanın seans başlangıç saatine doğru farkedilip gün ortasından sonra çözülmesine de inanın hiç şaşırmıyorum. Bravo, yeni servisiniz vatana millete hayırlı olsun.

Konuyla ilgili bir de şunlar var (bkz: şaka gibi ülke telekom)

Tatil dönüşü mide bulantısı

Uzun süredir beklediğim tatil nedeniyle bir süredir ara verdiğim çevrimiçi hayatıma kaldığım yerden devam edeceğimi, 1000i geçen RSS okuyucum olduğuna sevinerek daha çok yazacağımı düşünürken yanıldığımı gördüm: hakkında yurtdışına çıkış yasağı olan ve Yargıtay’da halen görüşülmekte olan bir de davası bulunan Adnan Oktar‘ın avukatları müvekkillerinin haklarını korumuş, WordPress.com’a gönderdiği uyarılara cevap alamayınca siteyi ilgili mahkemelere başvurarak kapattırmış.

Bu konuda yazmak için biraz araştırma yaptım, biraz da sinirimin yatışmasını bekledim. Bir vatandaş olarak sinirlenmek hakkımdır umarım, çünkü bu sebeple sitemin kapatılması halinde ne yaparım inanın bilmiyorum.

Ne yazık ki 5651 numaralı İnternet kanunu gereği daha önce Ekşi Sözlük ve muhalif fikirler yayınlayan pek çok siteyi kapattıran Adnan Oktar‘ın avukatları ilgili kanunda değişiklik yapılmadıkça daha çok can yakabilir.

Özetle: Youtube’la daha yeni tüm dünyaya rezil olan biz Türkler, bu defa Adnan Oktar gibi korunmaya değer bir ismin sahibi sayesinde WordPress gibi dünyanın en büyük serbest kürsüsünün hedefi haline geldik, hayırlı olsun.

Not: Bir yayına açılıp bir kapatılan WordPress.com üzerinde yayınlananları okumak için Anonymouse‘u kullanmak halen mümkün.

[Link: Why We’re Blocked in Turkey: Adnan Oktar]
[Link2: Yukarıdaki link açılmazsa bir de bunu deneyin]

TTNet’ten yeni ADSL tarifesi – nihayet!

Son dönemde Superonline’ın Rekabet Kurulu’nda dava açtığı TTNet, nihayet en düşük hızı 1 MBit seviyesine çekebildi. Bugün eve gelip modemi kapatıp açtığımda eskiden 256/64Kbit limitsiz olan bağlantımın 1024/256 olduğunu gördüm. Cuma açıkanan yeni ADSL tarifeleri ve fiyatları TTNet’in web sayfasında yer alıyor.

Tek dileğim yakın gelecekte yurtdışı bağlantılarının kağnı hızına düşmesine sebep olmaması. Tepe tepe kullanın.

Youtube yasağı kalktı – Pug Bowling!

“Aman ne büyük olay” diyeceksiniz ama hele şükür yasak kalktı. Gönül isterdi ki bütün Avrupa ve Amerika gazetelerine rezil olmadan, Avrupa Birliği üyeliğimiz tartışılır hale gelmeden ya da videoyu gönderen densiz bize kıs kıs gülmeden(eminim çok gülmüştür) Youtube’a karşı atmamız gereken doğru adımları atsaydık.

Youtube’un açılması vesilesiyle en sevdiğim köpek cinsi olan Pug‘ın farklı bir işleviyle tanışın: Pug Bowling!